19 Kasım 2017 Pazar

SONBAHARIN SON GÜNLERİ


Bir pazar akşamından merhabalar!

İstanbul'un kalabalığından kaçıp küçük bir dede ziyareti yaptık bugün. Biraz da doğayla baş başa bir gün geçirdik. Böyle yeşil turuncu sarı yapraklı ağaçları, masmavi gökyüzünü bir arada görünce telefonu elimden düşürmüyorum. Şurayı da fotoğraflayayım burayı da derken bir de bakıyorum ki galerimde biir sürü fotoğraf birikmiş. 

Bahçemize gitmeyeli çokça kedi uğrar olmuş. Kömür dışında. Evet size Kömürü de önceden göstermiştim. Yine göstereyim. Güzel gözleriyle gün batımına karşı kadrajıma poz vermeyi de ihmal etmedi Kömür'üm. 💜



Bu minik mantarcıkları fotoğraflarken aklıma Şirinler geldi. Çocukken ne çok izlerdim Şirinleri. Hatta bir resmim bile var onları izlerken. 😏


Yaban Mersini'ne benzettiğim ama adını bilmediğim bir bitkiyi de çekmeyi ihmal etmedim tabii ki.🙈



Doğa ile iç içe olmayı çok seviyorum. İnsana huzur, mutluluk ve pozitif enerji veriyor. Sonbahar bitmeden daha çok gezmem gerekk. 😇

Sağlıcakla kal ve gülümsemeyi bırakmaa! 💚

18 Kasım 2017 Cumartesi

BEATEVO YG



Bilgisayar oyunlarını çocukluğumdan beri çok severim. Max Payne, Tomb Raider, Need for Speed ve daha nicesi ellerimden geçmiştir. 😃 Yaş ilerledikçe oyun oynama konusunda biraz durgunlaştım sanırım. 
Akıllı telefonlarımıza indirdiğimiz uygulamalar arasında oyunlar kategorisi de oluyor. Aslında bir oyun bağımlısı olduğumu söyleyemem ama benim de telefonumda bir iki tane oyun bulunuyor. Aklıma estikçe bakıyorum. Bunlardan göstermek istediğim bir oyun var ki iki gündür müptelası olmuş durumdayım. 

Beatevo Yg.

YG Kore'de kendi çapında bir müzik şirketi oluyor. Dünya'ya tanıttığı Psy, G-dragon gibi çok ünlü şarkıcıları bünyesinde barındırıyor. Bu oyun uygulamasıyla bir nevi şirketindeki şarkıcıların müziklerini tanıttığını söylemek mümkün oluyor.  Bu oyun bana biraz piano tiles uygulamasını çağrıştırdı. 


Kız kardeşimin tavsiyesi ile ben de karşılaşmış oldum bu uygulama ile. Kore müzik  severlere tavsiye ediyorum bu uygulamayı. 
 Mutlulukla ve sağlıcakla kal! 💜

17 Kasım 2017 Cuma

LIFE RISKING ROMANCE





Şimdi sana izlerken çok güleceğin bol kahkahalı bir film önereceğim. Secret Garden dizisini izleyenler oradaki başrol oyuncusu olan Ha Ji Won'u bu filmde de başrol olarak göreceklerdir. Filmde romantik komedi ve yer yer aksiyon sahnelerine de yer veriliyor.

Ha Ji Won, bir gizem romanı yazarı olarak karşımıza çıkıyor. Hayali ülke çapında tanınmış bir yazar olmak olan Ji Won'un en yakın arkadaşı da polistir. Bu ikili sizi çok güldürecek. Filmde korku sahneleri komedi ile harmanlanıp önümüze sunuluyor. Açıkçası böyle olması da filmi izlenir kılmış. Ji Won'un yaşadığı şehirde esrarengiz kadın cinayetleri meydana gelmektedir. Ha Ji Won ve polis arkadaşı seri katili bulma konusunda kararlıdırlar. Çünkü yazarımız Ji Won için de güzel bir gizem romanı konusu olma niteliği taşımakta. Filmde beklenmedik sürprizlere de yer veriliyor. Seri katil acaba kim?

İzlemesi çok keyifli bir filmdi benim için. Hiç tereddüt etmeden listene ekle bu filmi derim. 

16 Kasım 2017 Perşembe

PLANNER SAYFALARI





Hava çok sert ve rüzgarlıydı bugün. Duyduğuma göre kış erken uğrayacakmış. Bu haber de kışı seven birpemsever için çok güzeel demek. 💙

Bir planner yapmaya koyulmuştum. Yapacağım işleri, uğraşları, unutmamam gerekenleri not aldığım bir ajanda. Çok da keyifli gidiyor yapım aşaması şimdilik. Bu aralar nedense biraz unutkanım. O yüzden tam isabetli oldu bu planner benim için. 

Çizdiklerim arasında okumak istediğim kitaplar ve okuduklarım ayrıca izlemek istediğim filmler ve yine yakın zamanda izlediklerimi eklediğim bir sayfaya da yer verdim ajandamda. Umarım yapmak isteyenlere iyi bir fikir olur çizdiklerim. Bugünlük bu kadar. 💜


15 Kasım 2017 Çarşamba

KİRAZ ÇİÇEKLERİ





Sakuralar.
Diğer adıyla kiraz çiçekleri. Görünüşleri ile sizi farklı bir atmosfere sokan zarif bir o kadar da narin çiçekler. Kiraz çiçeklerini asya dizilerinde filmlerinde sık sık görürüz. Özellikle Japon animelerine baya bir konu olmuştur bu pembe çiçekler. 🌺

İstanbul'da da var bu kiraz çiçeklerinden. Diğer kiraz ağaçlarından ayırt edici özelliği ise bahar gelince çiçeklerinin açması ama meyve vermemesi oluyor. Sakuralar bir bakımdan baharı müjdelerken, rüzgar değen dallarına tutunamayıp ahenkli bir şekilde yere savrulan kiraz çiçekleri ölümü de çağrıştıyor. Ben çok güzel kokulu beklerken sakuraları kokusuz olmaları çok şaşırtmıştı beni. İstanbul'da görebileceğiniz iki yer var. Biri Balta Limanı Japon Bahçesi. Diğeriyse Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. Mart/Nisan ayında gitmenizi tavsiye ederim.😊

14 Kasım 2017 Salı

ÇANTAMI ALIP GİDESİM VAR


Şu aralar kafamda bir sürü çılgınca fikir var. Sırt çantama beni birkaç ay idare edecek eşyalarımı alıp, Türkiye'nin illerini diyar diyar gezmek gibi. Tabii çantamda gezi defterim de olacak. Gittiğim yerleri, tattığım lezzetleri, tanıştığım iyi insanları yazacağım oraya. Belki birkaç resim de çizerim. 


Oldum olası gezmeyi çok sevmişimdir. Ben gezerken ben olmaktan çıkıp farklı bir boyutta hissediyorum kendimi. Buram buram tarih kokan bir yere gittiğimde zihnimde canlanıyor o dönem. Hayaller kuruyorum kafamda. Sanki o dönemde yaşıyorcasına. Gezerken, gezdiğin yerin geçmişini de bileceksin. Öyle boş boş bakmak, fotoğraflar çekmek tat vermiyor insana. Ardında saklı kalan hikayeleri, efsaneleri, gerçekleri bilen birini alırım yanıma gezeceğim zaman. Ya da mekana girer girmez broşür arar gözlerim. Bir yandan broşüre bakar diğer yandan da anın keyfini çıkartırım. 



Dünya turu isteğimi ikinci plana atıp Türkiye turu ile başlayacağım bu gezi serüvenime sanırım. Küçük bir Ankara ziyaretim olmuştu öğrenciyken. Sonraa termometrenin -4'ü gösterdiği Bolu'da unutulmaz bir günübirlik gezi yaşamıştım. İliklerimize kadar soğuğu hissetmiştik o gün. 🙊 Bir gün de Balıkesir'e düşmüştü yolumuz. Hoş bir gezi olmuştu. Bursa, anne memleketi olunca her yıl gidiyorum oraya. 😊  Mesela bir karadeniz turu yapmak istiyorum. Sonra Çanakkale'ye gitmek. Şanlıurfa ve Gaziantep taraflarına da uğramak... Kısacası köşe bucak gezmek istiyorum. 🙈

13 Kasım 2017 Pazartesi

PLANNER YAPIYORUM




Yapmayı çok istediğim ama bir türlü yapım aşamasına başlayamadığım ilk planner sayfamla merhaba demek istiyorum sana. 🍁  Peki gelelim nedir bu planner denen şey?


Öncelikle plannerlar: günlük, haftalık ya da aylık olarak sizin planlarınızı, programlarınızı ya da gerçekleştirmek istediğiniz şeyleri not alıp dilediğiniz gibi çizip karalayıp süslediğiniz ajandalar oluyor.  Hazırlaması çok zevkli. Bitirdiğinizde ortaya ne çıkacak çok merak ediyorsunuz. Yaptığınıza da değiyor. 😊 



Bir ajanda ya da defter seçerek başlayabilirsiniz kendi plannerınızı oluşturmaya. Ben kullanacağım plannerı seçerken sayfaların rahat çevrilmesine, resmedeceğim çizimleri boyarken arka sayfalarına geçmeyeceğine emin olduğum, elimde bulunan bir spiralli defterle başladım. Aylardan kasım, mevsimlerden de sonbahar olunca güzel bir kasım ayı kapağı ile başlangıcını oluşturdum bu haftanın.  Daha bir sürü kategori de eklemeyi düşünüyorum ajandama. Ve sizlere, hem blogumda hem de instagram sayfamda planner için resmettiklerimi paylaşmayı planlıyorum. Güzel ve huzurlu bir haftanızın olması dileğimle! 🍀

12 Kasım 2017 Pazar

LOVE LIES






1940 yılında Güney Kore, Japon işgali altındadır. Filmde de bu tüm gerçekliği ile yansıtılmış. İstila altında olan Kore'de yaşayan bir giseang olan küçük kızın hayatı anlatılır. Kimsesiz kız çocuklarının kaldığı giseang evleri vardır.



Bir gün bir kız çocuğu bırakılır bu yere ve başroldeki kızın bir tanecik arkadaşı olur. Onu yoldaşı, kız kardeşi gibi görür. Birlikte hayal kurarlar. Giseang'de yaşayan tüm kızlar birer giseang şarkıcısı olmak zorundadırlar. Ve adabı muaşeret derslerinin yanı sıra giseang türünde şarkı söylemeyi de öğrenirler. Bu iki kızın arkadaşlığını,gençliğini göreceksiniz bu filmde. Konuştukları dilde eski zamanda geçen kore aksanında konuşuyorlar. Çok ilgi çekici ve sürükleyici. İçinde aşk, ihanet ve dram var. 




Son olarak filmde söyledikleri şarkılar çok samimi çok hoş. Dinledikçe dinleyesi geliyor insanın. Bu şarkı da onlardan biri. Keyifli seyirler. 😊

https://www.youtube.com/watch?v=MG2bw9E1yP8

11 Kasım 2017 Cumartesi

BİRAZ ÜSKÜDAR



Çok güneşli bir gündü bugün. Hiç sonbaharda gibi hissetmedim yere düşen rengarenk yaprakları görmeseydim. 🍂🍃

Son direksiyon dersimin verileceği alana gitmem için iki vesait yapmam gerekiyordu. Ben de Üsküdar'a gitmişken okulumdan diplomamı da alırım düşüncesindeydim. Lakin şansıma konferans vardı okulda. Okuldan yeni mezun olan ben havalı havalı giriş yaptım okuluma, aklımda tek düşünce: dip-lo-ma!  Öğrenci işlerine vardığımda fotokopi makinesinin bozuk olmasıyla alamadım diplomamı. Başka bir güne kısmet sanırım. 😇



Sürüş alanına doğru yola koyuldum ama öncesinde Üsküdar'da gezindim. Bu ilçenin tüm canlıları çok cana yakınlar. Kedisi, köpeği, martısı.. 




Gelelim günün kapanışına. Yarın sınavım var ve biraz heyecanlıyım. Stres ve heyecanı uzak tutarsam eğer üstesinden gelirmişim bu sınavın. İnşallah iyi insanlara denk gelirim ve şans benden yana olur.🙈

10 Kasım 2017 Cuma

KAKTÜSLERİMM CANIM BENİM CANIM BENİM



Kocamann merhabaa! 
Sürücü kursundan aldığım eğitimlerin yavaş yavaş sonuna yaklaşmış bulunuyorum. Hocamın bana sen jet şoför oldun artık demesine bakarsak direksiyon derslerimde fena sayılmadığımı düşünüyorum. 😃 Cumartesi son dersim ve ardından pazar günü de son sınavım var. 🚗

Yaklaşık bir ay önce farklı çeşitlerde kaktüslerim olmuştu. Ben kurumalarından çook endişe etsem de bir aydan fazlaca bir süredir mutlu mesut yaşıyoruz. 🌵


Kaktüslerle ilgili birçok siteden bilgiler araştırıyorum ve uyguluyorum. Sanırım bu bilgilerin faydasını da kaktüsümün bir sürü tomurcuk vermesiyle görmüş oldum. Evet kaktüslerimden biri minik minik yavru tomurcuklar vermeye başladı. Çok mutlu oldum.😊 Çiçek açacakları günü de sabırsızlıkla bekliyorum.🙈



Son olarak Succulentleri duydunuz mu hiç? Bu aralar bunlara da baya merak saldım. Yakında bir succulent alabilirim yavru kaktüslerimin yanına. Hepsi çook güzel. İşte succulentler. 😍



9 Kasım 2017 Perşembe

KARANLIK İNSANLAR




Karanlık insanlar diyorum.. Her yerdeler. Sokakta, toplu taşıma araçlarında, marketlerde, iş yerlerinde. Büyük bir hevesle ve arzuyla başladığım meslek hayatımda ilk istifamı verdim. Bundan iki hafta önce de yardımcı ablamız vermişti istifasını. Çünkü yaklaşık üç haftadır mobbing'e maruz kalıyordum. Yapım gereği sessiz kalamam. Haksızlığa uğrayan bir başkası ya da kendim veya bir hayvan için dahi olsa. 

İş bilmeyen, iş ahlakı sıfır, liyakatsiz, nezaket ve empati duygusundan yoksun kişiler müdür diye varsın dolaşsın etrafta. Bu tür insanlar çok zavallı özlerinde. Üniversite eğitimi alıp diplomam var demekle olmuyor işte. 

Önce iyi insan olmak ve insanları sevmektir önemli olan. Çocuklar üzerinden prim yapıp ailelerini kandırmak çok kolay nasılsa! İlk iş deneyimimde karşılaştığım bu hadiseyi bir tecrübe olarak görüyorum kendimde. Bir kapı kapanır bir kapı açılır inşallah. Bugün başka bir yere cv bırakacağım. İnşallah güzel, iyi insanlarla karşılaşırım. Hayat devam ediyoor. Mutlu perşembeler! 😊

8 Kasım 2017 Çarşamba

POSTCROSSING | CANADA




Şimdi hep birlikte Kuzey Amerika'nın en kuzeyi, Kanada'ya gidiyoruz. Bu ülkeden de bir kartpostalım yok demem artık. 😊 Yüz ölçümü bakımından dünyanın en büyük ikinci ülkesiymiş Kanada. Kışları sert ve soğuk geçen bu ülke, eşsiz kış manzaralarına da sahipmiş.

Ziyaret etmek istediğim ülkelerden biri. Şayet kışın gitmek ve güzel manzaranın keyfini çıkartmak apayrı bir duygu olsa gerek Kanada'da.



7 Kasım 2017 Salı

BİR GEZİNTİYE ÇIKALIM




Bir gezintiye çıkalım.. Sonbahar yaprakları eşliğinde.. Rengarenk yaprakları düşen, tüm cılızlığıyla ben burdayım diyen ağaçların arasında. Yaprakların hışırtısına, rüzgarın sesine kulak verelim. Sonra gökyüzüne kaldıralım başımızı.. Tüm beyazlığıyla adeta bir pamuk şeker gibi gökyüzünün masmaviliğinde hayat bulmuş bulutları seyre koyulalım.. Sonbaharın bu hoş ahenkli tınısını dinleyelim.

                                                 

Geçen pazar günü dedemlerdeydim. Birbirinden güzel rengarenk sonbahar resimleri çekme ve bu anın tadını çıkartma fırsatım oldu. İstanbul'da küçük bir bahçenizin olması bile bu zamanda büyük bir nimet gibi. Çünkü artık çevremizdeki yeşil alanlar kendini büyük büyük çok katlı gökdelenlere teslim etmek zorunda kalıyor. 



İşte ben de bahçemizde bir gezintiye çıktım. Kış meyvelerini, yere düşen sarı turuncu yaprakları, gökyüzünü renklendiren ağaçları ve minik mantarları fotoğrafladım. Bir de benim kadrajımdan bakın sonbahara..🍁🍃🍂  😊



6 Kasım 2017 Pazartesi

HOŞGELDİN 23 YAŞ





Bugünüme, doğduğum güne, kendime not..

Güle güle 22, hoş geldin 23 yaş... Nasıl başlasam ki. Bugün, yani kasımın 6'sı doğduğum gün. İşte tam da bir pazar günü dünyaya gözlerimi açmışım. Şöyle geçen bir yılıma, 22 yaşıma dönüp bakınca. Çok şey olup bitmiş. Bir film şeridi gibi gözlerimden akıp geçti koskoca 365 gün. Hatırladıklarımla ya da hatırlamadıklarımla. Emin olduğum tek şey, çok şey kattı bana yirmi iki yaş. Mesela üniversiteyi, koskoca bitmek bilmeyen dört yılımın mezuniyetle ödüllenmesi. İyisiyle kötüsüyle yirmi ikinci yaşıma kısmet oldu. Mutlu anılar güzel insanlar biriktirdim. Aynı zamanda beni mutsuzluğa bezmişliğe ümitsizliğe sürükleyenleri çıkarttığım yaşım 22. Yeni heyecanlar tattım. Araba sürmek gibi. Mektup arkadaşımızla bir gün geçirdim. Bunlar ilk oldu benim için. Öğretmenlik gibi kutsal bir mesleğe yirmi ikinci yaşımla merhaba dedim. 

Aslında hayatımızdan yaşlar su misali akıp gidiyor. Ömür geçiyor... Hayat, birbirini kırmak küsmek somurtmak için oldukça kısa. Sağlık oldukça gelsin yirmi üçüncü yaşım da. Kendime söz veriyorum. Daha çok gülümseyeceğim, daha çok paylaşacağım ve daha çok şükredeceğim. 

Tuğçe.

5 Kasım 2017 Pazar

ASSALAMUALAIKUM BEIJING




Assalamualaikum Beijing.

Asma Nadia'nın yazmış olduğu romanın filme uyarlanmış versiyonu. Esma yaklaşan düğün merasiminin telaşı içerisindeyken, birlikte olduğu kişinin onu aldattığını öğrenir ve düğünün iptal olmasını isteyerek beraber olduğu kişi ile yollarını ayırır. Esma'nın bu kararıyla hayatının bundan sonrası ona yeni kapılar aralayacaktır. 

Bir gün Çin'de yaşayan arkadaşından sürpriz bir iş teklifi alır ve Pekin'e gider. Pekin'e gelir ve işi dolayısıyla bir güzel gezer bu şehri. Bu sırada tur rehberi olan Zhong Wen adında Çinli çocukla karşılaşır. Bu çocuğu günler geçse de aklından çıkartamaz. Zhong Wen için de öyledir. Yolları tekrar ve tekrar kesişir filmde. Esma için imkansız diyebileceğimiz bir aşk başlar aralarında.



Hiç tereddüt etmeden izlemeniz gereken bir film. Esma'nın mutsuzluğunda, en kötü anlarında Allah'a olan inancını ve teslimiyetinin ne kadar da güzel olduğunu, bir o kadar da zorluklar karşısında yılmadan ayakta kalmaya çalışmasını gördüm bu filmde. 



4 Kasım 2017 Cumartesi

GÜN YÜZÜNE ÇIKAN ANI DEFTERİM





Yıllar yıllar önce çok meraklıydım anı defterlerine. Özellikle kızlar pek hevesliydi. Hemen hemen her kız arkadaşımda bir hatıra defteri vardı. Dönem bitimine yakın birbirimize hatıra defterlerimizi verir teneffüs zilini duyduğumuzda renkli renkli kalemlerle duygularımızı sayfalara döküp, sayfanın sonuna da manilerimizi koyup noktalardık yazılarımızı. Manisiz olur muydu hiç? İtina ile ezberlerdik o manileri ki herkese yazdığımız farklı olsun. 

Ben, anı defterimle 4. sınıfta tanıştım. İlk kez bir anı defterim olmuştu. Annem hediye etmişti üstelik. En sevdiğim renkte kokulu bir anı defteri. Dün gibi aklımda bu defteri bana verişi. Bir tane de kilidi vardı. Heyecanla okula götürüp sınıftaki arkadaşlarıma yazdırmıştım. Öğretmenlerimi de es geçmemişim. '' Söz uçar yazı kalır '' dememişler boşuna. Gerçekten de doğru. 



Henüz on yaşındayken ben bugünüme çok güzel bir hediye bırakmışım kendime. Açıp bakınca sayfalara, okudukça duygulanmamak elde değil. 

3 Kasım 2017 Cuma

BİR HAFTA DAHA BİTERKEN





En sevdiğim aydayız, Kasım'da. Bu kış çook çetin geçecekmiş. Zaten havanın buz gibi olmasından yeterince belli oluyor.


Karmaşıklarla biten bir hafta oldu. Benim için iyi olacağını düşündüğüm bazı kararları verdiğim haftaydı. İnancım tam bundan sonrasının daha da güzel olacağına. Bu yüzden ilerisi için çaba gösterip Allah' a bırakacağım. En doğrusu bu çünkü. Sebebini bilmediğim bir mutluluk ve huzur var içimde.

1 Kasım 2017 Çarşamba

BLACK





Dün ne izlesem diye gezinirken karşıma Black dizisi çıktı. Dizide bir polis ve gelecekte ölecek insanların ölmüş hayaletlerini gören bir kız vardır. Konusuna bakınca biraz ön yargı ile yaklaştım. Çünkü bu tarz fantastik diziler birbirleriyle benzer olurlar. Kore dizisi de olunca bir sezonda birbirleriyle benzer birçok dizi ile karşılaşmamız mümkün oluyor. Ama bu dizi daha ilk bölümden beni kahkahalara boğdu.

Başroldeki polis adam mesleğine göre çok ödlektir. Hatta olay yerindeki cesetlere bile bakamaz haldedir. Bir gün diğer başroldeki tuhaf kızla yolu kesişir. Kızın söyledikleri, gördükleri ilk başlarda tuhaf ve şaşırtıcı gelse de polis ona inanır. Ve birlikte gelecekte gerçekleşecek cinayetlerin, suçların önüne geçmeye karar verirler. Ama onları ilginç sürprizler bekler.

İzlenebilir bir polisiye dizisi. Üstelik çok da eğlenceli ve komik replikler de var.

30 Ekim 2017 Pazartesi

THE VILLAINESS





Bir seri katilin aksiyonlu ve dramlı hayatını anlatan bir film. Sıradan seri katil filmlerine benzemiyor. Filmin daha ilk girişinde farklı oluşu göze çarpıyor. Kamera  çekimleri mükemmel olmuş. Aksiyon havasını vermiş. 

Başroldeki seri katil olan kadın intikam almak için bir binaya baskın yapar ve bu baskın sonucunda yaralı olarak polislere yakalanır. Filmi farklı kılan da burdan sonrası sanırım. Yakalandığı polisler seri katil kadını kendi emelleri için kullanmaya karar verirler. Özel bir yerde başka suçlularında olduğu alanda eğitime tabi tutulur. Filmde ara ara geçmişe dönük flashbacklere de yer veriliyor.  Filmin sonuna kadar hepsi bir yapboz parçası gibi birbirini tamamlıyor. 

Seri katil  kadın, kendine verilen bir görev sonunda özgürlüğüne kavuşacaktır. Yeni bir kimlik yeni bir hayat onu bekler durumdadır fakat işler beklendiği gibi gitmez. Sonunu izleyince acaba filmin ikincisi de gelir mi dedirtti. 

29 Ekim 2017 Pazar

YAĞMURLU PAZAR



Şu sıralar haftasonlarım direksiyon derslerimle geçiyor. Bu arada ilk sınavımı geçtim. Haftaya cumartesi ya da pazar günü direksiyon için sınava girebilirim. O yüzden iki güncük tatilimden ve uykumdan fedakarlıklar yapmak zorundayım. 

Sonbahar yağmurları geç de olsa nihayet uğradı İstanbul'a, kasıma az kalmışken. Ara mevsimler artık 1,5 aya düşecekmiş. Dünyamızın dengesini bozduğumuz için olsa gerek.. 




Son olarak, biz Cumhuriyet Bayramı'mızı çoktan kutladık minik öğrencilerimle. Etkinliği yaparken ellerden çok çeneleri çalıştı tabii. 😇 

27 Ekim 2017 Cuma

AYLAYA GİTTİM




Ahmet Eren'in sözleriyle başlamak istiyorum bu yazıma. Ahmet Eren öğrencilerimden biri. Ve yeni öğrencim olur. Daha dün geldi ve şimdiden sıkı fıkı olduk Ahmet Eren'le. Onlarla konuşurken ses tonumun bazen çocuklaştığını da fark ediyorum. Bu onları pek mutlu ediyor. Bugün Ahmet Eren yemeğini yerken birden arkadaşlarına ''Öğretmenimiz çok komik ya'' dedi. Sonra hep birlikte güldük.

Az önce Ayla filminden geldik. Kız kardeşime hafta öncesinden bu akşama söz vermişim ve bunu unutmuşum. Şu sıralar ufak ama bir o kadar da tatlı koşuşturmalar içerisindeyim. Unutkanlığımı da buna veriyorum. 

Filme gelecek olursak, öncelikle herkes gitmeli bu filme. Filmi birçok kez tanıttım blogumda. Gerçekten de anlattığımın ötesinde bir filmle karşılaştım. Kimi zaman güldüm kimi zaman ağladım. Filmin oyuncuları büründükleri rollerin hakkını fazlasıyla vermişler. Film tamamen gerçek hayat hikayesinden alınmış. Sonuna kadar çıkmadan izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Dilerim Oscar Ödülü'nü ülkemize kazandırır. Gözlerimden yorgunluk ve uyku akıyor. Bugünlük benden bu kadar, görüşmek dileğiyle! 😏

26 Ekim 2017 Perşembe

GÜNÜN ARDINDAN








Oyun çağlarında olan öğrencilerimle bol bol oyunlar oynadık bugün. Aldım el kuklalarını elime ve ellerim tombik tombik şarkısını söyledim kahkahalar kıkırtılar havada uçuştu. Bugün bilmem kaç  kere söyledim bu şarkıyı. Kuklaları alıp tombik deyip durdular. 😊

Bir de şu oluyor bu günlerde. Bir öğrencim oyun oynuyorsa yanına gidiyorum neler yaptığıyla ilgilenip biraz oyununa dahil olmadan bir başkası hemen bitiveriyor yanımda "Öğretmenim şunu senle oynayalım mııı?" ya da ''benimle oynaa!'' cümlelerini yöneltiyor. Biraz sonra onun yanına gidiyosun bu sefer de bir başkası beni yanına istiyor. Aslında çok güzel duygular bunlar. Gözlerim dolarak yazıyorum. Bugün anladım ki doğru yerdeyim. Belki daha öğrenecek çook şeyim var iş hayatında ve aynı zamanda minik öğrencilerimden. Sabretmeyi çokça öğreniyorum mesela. Onlara sevgi ve saygı dışında kocaman bir sabır sunmam gerektiğini biliyorum. Bir günümde bir sürü merak dolu gözlerle sorular alıyorum. Hiç oflamadan puflamadan sıkılmadan gözlerinin içine baka baka yanıtlıyorum. Çünkü biliyorum ki okulöncesi onların hayatında dönüm noktası olacak kadar önemli bir evre. 

Yarın Cumhuriyet Bayramımızı erkenden kutlayacağız haftasonuna denk geldiği için. Ben yaptıracağım etkinliği hazırlığa başlayayım şimdiden.. 😊 Huzurlu akşamlar! 

24 Ekim 2017 Salı

MOMO






"Bir insanın çok dostu olabilir ama insan, onların içinden bazılarını kendine daha yakın bulur ve onları daha çok sever."


"Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır."


"Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu."



Michael Ende'nin hayal gücü ile gerçeklikten harmanladığı harika bir roman. Momo adlı küçük kız kitabın başkahramanı. Olaylar da Momo ve onu çok seven dostları etrafında geçiyor. Bize verilmek istenen mesaj insanların geçirmiş oldukları zamanların aslında ne kadar kıymetli ve kendilerine özgü olduğu. 

Bu kitapta küçük ama bir o kadar da cesur yürekli olan Momo, karşısına Duman Adamlar lakabını taşıyan ve insanların zamanlarını çalan zaman tasarrufçularıyla olan mücadelesini göreceksiniz. 

Hayatta en önemli şey anı yaşamak. Geleceği bilmeyen bizler için kesin kararlar almamak. Günümüzde yaşayan, her yere alelacele koşturup bu yüzden de işlerini severek ve düzgünce yapmayan insanları bu kitapta da görmek mümkün. Her yaştan kimsenin okuması gereken bir kitap bana göre Momo. 



"Bütün yaşam bir hikayedir ve biz de onun içindeyiz."


23 Ekim 2017 Pazartesi

SEVGİLİ DOST #2








Sevgili dost,

Kimsenin kalbini kırma. Kimse derken sadece insanoğlu gelmesin aklına. İncitme bir bitkiyi, kötü davranma bir hayvana. Bilesin ki kalp kırmak kolay ama başkasının kalbinde yer edinmek çok zor. 

Sevgili dost,
İçinde bulunduğun ve normalleşmiş olan hep tüketen rolünden sıyrıl ve üretici ol.

Düşünmekten korkma. Düşüncelerini cesurca dile getir. İmkansız gibi göründüğüne aldanma sakın. Hiç beklenmedik bir anda çıkmaz mı ortaya şans? 

Sevgili dost,

Aklına gelen kelime ve cümlelerin kaleminle buluşup kağıda dökülmesine  izin ver. Yazmaktan korkma. Okumayı bırakma.

22 Ekim 2017 Pazar

YENİ BİR ÇEKİLİŞ


Blogumda yeniden bir çekiliş var desem. 😊 Yaptığım ilk çekilişin sonucunda kazanan okuyucuma çoktan hediyem ulaştıysa neden ikincisi olmasın dedim ve ikinci çekilişle geldim buraya. 





Bu çekiliş tamamen farklı tatlar üzerine olacak. Bildiğiniz gibi mektup arkadaşlarımdan hediyeler alıyorum. En son gelen Koreli mektup arkadaşımın bana göndermiş olduğu abur cuburları sakladım ve çekilişle sizlere vermek istedim. 🍟🍫

Göndereceğim abur cuburları ikiye ayırdım. Böylelikle bu çekilişin 2 kazananı olmuş olacak. 

Çekilişe katılmak istiyorsan yapman gereken şartlar şöyle; 

🌺Blogumu takibe almanız
🌺Yorum kısmına katıldığınızı belirtmeniz
🌺Bu yazımı sosyal medya hesaplarınızdan bir tanesinde paylaşmanız.                 (Facebook/twitter/google)


Katılan herkese şimdiden bol şanslar diliyorum. Son gün 10 Aralık. Bir sonraki çekilişlerde görüşmek dileğiyle! 🌼

YILDIZLARARASI




Bugün sana pazar günü izleyebileceğin çok güzel bir film önereceğim. Ben bu filmle biraz geç karşılaşmış olsam da sen geç kalmadın izlemek için. 😏 Film bilimkurgu tadında ve ara ara duygusal sahnelere de yer verilmiş. 

Cooper, Nasa'da görev yapmış eski pilotlardandır ve mühendistir. Yaşamına kendi çiftliğinde iki çocuğu ve babası ile çiftçilikle uğraşarak devam eder.  Cooper, geçmişindeki mesleğine olan özlemini içinde hep saklar. Kızı Murph de babasının izinden gitmeye pek heveslidir. Babası gibi bilime meraklı ve zekidir.

Birgün Nasa'dan inanılmaz bir teklif alan Cooper, bu teklifi değerlendirir. Çünkü dünya büyük bir tehlike altındadır. Verilen koordinatlar doğrultusunda tekrar uzay yolculuğu yapıp yaşanılması planlanan gezegenin kontrol edilmesi, bulguların doğruluğunun karşılaştırılması istenilir. Ama bir taraftan da ailesini ardında bırakma fikrini düşünen Cooper en çokta küçük çocuğu Murph için üzgün hisseder. Cooper'ın gideceği gezegen ile dünyada işleyen zaman kavramı arasında da büyük bir fark vardır. 

Filmin konusu mükemmel. Eğer bilimkurgu seviyorum derseniz bir şans verin bu filme.


21 Ekim 2017 Cumartesi

İNECEK VAR





Son günlerde birçok kötü haber, aksilik ve ufak tefek kazalar başımdan gitmez oldu. Tüm bunlara rağmen dik durmaya çalışsam da  biraz moral olarak üzgünüm. Bunlar yetmezmiş gibi dün akşam bileğimin arkasında derin bir kesik meydana geldi. Nasıl becerdiğim konusuna hiç girmeyelim. Buralara da uğrayamadım bu süreçte. 

Yine de hayattayım,yaşıyorum nefes alıyorum. Çevremden gelen kötü haberlere ve yaşadığım bazı ufak tefek aksiliklere rağmen en şükür sebebi hayatta olmak. Biliyorum iyi olan şey de kötü olan şey de hepsi Allah'tan. Biz bir imtihanın içerisindeyiz ve mühim olan bunu başarabilmek alnımızın akıyla üstesinden gelebilmek. İmkanım olsa da geçen haftamdan silebilsem perşembe ve cuma gününü ama olmuyor. Olan oluyor giden gidiyor hayat bir şekilde devam ediyor nefes alanlara.




18 Ekim 2017 Çarşamba

SAÇ ÖRGÜSÜ





Çocukken, saçlarımızı annem yapardı. Kız kardeşim ve benim saçlarımı her sabah okula göndermeden önce özenle tarar değişik modellerle gönderirdi okula. Çeşitli saç örgü modellerine ev sahipliği yapmışızdır. 😌

Annem örmesine örerdi saçımı ama ben rahat durur muyum? Hayır.☺ Akşam okuldan gelince çoktaan bozulmuş olurdu o yapılan örükler. Yine birgün okuldayken fotoğraf çekimi yapılacaktı. Ama bu fotoğraf çekimi okulumuza ait tanıtım kitapçığını oluşturacaktı. Katalogun içindeki bir sayfada benim ve öğretmenimin resmi birlikte yer alacaktı. Saçlar da örüklüydü. Ben çekim öncesi izin alıp lavaboya gittiğimi bile hatırlıyorum hala. Saçlarımı açıp geri gelmiştim.  Katalog da hala durur. Annemle her baktığımızda yine bozmuşsun saçını Tuğçe der. Sonra gülümseriz birlikte.

Bir keresinde de kahkül kesme maceram oldu. 6 yaşındayken ben, makasla kahkül kesmişim kendime. 😏 O halimle de fotoğrafım vardır. Tebessüm ettiren anılar.

17 Ekim 2017 Salı

ŞEKER PORTAKALI




Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos' in ölümsüz eseri olsa gerek Şeker Portakalı. Yazar bu kitabındaki hikayeyi,  beş yaşındaki Zeze karakteri ile kendi çocukluğunu özdeşleştirerek sunuyor bizlere. 

Yaramaz olmayan ya da hayatında bir kere bile olsa hiç yaramazlık yapmayan bir çocuk var mıdır?  Zeze'nin çocuk haliyle yapmış olduğu yaramazlıklar, içinde yaşadığı toplumu ve ailesini oldukça rahatsız eder. Kalabalık ve yoksul bir ailenin çocuğu olan Zeze, bir şey yapmasa bile ona sövülür, dövülür, tartaklanır. Tüm bunlara rağmen içindeki öğrenme isteği, azmi ve merakı herkesi kendine hayran bırakacak şekildedir.  Aslında yazar bizlere Zeze karakteri ile bir çocuğun dilinden, yaşamdan kendimize pay biçebilmemiz için fırsatlar sunmuş bu kitabında.  

Yazar Vasconcelos bu kitabını on iki günde yazdığını ancak onu yirmi yıldan fazla yüreğinde taşıdığını dile getirmiş.  Yazarla özdeşleşen duygu yüklü bir roman. 

16 Ekim 2017 Pazartesi

MİNİSO ALIŞVERİŞİ



Haftasonu yapılan mini bir kırtasiye alışverişi. Miniso'nun defterlerine bayılıyorum. Her türlü defter çeşidi bulmak da mümkün.

Bu mağazaya her girdiğimde en çok yenilenen kırtasiye ürünlerinin olduğu reyonu merak ettiğim doğru. Eğer benim gibi kırtasiye ürünlerini çok seviyorsanız bu mümkün oluyor. 😌
Gelelim aldıklarıma, defterler ve kalemler. Aslında bu defterler set halinde satılıyor. Üstte yer alan büyük boy defterler ikili, altta yer alanlar ise üçlü set. Çizgili ya da çizgisiz defterleri tercih ediyorum genelde. Kareli olanlarla aram pek iyi değil.

Ve kalemler.. Bu kalemleri ince uçlu oldukları için tercih ettim. Kartpostal ya da mektup yazarken iyi gidiyor bu siyah mürekkepli kalemler. Son olarak Mumuso Korea diye bir mağaza açılmış. Tıpkı Miniso Japan gibi. Yavaş yavaş bu tür mağazaları avmlerde görmeye başlayacağız sanırım. 😉

13 Ekim 2017 Cuma

SEVGİLİ DOST #1



Sevgili dost,

Gücü yetenin gücü yetmeyeni ezdiği bir dünyada yaşıyoruz. Çok umut kırıcı çok acı verici.
Umut veren, yarına daha bir hevesle istekle başlamanı sağlayan olaylar da oluyor elbette. Ama gönül istiyor ki hep iyiler olsun hep iyiler kazansın yaşamda.

Bu sefer de düşününce kötü diye bir kavram olmazdı yeryüzünde.
İyiler ayırt edilemezdi. İyi olan şeyler de.
Belki insanlar iyi olabilmek için maske takarlardı yüzlerine. İyi görünmek için.

Sevgili dost,

Doğru bildiğin yoldan şaşma. Dosdoğru olacağını bildiğin yoldan. 

Empati kur,bol bol paylaş sevgini mutluluğunu, elinde olanı. Gözyaşlarını akıt cesurca. Paylaştıkça çoğalmaz mı yeni güne olan umutlar?  Unutma hayatta hiçbir zaman bencil olanlar kazanmazlar.
Kazandıklarını sansalar da içlerinde, ruhlarında hep bir şeylerin eksikliğini, yoksunluğunu hissederler.

Sevgili dost,

Yüzündeki gülümsemeyi hiç bırakma.



12 Ekim 2017 Perşembe

DALTONLAR



Bugün zaman çok çabuk geçti diğer günlere nazaran. Bir kaktüsüm olmuştu. Yaklaşık üç hafta öncesinde. Yanına üç tane daha kaktüs koydum. Yalnız bırakmak istemedim. Daltonlar dörtlüsü gibi oldular. Hepsi birbirinden farklı. Ama şu dikenli olan kaktüse dokunup sevememek diğerlerini severken içimde bir burukluğa sebep oluyor. Çiçek açarlar mı açmazlar mı bilmiyorum. Açsalar da güzel olur hani.😊

11 Ekim 2017 Çarşamba

ESKİŞEHİRDEN KARTPOSTAL GELDİİ



Günaydıınnn! Dün bir paket aldım adresime. İşten eve geldiğimde odamda gördüm bu paketi. Mektup beklemezken ben böyle bir sürprizle karşılaştım. ''Aaa bana paket mi gelmiş?'' sorusu yankılandı odamda.🙈 

Gönderenin adresine bakınca pek sevgili Beyda'nın Kitaplığı blogunun sahibinden geldiğini anladım. Bir kere kartpostallaşmıştık önceden. Günün tatlı yorgunluğunu aldı bu paket diyebilirim. Kartpostal ile birlikte broşürler, okumam için bir kitap ve pul göndermiş ufak koleksiyonum içim. Nasıl mutlu oldum nasıll! 😊 Kitabı en kısa zamamda okumaya başlayacağım. Kartpostala yazdıkların çok samimi çok içten.. Teşekkür ediyorum hepsi için. Dilerim birgün yüz yüze tanışıp birer kahve eşliğinde sohbet etme şansımız olur. Benim kartpostalım da çok yakında Eskişehir yolcusu olacak.😌

10 Ekim 2017 Salı

REÇEL KAVANOZU



Küçük,kapağı açılmayan zorlu bir reçel kavanozunun meydana getirdiği olaylar. Reçel Kavanozu'nda çocukların ve yetişkinlerin bir olaya farklı açılardan nasıl baktıklarını görüyoruz.

Kitapta Celal adında bir çocuk var. Evlerindeki bir reçel kavanozunu açıp yemek ister ancak kavanoz kapağı baya inatçı çıkar. Gündelik hayatımızda da öyle kavanozlarla karşılaştığımız olmaz mı? Açmaya yeltenirsiniz fakat bir türlü açamazsınız. Sıcak suyun altına mı tutmazsınız. Bıçakla kapağı gevşetmeyi mi denemezsiniz. Ya da evin üyelerinden açmalarını mı talep etmezsiniz.😅 İşte Celal de tüm bu yollara başvurur kitapta. Gelin görün ki kavanoz kapağı açılmaz. Yaşadığı küçük semtte dillerde dolanır durur bu reçel kavanozu.  

Bu kitapta küçük bir çocuğun azmini,cesaretini göreceksiniz eğer kitabı okumaya başlarsanız.😌

9 Ekim 2017 Pazartesi

WHILE YOU WERE SLEEPING






İlk iki bölümü izleyince ne ara bitti bu dizi dedirtti. While you were sleeping,Sen Uyurken, yeni çıkmış dizilerden. Konusu beni büyüledi. Film gibi bir dizi. Kadın başrol oyuncu Suzy,rüyalar görür ve bu rüyalar zamanı geldiğinde gerçekleşir. Engel olup olmamak da onun elindedir. Bana Sondurak film serilerini hatırlatmadı değil ama izlenebilir bir dizi. Olaylar sizi daha ilk iki bölümden şaşırtacak. Dizi konusu itibariyle romantik olsa da ara sıra aksiyon sahnelerine de yer verilmiş. Üstelik bölümler de kısacık. Yarım saatte bitiyor. Diğer başrolde olan erkek oyuncu ise savcıdır. Bu iki başrolün yolları kesişecektir ve ortak yönleri de olacak mıdır? İzleyin görün derim. 😌
 

BİRPEMBESEVER