31 Ocak 2016 Pazar

ONE MORE HAPPY ENDING - KORE DİZİSİ İZLİYORUM

   

Bu dizi için bu yılın en çok ses getirecek komedi dalındaki dizisi diyebilirim.






Dizi daha ilk bölümden farklılığını ve oyuncuların rollerine bürünüp sergilediği muhteşem oyunculuklarıyla sizi kendisine bağlayacak. Bu diziye başlayanlara şimdiden şunu diyebilirim ki: BU DİZİ SİZİ ÇOK GÜLDERECEK.


Dizinin konusu şöyle: Evlenmiş kişilerin evliliklerinde başarısız olup boşanmalarını ve tekrar evlenmek isteyenlerin hikayelerinin komik ve eğlenceli şekilde anlatımıyla karşımıza çıkıyor.

 Han Mi Mo; başarısız olan evliliklerden dolayı yeniden evlenmek isteyenlere danışmanlık hizmeti veren, müracat eden kişilere uygun ve istenilen özelliklerde eş adayı bulan, temsilci olarak görev yapmaktadır. Güzel bir görünüme sahiptir ve gençliğinde ''Angels'' adlı idol grubunun üyesiydi. Ayrıca başından bir başarısız evlilik geçmiştir. Grupları unutulup ününü kaybetmiş olsa da Angels üyesi olan arkadaşlarıyla(Sandara Park dışında) eskisi kadar çok yakındır. Angels grubunun klibini izlemek için tık tık.

Song Soo Hyuk; bir dedikodu muhabirliği yapmaktadır. Başından başarısız bir evlilik geçen Song Soo Hyuk'un 11 yaşında bir oğlu vardır. O da eşinden boşanmıştır.Han Mi Mo ile ilkokul arkadaşlarıdır. Dizi de başlarından geçen talihsiz bir olay yüzünden yolları kesişecektir ve birbirlerini tanıyacaklardır.

Goo Hae Joon; hastanede çalışan bir doktordur. Sun Soo Hyuk ile çok yakın arkadaşlardır. 

Dizi dördüncü bölümüyle devam ediyor. Muhtemelen bu üç kişi arasında komedi tadında bir aşk üçgeni yaşanacağı benziyor. Ayrıca diziye Sandara Park'ın konuk oyuncu olması ayrı bir renk katmış :) Öyleyse keyifli seyirler^^






FRAGMAN İÇİN



30 Ocak 2016 Cumartesi

MİYAZAKİ'NİN HAYAL GÜCÜNDEN İSTİYORUM


Hayao Miyazaki'yi bilenler, filmlerinin de bir şaheser olduklarını da bilirler.



Bir Miyazaki hayranı olarak onun hayal gücünü hep merak edip,hayran kalıyorum. Çoğu kez onun hayal gücüne sahip olmak istediğim de doğrudur :)


Filmleri animasyon gibi gözükse de, sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap edebilmekte.



 Birçok kahramana renk veren Miyazaki her seferinde filmlerinin içine beni çekip,başrol de ben varmışım gibi de hissettirir.

Studio Ghibli adlı animasyon stüdyosunun kurucusudur.Evet yapmış olduğu filmlerin buradan çıktığını da bilelim.


İzlemiş olduğum Miyazaki eserlerini ilerleyen günlerde pek sevgili blog okuyucularımla da paylaşacağım inşallah ^.^
Sevgiyle kalın..





29 Ocak 2016 Cuma

MİNİ BİR KIRTASİYE ALIŞVERİŞİ




Güneşli bir günden herkese merhabalar ^-^

Yakın zamanda bir kırtasiye üzerine olan alışveriş sitesinden yaptığım alışverişi sizlerle paylaşmak istedim.


Siteden seçmiş olduğum iki kalemlik gerçekten çok kullanışlı ve beklediğimin ötesinden de güzellerdi*-*


Bir rilakkuma ve totoro sever olarak, tabii ki totorolu ve rilakkumalı şeyler de aldım -.-  Rilakkumalı postiti de görünce onu da ekleyeyim alışverişime dedimm ama umduğum gibi çıkmayan tek şey postit oldu arkadaşlar.

 Orjinal ürün gibi durmuyor. İçerisindeki kağıtların kalitesinden de kendini belli ediyor. Daha önceden mektup arkadaşlarım sayesinde edindiğim rilakkuma postitleriyle kıyaslayınca aradaki farkı daha iyi anladım.

Bu olumsuz olaya rağmen diğer ürünler beni memnun ve mutlu etti*-*
Herkese mutlu haftasonları!









28 Ocak 2016 Perşembe

YALNIZLIĞIN PATİKASI





Hoyrat kalabalığın içinde yalnız olmaktansa,sürünün içinde öylesine kaybolup gitmektense,tenhada bir yerde gönül ekmeğini pişirmek daha güzel değil midir?Sürünün tamamı kurda dönüşmüşse sürüden ayrılıp yalnızlığın patikasında yürümek daha doğru değil midir?


İçinde bulunduğumuz çağ sürüden ayrılanı değil ayrılmayanı kurdun kaptığı ve bizzat bir kurt haline getirdiği çağ. 



Dağların hür zirvesinde bir başına bulutlara dokunmak,rüzgarla söyleşmek,güneşe selam vermek..











27 Ocak 2016 Çarşamba

MADAM ANTOINE - YENİ BİR KORE DİZİSİ




Çok yakın bir zamanda izleyiciyle buluşan Madam Antoine, farklı içeriği ve beklediğim oyuncu kadrosuyla karşılıyor bizleri :) Sung Joon'un olduğu dizileri severek izlemişimdir^-^



Dizi 16 bölümden oluşuyor.Konusu; Go Hye Rim çok ünlü bir falcı olarak bilinir. Kendine ait bir cafe de gelen müşterilerine fal bakar. Cafesinin adı Madam Antoıne'dir. Madam Antoıne olarak bilnir ve Marie Antoınette ile ruhsal bağlantıları olduğunu iddia ederek müşterilerini kandırır. İnsanların yaşamlarını, hikayelerini, güçlü sezgileri ve kuvvetli zekası ile çözer. Go Hye Rim,aşırı derecede drama izlemektedir. Gerçek aşkını bulma hayalini de dramalarda ki gibi olmasını istemektedir.


Choi Soo Hyun çok başarılı bir psikologtur. Dünyaca tanınır. Genellikle toplumdaki insanlar üzerinde,kendine denek bularak sosyal deneyler yapar. Yurt dışından Kore'ye döndüğünde kendine bir klinik arar ve Madam Antoıne cafesinin üzerindeki katı tuttuğundan habersizdir. Ve üstelik kliniğinin adını da Madam Antoine koyacaktır. Tabii bunların hepsi dizide tesadüf olarak karşınıza çıkacak :)



Choi Soo Hyun'un bir sonraki deneyinin amacı gerçek aşkın olmadığını ispatlamak olacaktır. Ve denek olarak da kendisinden haberi olmadan Go Hye Rim seçilecektir. Olaylar bu şekilde başlayacaktır. İyi seyirler şimdiden *-*


FRAGMAN İÇİN



TONARİ NO KAIBUTSU-KUN - ANİME İZLİYORUM



Hazır tatildeyken, animelere de göz gezdirip beğendiklerimi izlemek istedim.

Malum, okul+staj+proje ödevleri bitmek bilmiyor. T-T
Bende boş zamanımı bir anime ile ekleyerek doldurmak istedim.

Önermek istediğim animenin ismi Tonari no Kaibutsu-kun diğer bir adıyla My Little Monster. Anime konusunu üç şekilde anlatacak olursam okul,romantik,komedi diyebilirim.

Shiziku Mizutani, başroldeki kız öğrenci. Mizutani tam bir kitap kurdudur. Okul dışında pek sosyal bir hayatı olduğu da söylenemez. Tamamen derslerine ve gelecekteki kariyerine odaklanmıştır.




Haru Yoshida,başroldeki erkek öğrencidir. Haru okulda bazı problemlere sebep olmuş kötü imajıyla tanınır. Okulu uzun süreli astığı zamanlar olur. Çevresinde gerçek arkadaşı diyebileceği kimse yoktur. Derslerle pek ilgisi yok gibi gözükse de çok zeki birisidir.




Bir gün Mizutani, öğretmeninin isteği üzerine Haru'ya ders notlarını vermesi ve onu okula geri dönmeye ikna etmesi için görevlendirir. Mizutani, Haru'yu okula dönmeye ikna eder. Ve Haru'nun Mizutani'yi kendisine yakın görmesiyle birlikte, değişik karakterlerin animeye dahil olmasıyla,yeni olaylarla anime devam edecektir.Şimdiden keyifli seyirler^-^






FRAGMAN İÇİN




26 Ocak 2016 Salı

EN GÜZEL HAZİNEM - PUL KOLEKSİYONU

   

Kartpostallaşırken, üzerlerine yazılan  yazılardan sonra en çok dikkatimi çeken şey gönderildiği ülkeye ait olan pullar.

Hepsi birbirinden eşsiz ve özel benim için..


Şu ana kadar sayısız kez yurt dışına kartpostal gönderdim sanıyorum^-^ Bana gelecek olan kartpostalları beklemek her defasında ayrı bir merak ayrı bir heyecan demek.


Kartpostallardaki her pulun ayrı bir hikayesi var bana göre..








I HAVE A LOVER - KORE DİZİ TANITIMI



Merhabalar! Bugün sizlere pek severek izlediğim bir diziden bahsetmek istiyorum. Dizinin adı I have a lover.  Dizi 2015 yılında yayınlanmaya başladı ve yakında bitmek üzere. Aslında hiç bitmesini istemeyeceğiniz bir dizi olabilir, izlemeye başladığınız an da..


Dizinin Adı: I Have a Lover 
Yönetmen: Choi Mun-Seok
Senarist: Bae Yoo-Mi
Bölüm Sayısı: 50

OYUNCULAR:

Ji Jin Hee




Kim Hyun JOO



Lee Gyu Han



Park Han Byul















KONU:Hae-Gang (Kim Hyun-Joo), Jin Eon  (Ji Jin-Hee) ile evlidir. Bir kızları vardır ama kızları ölür. Hae Kang aynı zamanda başarılı bir avukattır ve kayınpederinin şirketinde çalışmaktadır. Onun adeta sağ kolu gibidir. Ama daha başarılı olmayı ister. Hırsları yüzünden kocası Jin-Eon (Ji Jin-Hee)'la arası bozulur. O sıralarda Jin-Eon kendisiyle aynı okuldan mezun olan Seol-Ri'yle aynı üniversitede çalışmaktadaır. İlaç geliştirme üzerine şirketleri olan Jin Eon, babasının şirketine yeni ilaçlar geliştirmektedir. Eşiyle arası soğuk olan Jin Eon , Seol Ri(Park Han-Byul) ile yakınlaşır. Kızın kişiliği tıpkı eşi Hae-Gang'ın geçmişteki hali gibi saf ve heveslidir. Jin Eon'a her zaman eşinin eski halini hatırlatmaktadır. Daha sonra Hae-Gang kaza geçirir ve hafızasını kaybeder. Baek Seok'la (Lee Gyu-Han) tanışır ve ikiz kardeşi Yong-Gi (Kim Hyun-Joo) gibi yaşamaya başlar. Aradan 4 yıl geçer. Hafıza kaybı yaşayan Hae Gang eskisi gibi saf haline geri döner. Hırslı ve iş kadını halinden eser yoktur. Ve bir gün eski kocasıyla karşılaşır. Kocasını tanımaz. Kocası tekrar Hae Gang'a aşık olacaktır.





                                       


25 Ocak 2016 Pazartesi

BİR YILDIZ KADAR




Bazı geceler koyu lacivert rengine bürünen gökyüzünde buluyorum kendimi, ay'ı ve eşsiz yol arkadaşları olan yıldızları izliyorum.


Hatta bazen yıldızları bile saydığım oluyor. Çoğu kez karıştırıp başa dönmelerimi hiç demiyorum bile :)


Pes ediyorum ve bir yıldız seçiyorum kendime.


O bana bakıyor ben ona.. Gözlerim kamaşıyor , adeta bir yıldız kadar.


 Ve her seferinde kendimi düşüncelere dalmış buluyorum..



Geçirdiğim günü gözlerimin önüne getiriyorum bir yıldız kayana kadar..






23 Ocak 2016 Cumartesi

İYİ Kİ

 



Kartpostallaşmanın ve mektuplaşmanın yeri ayrıdır benim hayatımda.


Onu özel kılması da; bu zamanda az rastlanılır olması, hiç eskimeyecek bir şey olması..

Her zaman iyi ki böyle bir hobiye sahibim diyorum. İyi ki kartpostallaşmaya , mektuplaşmaya başlamışım diyebiliyorum. Bana hiç keşkeleri getirmediği için de şükrediyorum.


Hayatımda bir çok artısı oldu diyebilirim. Yeni insanlar tanımak, kültürlerini araştırmak, dil öğrenmek, o kişilerden aldığınız ve ömür boyu saklayabileceğiniz bir eşyaya sahip olmak. En güzeli de bu..









İSTANBUL'DA KARLI BİR GÜN

 Sanırım şu an çok mutluyum ^-^


Neden mi? Çünkü İstanbul bugün karlı bir günle karşıladı beni. Hala lapa lapa kar yağıyor dışarıda.



İstanbul'a her mevsim ayrı yakışıyor ama kış mevsimi ayrı bir süs veriyor eşsiz manzaralarına..


Bazen çok kalabalık olmasından hayıflansamda , trafikten, insanlardan canıma tak ettiği zamanlar olduğunda; artık burda yaşamak istemiyorum dediğim zamanlar olsa da ,



seviyorum İstanbul'u..




22 Ocak 2016 Cuma

KORELİ ARKADAŞIMDAN SÜRPRİZ HEDİYE



Üç günün ardından İstanbul yine kara teslim olacağı benziyor. Gökyüzünden kar taneleri çoktan yeryüzüne düşmeye başladı bile :)



Farklı ülkelerden mektuplaştığımı bilmeyen yoktur herhalde. Zaten blog yazılarımın çoğu bunun üzerine ^-^


Bugün de sizlerle Güney Kore'den gelen bir paketimi paylaşmak istedim. Busan'lı arkadaşım benim için bir paket göndermiş ki hiç haberim bile yoktu göndereceğinden. Yani anlayacağınız benim için tamamiyle sürpriz oldu. Çok mutlu oldum:) Öyleyse hep birlikte bakalım neler gelmiiş.

 P.s:Benim için tatil iki hafta öncesinden başlamış bile olsa herkese iyi tatiller şimdiden *-*







21 Ocak 2016 Perşembe

KELEBEĞİN HAYAT SIRLARI




Bugün bir kitapla karşılaştım. Beni adeta büyüledi kendi içine çekti..

 Kelebeğin hayat sırları..

 Nil Karaibrahimgil'in kaleminden çıkan bu eşi benzeri olmayan kitap, size yaşam ile ilgili çok güzel tavsiyeler verecek ve o tavsiyeleri not almaya, hayatınıza katmaya çoktan başlamış olacaksınız..

Kitaptan taşan cümlelerden bazıları şöyle;


Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. yapamıyorsan, boşuna enerjini
tüketme, yapabilenler yapsın. yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme.



Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. onları kaybetme.
her şey değiştiğinde, senin en orijinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.


Kendini onunla bununla karşılaştırma. başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. o zaman başkalarının gideceği
yerlere gidersin. oralarda ne işin var? senin yolun başka. yokuşların başka.


her gün şükret. teşekkürü dualarından asla eksik etme. teşekkür kadar insana iyi gelen şey yoktur. bir şey
istemekten, dilemekten bile iyidir. sıcacık yapar ruhunu.



Kitapta yazan her şey çok güzel çok değerli. Bence herkesin bir Kelebeğin Hayat Sırları kitabı olmalı.. Daha fazla merak edenlere videoya tık tık.







KORE DİZİLERİNE NASIL BAŞLADIM?

 

Kore dizi severlerin ve izleyen herkesin nasıl başladığına dair anıları hafızalarında taptazedir.


Benimde kendimce bir başlama hikayem var onu sizlerle de paylaşmak istedim:)


Bundan yaklaşık bir 7 yıl kadar öncesinde çevremde bazı arkadaşlarım kore dizileri&japon dizileri sever izlerlerdi. Ben de az dalgaya vurmazdım tabii onlar izlerken. Böyle dizileri nasıl izlerler der dururdum hep -.-


Ben baya büyük konuşmuşum.




Çok iyi hatırlıyorum. Bir gün canım çok sıkılmıştı. İnternet de dolaşırken karşıma ''Playful Kiss 1.bölüm izle'' adı altında bir video ile karşılaştım ve tıkladım. Arkadaşlar bir günde bitmişti o dizi.-.- Sonrasında bir Kin hyun Joong hayranlığı başladı tabii bende :D


Ardından diğer dizilerle süregelmeye başladı bu Kore dizileri hayatımda.

Birden kendi dünyasına beni çekti diyebilirim.


Sizlerin kore dizilerine başlama serüveniniz hangi diziyle başladı. Benimle paylaşırsanız çok sevinirim ^^






20 Ocak 2016 Çarşamba

UYUMADAN ÖNCE



                 
                                   
                Uyumadan önce sizlere şu an okuduğum kitaptan birazcık bahsetmek 

   istedim. Belki de henüz benim gibi uyuyamayanlar içindir bu yazım.

  
            Okumakta olduğum kitabın ismim Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu'ndan.

   

          Yazar'dan beklenildiği gibi, muhteşem ötesi bir kitap. Biraz kalın olabilir 

   ancak asla bir kitabın kalınlığı sizi korkutmasın. Kitabın iç sayfaları tarih ve 

   aşk. Çok zengin betimlemelere ve karakterlere sahip. 



                  Bir doğu masalı kadar zengin,hayal kadar güzel, hayat kadar           
      gerçek bir hikaye..



                                               .. İyi Geceler..







19 Ocak 2016 Salı

KARALAMA






          Şu sıralar kendi kendime hep şunu sorar olarak buldum kendimi, bazı      

insanlar neden karşındaki kişiden bir beklenti içerisinde oluyor? 



          Ya da farkında olmadan ben mi böyle insanları hayatıma alıyorum? 

                                  . .  Bilmiyorum  . .

         





         Nedense bazen (şu kişilerce) ben sana bir verdim ona göre senden de bir  

 bekliyorum düşüncesi dönüyor. 


         Açık açık belli etmeseler de anlıyorsun işte.
        

         Davranışlardan, bakışlardan,sözlerden ve kalpten!


       '' Az insan çok huzur '' felsefesini, yaşım büyüdükçe daha iyi anlamaya    

başlıyorum. 



P.S: Bugünün şarkısı 




MASKİNG TAPE

                        
                
Sahip olduğum kırtasiye ürünlerinin bazıları yurt dışından bazıları da kendi aldıklarımdan oluşuyor. Özellikle yurt dışından gelen Masking Tape'ler bir harika oluyorlar. Ne yazık ki burda ki kırtasiyelerde bulmak çok güç. Masking Tape'ler kağıt bant olarak bilinirler. Çok çeşitli desenlere sahipler. Hatta bilinen karakterleri de bu bantların üzerlerinde görmek mümkün. Ben bu bantları çok seviyorum . Normal bantlardan çok farklılar. Hem kullanımları rahat hem de pratik ve çok hoş duruyorlar. Genellikle hediye paketi süslemelerinde, kartpostal süslemelerinde, ya da kağıtların üzerinde kullanıyorum. Bu bantların dışında bir de Washi Tape'ler mevcut . Bu ikisi birbirleri ile çok karıştırılabiliyor. Ben sizlere bende ki Masking Tape'leri paylaşacağım. Başka bir zaman da Washi Tape'ler ile ilgili bir yazı yazacağım inşallah.. Herkese birpembesever'den mutlu günler! :)








































18 Ocak 2016 Pazartesi

KIRTASİYE SEVERLER BURAYA!!!





Haftanın ilk gününden merhabalar^^ İstanbul'a çoktan kar düştü bile..Sınavlarım bittiği için bende bir haftadır tatildeyim ^-^ Bazen blog yazarak,kitap okuyarak bazen de dizi/film izleyerek tatilin tadını çıkartıyorum. Siz bu yazımı okuyorken ben dışarıda karlarla oynuyor olabilirim :)

Neyse efendim, bugün sizlere özellikle de kırtasiye severlerin çok mu çok hoşuna gidecek adeta kırtasiye dünyası diyebileceğim bir yerden bahsetmek istiyorum. Bir çocuk gelişimi öğrencisi olarak, hem çocukları seven, hem de onların ilgi duyduğu şeyleri de bi o kadar merak eden, nerde bir incik boncuk renkli cicili bicili şeyler görsem bunlara da bayılan biriyim. Evet! kırtasiye ürünleriyle de bi o kadar haşır neşirim-.-

Önce ki yazılarımı okuyanlar Japonya'ya gitmek istediğimi bilirler.(Bu sadece gitmek istediğim ülkelerden sadece bir tanesiii hehe) Ben de sizlere Japonya' da 1 yen mağazası olarak bilinen DAISO'yu tanıtmak istedim.Burda almak istediğiniz bazı ürünler yaklaşık olarak 2 dolar civarında. İçerik olarak da ne ararsanız var! Kırtasiyeden tutun ev aksesuarlarına, kozmetik üründen abur cubura ve daha bir sürü şeyi içinde barındırıyor. Japonya'ya gidince tüm alışverişimi burdan yapabilirim sanırım -.- DAISO'nun içerisine bir bakalım .. 






















17 Ocak 2016 Pazar

THAT WINTER THE WIND BLOWS -KORE DİZİ TANITIMI-



Nedense SBS kanalının yayınladığı dizileri severek izlemişimdir. Size önermek istediğim dizide yine bir SBS dizisi. Dizi 16 bölümden oluşmakta. Konuya geçecek olursak; Jo In Seong Cheaongdam mahallesinin en iyi kumarbazı olarak bilinir. Hayatı, para kazanması hep kumar üzerinden olmuştur. Küçükken ailesini kaybetmiş, yetimhane de büyütülmüş. Bu yüzden kendi yaşamını çok boş ve anlamsız gördüğü zamanlar olur. Ve başrol de bayan oyuncunun yaşamı da; küçük yaşta annesini kaybetmiş, babası da bir zaman sonra yaşamını yitirip yalnız kalacaktır. Song Hye Kyo, bir ağabeye sahiptir. Fakat bundan haberdar değildir. Abisi ona düzenli olarak hep mektup gönderir.Fakat bunlar kızın eline bir türlü ulaşmaz. Evde bulunan bakıcı, Song'a öz kızı gibi bakar ve onu bağımlılık derecesinde sevmektedir. Görme yetisini çok küçükken kaybetmiş, bir şekilde kendisine tanı konulamamış Song Hye Kyo, büyük bir şirketin tek varisi olmuş olur. Çok zengin olmasına rağmen o da zor ve yalnız bir hayatın içerisinde hisseder kendini.. Bu iki başrol oyuncusunun ilginç bir şekilde yollarının kesişmesiyle diziyi bir solukta izleyeceksiniz.. Şimdiden iyi seyirler^^




BAŞROL OYUNCULARI;

JO IN SEONG


SONG HYE KYO

















G-DRAGON'UN YENİ CAFESİ - MONSANT CAFE





Güney Kore'nin göz bebeği olan, doğa güzelliklerini içerisinde barındıran, Kore'nin incisi diyebileceğimiz mekan , tabi ki Jeju Adası! Ve bu ada çok yakın zamanda G-Dragon'un kendi cafesini açmasıyla birlikte herkesin dikkatini çekmeyi başardı. Gerek giyim tarzıyla, gerekse şarkılarıyla, adı dünya genelinde çok konuşulan biri haline gelen Bigbang grubunun lideri G-dragon, açtığı cafe ile de bir o kadar hayran kitlesini sevindirdi. Ada bu kadar rağbet gördüğü için, mülkiyet konaklama biraz pahalı olabilir. Ancak GD'nin cafesi yemeklerin çeşitliliği, içeriğin zenginliği, fiyatlar açısından da uygun olduğu söyleniyor. Ayrıca cafe'den manzara da çok güzel, cafe'nin dış tasarımına içi kadar da önem verilmiş. Kahvenizi alıp cafe'de oturduğunuzda Jeju manzarası büyülü güzelliği ile karşılıyor sizi, peki GD'nin yeni cafesi hakkındaki sizin yorumlarınız neler? 



















 

BİRPEMBESEVER