16 Temmuz 2018 Pazartesi

HELLES ABİDESİ





Helles Anıtı. 
Çanakkale'de yer alan tarihi yerlerden biri. Gezimiz sırasında tabelalar sayesinde bu yeri de tanımış ve görmüş olduk.


Helles Abidesi, Gelibolu harekatını simgelemek için hem de harekat sırasında hayatını kaybedip de mezarları bilinmeyenler ile denizde kaybolan veya Çanakkale sularına gömülen 20763 asker için dikilmiştir. Ayrıca bu abide, Britanya Milletler Topluluğu Harb Mezarlıkları tarafından yaptırılmış ve bakımı da onlara aitmiş.




Abide'de, harekata denizden katılan bütün gemilerin adları, yarımadada hizmet görmek için görevlendirilmiş askeri grup ve birliklerin ünvanları ile birlikte hayatlarını kaybeden İngiltere'den 18985 askerin ve Hind Ordusundan da 1530 askerin isimleri gördüğün resimdeki gibi abidenin etrafındaki duvarlara yazılmış.







Anıtın ön ve sağ kısmına bu güzel manzara eşlik ediyor. Eğer benim gibi ayçiçek tarlasını görmekten keyif alıyorsan bu tarla arasında sevinçten kaybolacağını söyleyebilirim sana. 


Bu minikleri bir ayçiçeğini fotoğraflarken görme şansım oldu. Onlar da bu unutulmaz geziye eşlik ettiler. 😊

15 Temmuz 2018 Pazar

MİM | İNSAN NE İLE YAŞAR?





Uzun zamandır mim yazısı başlatmadığımı fark ettim. Dün düşüncelere dalmışken aklıma aniden bir cümle geldi. 
''İnsan ne ile yaşar?''

Her insanın duyguları, düşünceleri, ideolojisi, yaşam tarzı, hobileri, görüntüsü farklı bu hayatta. Yaşamda da olmazsa olmaz şeyler vardır hepimiz için. 
Bizler öncelik olarak hep bedenimize önem ve değer verdik. 
Hiç ruhumuzu düşündük mü? 
Ruhumuzun da beslenmeye, dinlenmeye, sevilmeye, sevmeye, konuşmaya ihtiyacı olur. Bana göre insan ne ile yaşar sorusunun cevabı öncelikle şükür olur. Şükürsüz bir insan, meyvesiz bir ağaca benzer bence. Ruhun gıdalarından biri de şükretmek. 

İnsan ne ile yaşar sorusu aklıma ilk geldiğinde, insan ruhunu da eş zamanlı olarak düşündüm. İnsanın ruhu, ölümden başka bir şeyle ayrılamayacağı için insan ne ile yaşar sorusuna da cevabım ilk olarak şükür sonra da sevgi geldi. Sevgiden yoksun bir insan düşünemiyorum. Sevmek, sevilmek ne güzel bir his. 

İnsan, sevgisiz de yaşayamaz. Susuz gibi hisseder kendini sevgiden yoksun bırakılırsa. Hem çevresindeki insanları, hayvanları, bitkileri ve nicelerini de fark edip sevemez böylelikle. Sevgi de önemli. 
Sevgi, diğer bütün güzel dıyguların başı aslında. 

Bu mim, kendi düşüncelerini bir soru altında yorumlayabileceğin bir yazı olacak. Seni düşündürecek.  

Mimlendin:


🌸 Deeptone
🌸Ruhsadan İnciler
🌸Beydanın Kitaplığı
🌸Çok Bulutlu
🌸İmza Hayalperest
🌸Her Telden Şef
🌸İmanpower
🌸Sakura Mevsimi
🌸Ece Evren 
🌸Girift




Ve

🌸Okuyan herkesi mimledim.🤗 

14 Temmuz 2018 Cumartesi

NEW JOURNEY TO THE WEST





Bir varyete programı ile karşındayım. 
Tvn kanalında yayınlanmış olan ve izleyicileri kahkaha tufanına boğan bir Kore programı. 
New Journey To The West.
Birbirinden farklı 6 ünlü, programın akışını bilmeden buluşma yerinde toplanırlar. Ünlüler arasında: şarkıcı, oyuncu, komedyen, sunucu ve rapçi var. Kang's Kitchen adlı varyete şovundaki aynı ekip bu programda. Zaten bu şov, izleyici tarafından beğeniliyor ve tutuyor, üzerine aynı kadro ile Kang's Kitchen programı farklı bir içerikle izleyiciye sunuluyor.

Bu programda yönetmen ve ekibi ünlüleri başka bir ülkeye götürür. Ünlüler, hep bireysel yarış içerisinde olacaklardır. Birbirlerinin arkasından iş çevirenler, tatlı hainlikler var. Yemek yemek için bile bireysel yarış yaparlar. 
Anlatmakla bitmeyecek olan bir program. Gülme garantili olduğunu söyleyebilirim. Eğer 3.sezonu izlediysen 4.sezon daha komik ve eğlenceli gelecektir. Çünkü aynı ekiple iki sezon üst üste çekiliyor. Resimde gördüğün 6 ünlü sayesinde program reytinglerde üst seviyelerde olmuş hep. 

12 Temmuz 2018 Perşembe

POSTCROSSING | ÇİN







Bu kartpostal arkadaşım Çin'den. Yine Çin'de yer alan Guangzhou adlı bir şehirde yaşadığından bahsediyor. Şehir, Guangdong eyaletinin en büyük şehriymiş. Çok güzel bir şehir olduğunu ve adının '' çiçek şehir '' olarak çağrıldığını da ekliyor arkadaşımız. 

Şehrin içerisinde çok fazla güzel çiçek görmenin mümkün olduğunu belirtmiş. 
Açıkçası ben kartpostalın üzerinde bulunan illüstrasyon resme vurulmuştum. Bu kartların üzerindeki resmin serilerini farklı ülkelerdeki insanlardan toplayıp bizzat koleksiyonunu yapanlar var. Bu kartpostal serisinin ismi ise '' Jetoy Choo Choo ''.

Guangzhou'ya gelecek olursak eğer, yemeklerinin çok güzel ve lezzetli olduğundan da bahsediyor. 
Kartpostallaşmak sayesinde Çin'de yer alan bir şehri öğrenmiş olduk seninle birlikte. 




11 Temmuz 2018 Çarşamba

ÖN KOŞUL SAÇMALIĞI





Kısa bir tatilin ardından döner dönmez yoğun bir iş temposu içerisindeyim. Günde bir ya da iki dersim boş oluyor sadece. Ama beni en çok mutlu eden şey ise öğrencilerimin yokluğumdaki tepkileri. Beni göremeyince üzülenler, surat asanlar, bize haber verseydiniz biz de gelmeseydik diyen veliler olmuş. Sevmek ve sevildiğini görmek ne güzel bir şey. Bu mutlulukları yaşadığıma çokça şükür.

Bildiğin gibi iki ülkeden iki mektup arkadaşına sahibim. Bu benim hobilerimden biri oldu artık. Mektuplaşmak. Tam beş senedir mektuplaşıyorum. Ya da kartpostal gönderiyorum etrafımdaki insanlara. Hiçbir karşılık beklemeden. Seviyorum çünkü. Kendime bu şekilde vakit ayırmayı ve insanların yüzünde tebessüm sebebi olabilmeyi. Mutlu ediyor böyle ufak tefek şeyler beni.

Bugün öğle aramda merak saldığım sulu boya ile ilgili birkaç video izledim. Eve varınca İsmek kurslarında sulu boya eğitimi olup olmadığını araştırdım ve eğitim olduğunu görünce sevinçten havalara uçtum. Tabii bu sevincim kursağımda kaldı orası ayrı... Eğitimi sadece yağlı boya sertifikasına sahip olanlara verildiğini belirtmişler. Ön koşul buymuş. Sonra yağlı boya eğitimine baktım ve orada da bir ön koşul ile karşılaştım. Kısacası kayıt olamadım. Çok yersiz ve saçma buldum bu ön koşulları. Çünkü, bu ön koşulları sağlayamadığı için alana hevesli olan  bir kişi hobi olarak bunun eğitimini alamayacak mı hiçbir zaman?
İnternet üzerinden videolarla bir şeyler yapmaya çalışacağım sanırım. 
Şimdilik böyle görünüyor.

10 Temmuz 2018 Salı

BAZI YOLLAR YALNIZ YÜRÜNÜR





Özgür Bacaksız'ın, Bazı Yollar Yalnız Yürünür kitabı.
Tam bir yaz kitabı, bir günde biten çerez kitaplardan. Düşünürlerin, fikir adamlarının kısa kısa sözlerine yer verip kendi cümleleriyle harmanlamış yazar kitabında. 
Hatta bazı cümleler var ki tekrar tekrar okuyorsun üzerine kafa yoruyorsun ya da not alıyorsun köşeye. Yazar bu kitabını, aforizmalarla şekillendirdiği ve hikayelerle süslediği bir felsefi kitap olarak görüyor. Çok sevimli, tek solukta okunabilen, akıcı kitaplardan.


'' Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.''

'' Sesinin tonu kalbinin tonundan çok olanlardan uzak dur.''

''İnsan her geçen gün biraz daha yalnızlaşır,kalabalıklar fayda etmez.''


'' Göz bir vicdan organıdır.'' 

''Görülmeye değer hiçbir şeyin olmadığı bir görüntü bolluğu.''

'' Ne kaldı konuşulmayan,
görülmeye değer ne kaldı?
İnsan karmaşada kendini kaybetti...
Hiçlik kaldı geriye. ''


'' Zarar vermeyerek değil, zarar vermeyi bile düşünemeyecek kadar merhametli olursun.''

'' Hep denk geldim. Anlamış gibi yapanlara, anlamadan çok uzak olanlara.''


'' Boş konuşandan, parayı göklere çıkartandan, dünyayı kurtarmış gibi gözükenden uzak dur.''

9 Temmuz 2018 Pazartesi

AYNALI ÇARŞI






Çanakkale'de uğradığımız yerlerden birisi de meşhur Aynalı Çarşı oldu. Bir çeşit kapalı çarşı. İstanbul'da Eminönün'de yer alan Mısır Çarşısı'na benziyor ama onun kadar büyük değil. Hatta biz gittiğimizde bir kısmı da kapalıydı. Sanırım tadilat vardı. 

Çanakkale türküsünde de yer veriliyor Aynalı Çarşı'ya. Günümüze ulaşan kapısı hala orjinalliğini korumaktadır. 1890'lı yıllarda Eliyau Haliyo tarafından yaptırılıyor ve daha sonra ise 2. Abdülhamit tarafından da kapalı çarşı olarak kullanıma açılıyor. Daha sonra Gelibolu Savaşı oluyor ve çarşı büyük bir yıkıma uğruyor. Bu esnada İngiliz askerleri tarafından kapalı çarşımız ahır olarak kullanılıyor. Bu zamana kadar birçok restorasyon çalışmaları yapılıyor ve Aynalı Çarşı bugünkü halini almış oluyor.

İçerisini gezerken her türlü turistik eşyayı da görmek mümkün. Anahtarlıklar, magnetler, kartpostallar,havlular,aynalar,takılar ve daha nicesi... İçeriyi gezerken bir yandan ağzınıza Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı türküsü dolanıyor. 
O eski zamanları zihninde canlandıran tarih kokan bir mekan Aynalı Çarşı.

8 Temmuz 2018 Pazar

THE BEAUTY INSIDE




The Beauty Inside, İçindeki Güzellik.
Güney Kore yapımı bir film. Biraz fantastik biraz romantik. Fantastik kısmına aldanıp ben bu filmi izlemem deme sakın. Çünkü filmde izleyiciye vermek istenen kısa kısa mesajlar çok güzel.

Woo Jin,ana karakter, her sabah yeni bir güne gözlerini açtığında farklı bir kişi olarak uyanır. Bu 18. yaşına girdiğinden beri böyledir. Her yeni güne farklı bir bedende, farklı cinsiyette, farklı görünüşte uyanır. Değişmeyen tek şey Woo Jin'in kendisidir. Yani karakteri,huyları,hobileri ve sevip sevmediği şeyler hep aynıdır.

Woo Jin, aynı zamanda mobilya tasarımcısıdır. Bu işi yapmaktan çok keyif alır. Bir gün gitmiş olduğu mobilya mağazasında satış görevlisi olan bir kadına aşık olur. O günden beri her gün bu kadını görmeye gider. Sevdiği kadına itirafını iyi bir görünüşe sahip olup yapmak ister. İstediği o iyi görünüş bir sabah uyandığında gerçekleşir ve Woo Jin sevdiği kadına itirafını yapar. Ama Woo Jin uyursa görünüşü yine değişecektir. Woo Jin, gerçekleri itiraf edip etmemek arasında gidip gelecektir.

Filmin konusu çok hoş. Özellikle vermek istediği mesaj, günümüzdeki insan ilişkilerine bakacak olursak çok yerli yerinde olmuş. İnsanların dış görüntülerine odaklı bir zamanda yaşamaktayız. Onların iç güzelliklerinden çok dışına odaklanıp kalmışız. Bu filmde de bunu çok iyi örneklerle görmüş olacaksın.




'' O zamanlar, ben neden korkuyordum? Diğer insanların bize karşı bakışlarından mı? Ya da seninle birlikte katlanmak zorunda olacağım bir sürü acı ve kederden mi? 
Her ne olursa olsun... Şu an senin yokluğun kadar acı vermezdi bana.''

7 Temmuz 2018 Cumartesi

BEHRAMKALE | ASSOS ANTİK KENT






Assos Antik Kent, Çanakkele'nin Ayvacık ilçesinde yer almakta. Turistik bir yer olan Assos'da görülecek yerlerden biri de Behramkale. Buranın yapımı M.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu kadar eski bir yapıyı görmek başta beni biraz heyecanlandırmakla beraber meraklandırdı da. Tarih kokan bu yere köyün içerisinden geçerek ulaştık. Behramkale kentin en tepesinde yer alıyor. Bu tepeye arnavut kaldırımları üzerinde hafif bir yokuşta yürüyerek ulaşıyoruz.


Bu yokuşun her iki tarafında köyden halkın satmış olduğu çeşit çeşit hediyelik eşyalar vardı. Fiyatları normalin biraz üstünde olsa da hepsi ilgi çekici güzellikteydi.


Farklı desenlerde maskeler, denizden çıkarılmış ve süs olarak kullanılan gerçek balıklar, yine denizden çıkarılan farklı şekillerdeki deniz kabukları satılıyordu.  



Dikkat çekmek istediğim tek nokta şu: Çanakkale esnafı hiç mi hiç indirim yapmıyor. Yani pazarlık etmeyin. Pahalı satılan hediyelik eşyalar olmasına rağmen ufacık bir indirim dahi yapmadılar gittiğim hiçbir yerde.😂

Tepeye vardığımızda giriş turnikelerinden eğer müze kartın varsa ücretsiz bir şekilde girmen mümkün. Yoksa da giriş ücreti 10 Tl.




Giriş kısmında bizi Aristo'nun küçük bir heykeli karşıladı. Filozof Aristo bu saklı ve güzel kent Assos'ta evlenmek istemiş. Tepeye vardıkça gördüğümüz manzara çok güzeldi. Bir tarafta Midilli Adaları ve Ege Denizi, köyde yer alan taş evlerin görünümü eşsiz bir güzellikteydi.



Behramkale'nin bu hali günümüze ulaşan kısmı oluyor. Yapıldığı zamanlardaki halini andıran bir maketi de koyulmuştu.


Ayrıca mekan içerisinde Athena Tapınağından arda kalan kalıntıları da görmek mümkün oldu.






Buram buram tarih kokan bir geziyi burada seninle de paylaşmak istedim. Daha çok gezmek dileğiyle,hoşçakal ! :)






6 Temmuz 2018 Cuma

VETERAN




Veteran, Karşı Karşıya.

Bol ödüllü, süper oyuncu kadrolu ve dolu dolu aksiyon sahnelerinin yer aldığı mükemmel bir film, Veteran. Konuyu anlatmadan önce aksiyon sahnelerinde ,özellikle dövüş sahnelerinin, gerçekçiliği inanılmazdı. İzlemesi çok keyifli bir filmdi.

Filmde çok iyi iz süren ve işinde başarılı bir polis vardır. Ve tabii filmde bir de kötü adamımız vardır. Bu kötü adam ise çok varlıklı bir ailenin oğlu olmakla birlikte birçok suç işler. İşlediği suçların üstünü de yakın çevresindeki adamları kapatır. Polisimiz bu kötü adamla bir ortamda karşı karşıya gelir. 

Kötü adam Yoo Ah In, bir cinayet işler ve yine üstü, adamları tarafından örtülür. Kurban intihar etti olarak gösterilir. Cinayete kurban giden adamın ailesine rüşvet dahi teklif edilir. Kurbanın arkadaşlarından biri de polis memurumuzdur. Olayların izini süre polisin elindeki deliller hep Yoo Ah In'i işaret eder. Polis memuru, bu işin peşini bırakmaz ve Yoo Ah In'in gerçek yüzünü ortaya çıkartmak için mücadele edecektir.



5 Temmuz 2018 Perşembe

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANITI






Bugünkü yolculuğumuz Çanakkale'ye doğru oldu. Çanakkale'ye vardığımızda feribotla karşı yakaya 10-15 dakika gibi kısa bir sürede geçerek Gelibolu yarımadasında yer alan şehitlik anıtına varmış olduk.

1. Dünya Savaşı'nda Anadolu'nun her toprağından ve başka ülkelerden de gelen çocuğu, genci, yaşlısı topraklarımızı düşmanlardan korumak adına şehit olmuş Çanakkale'de. Oraya adım atınca da Çanakkale'nin neden dillere destan olduğunu da anlıyorsun aslında..

Yolculuğumuz sırasında birçok şehitliğin önünden geçtik. Çanakkale'nin her toprağında mücadele etmiş şehitlerimiz, gazilerimiz, dedelerimiz ve ninelerimiz. Allah onlardan razı olsun inşallah... Onlara çok şey borçluyuz.

Ve Çanakkale Şehitlerinin olduğu büyük anıta vardık.


2015 yılında şehitlerimizin mezar taşları yenilenmiş ve içlerine Türk bayrağı konulmuş. Bunu yapmalarının sebebi ise mezar taşında yazan isimlerin eskisi kadar okunaklı olmamasıymış. Mezar taşı demişken, bir mezar taşında bir sürü şehidimizin ismi yer almakta. Hangi memleketten olduğu da belirtilmektedir. 


Şehitlerin kabirlerinin tam ortasında ise Türk Bahçesi bulunuyor. Bu yer lale çiçeğini temsil ediyor.  İç kısmında yer alan 8 siyah Türk bayrağı ise Osmanlı Devleti'nin Çanakkale dışında katılıp kaybettiği cepheleri temsil ediyor.


Bu bahçeden aşağıya doğru yürüyünce Şehitler Abidesi göz kamaştıran endamıyla bizi karşıladı.




Beni çok duygulandıran bir gezi oldu. 
Yine yeniden gitmek istiyorum Çanakkale'ye.
Mehmet Akif Ersoy'un şu dört nakaratıyla bitirmek istiyorum bu gezi yazımı da..

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.



VICTORIA





Knut Hamsun, Victoria. 
Çağdaş Dünya Edebiyatı serisinde yer alan kitap ayrıca Nobel ödüllü bir yazarın eseridir de. Halkın yüksek ve düşük kademelerini kitapta görmek mümkün. Onların günlük yaşamlarından kesitlere değiniliyor. Baş karakterlerden de biri Victoria’dır. 

Victoria tüm şehirde adı duyalan bir kadındır. Çünkü halkın yüksek kesiminden olmakla birlikte güzeldir de. Bir değirmenci oğlu olan Johannes ile yolları ormanda kesişir. Böylelikle tanışmış olurlar. Johannes çok duygusaldır. Şiirler, hikayeler yazmakla ilgilenir. Bir gün çok meşhur biri olacağının düşünü kurar hep. 

Victoria, Johannes’in aksine duygularını belli etmez, içinde saklar. Gerçekleşmeyecek bir hayalin parçası olmak istemez bu hikayede. Johannes ise Victoria’yı sever, onun için şiirler yazar söyler. 

Acı verici bir aşk hikayesinin kırıntılarına eşlik edeceksin bu kitapta.

3 Temmuz 2018 Salı

A VIOLENT PROSECUTOR





A Violent Prosecutor, Adeletin Peşinde.
Filmde başrolde, işine kendini adayan ve gerçeklerin peşinde koşan dürüstlüğü ve sertliği ile tanınan bir savcı vardır. Savcı bir soruşturmanın izini sürer. Bu süreçte bir suçlu gözaltına alınır ve savcımız sorgusunu gerçekleştirmek için suçlu ile karşı karşıya gelir. Bu savcı da sorgularında biraz kaba kuvvet kullanır. Böylelikle suçlulara suçlarını itiraf ettirebildiğini düşünür. 

Sorguya aldığı adam bir çetenin üyesidir. Bu çetenin de ülkenin milletvekillerinden birisi ile bir bağlantısı vardır. Rüşvet davasını yürüten savcı, sorgu esnasında adama suçunu itiraf ettirmek için kaba kuvvet uygular. Sorguya ara verilir ve savcı döndüğünde suçlu, cansız bir şekilde yerde nefes almadan yatar. Savcı baş şüpheli olarak tutuklanır ve ceza evine gönderilir. Çünkü zanlıyı en son gören ve ona şiddet uygulayan da odur. Ancak bilinmesi gereken bir şey vardır ki o da ölen şüphelinin astım hastası olduğu ve öldüğü esnada da astım ilacının yanında bulunmadığıdır. 

Savcı sorgu esnasında zanlının astım ilacının yanında olduğunu hatırlasa  da mahkeme onun savunmasını reddeder ve 15 yıl hapis cezasına çarptırır. Savcımız bir kumpas sonucu hapise gönderilir. Günah keçisi ilan edilir. Savcı, hapishanede yeni arkadaşlar edinerek kendini temize çıkartmaya çalışır.
Nefis bir aksiyon içeren ve biraz da komedi barındıran film.

2 Temmuz 2018 Pazartesi

GÜN 2





Birpembeser’den merhabaa! 
Bugün termometre  37 dereceyi gösterdii. Sıcaktan kavrulduk. Akşama doğru da sahilde yürüyüş yapıp fotoğraf çekelim dedik ve kendimizi dışarıya attık. 
Sahilde gezerken incik boncuk satan bir sürü tatlı esnaf ablalar vardı. Takılar o kadar güzeldi ki hangisini seçip alacağımıza bir türlü karar veremedik. En nihayetinde birinde karar kıldık ve tatilimizden anı kalması için kendimize birer bileklik aldık.
  
İlk fotoğrafta gördüğün şirin ördeklerin 4 yavrusu vardı. Yakından daha şirin ve sevimliydiler. 

Gezinirken birden karşımıza bu pisicik çıktı. Onu çekmemizi ister gibi karşımıza oturdu ve pozlar vermeye başladı. Ara ara da mırladı. 


Ve günbatımıı.. 
Oturduk. Dalgaların sesini dinleyerek manzaranın tadını çıkarttık. 


1 Temmuz 2018 Pazar

KISA BİR TATİL KAÇAMAĞI





Bir haftalık tatil kaçamağının ilk günündeyim. 
Bu tatile hem zihin olarak hem de beden olarak çok ihtiyacım vardı. Malum masa başında bire bir ders veryoruz öğrencilere. Ve zihinsel olarak da bedenen de yoruluyoruz yıpranıyoruz. İnşallah bu tatil bana iyi gelecek ve sonrasında daha dinç ve mutlu bir Tuğçe olacağım.😊

İmkanım olduğunca bol bol gezeceğim, yeni yerler keşfedeceğim. Ve seni de gezdiğim yerlere götürememiş olsam da burada anlatarak bilgilendireceğim.
İlk günden geriye kalanlar: sıcak hava ama serinleten deniz ve dondurma, çekirge sesleri, vızıldayan arılar .🐝 
Kendine dikkat et! 🌸

30 Haziran 2018 Cumartesi

MEMOIR OF A MURDERER






Bir Seri Katilin Günlüğü.
Byung Soo adındaki adam eski hayatında seri cinayetler işleyen bir adamdır. Şimdilerde ise kızı ile yaşayan ve Alzheimer hastalığı ile mücadele eden yaşlı biridir. Geçmişte işlemiş olduğu cinayetlerde suçlu ve kötü olan insanları öldürmüştür. Yaşamı boyunca da yaptığı bu cinayetleri haklı çıkartmasının sebebini, öldürdüğü insanların kötü olmalarının arkasına saklanarak geçirmektedir.

Byung Soo kızının da yardımıyla her gününü ses kayıt cihazı ile kayıt altına alır. Ayrıca hastalığını öğrendiğinden beri elektronik olarak da günlük tutmaya başlamıştır. Yaşadıkları yerde peşi sıra cinayetler işlenmeye başlar. Byung Soo, günden güne daha da unutkan olur. Bu cinayetleri işleyenin de kendisi olduğundan kuşku duyar ve başka bir seri katil olma ihtimalini de aklına getirir.

Byung Soo, işlenen cinayetlerin ardından civarda daha çok gözlem yapmaya çıkar. Geçmiş yaşamındaki cinayetlerle şimdiki işlenen cinayetler arasında hafızası gidip gelir. Ve hafızası adeta ona oyun oynar. Ortada yeni bir seri katil mi vardır, yoksa Byung Soo kayıp hafızasına yenilip tekrar cinayetler işlemeye mi başlamıştır?

28 Haziran 2018 Perşembe

ELEKTRİKLER KESİLİRSE





Eve geldikten kısa bir süre sonra elektrikler kesildi. Böyle olunca da mumlar ve ışıldaklar meydana çıkıverdi. İnternet de olmayınca bir müddet ne yapacağım ben şimdi diye düşündüm. Biraz kitap okudum. Ardından bitirmiş olduğum daha önceki kitaplarda hoşuma giden kısımları mavi defterime not ettim. Tabii henüz hepsini yazmayı bitiremesem de bir kısmı halloldu diyebilirim.

Ardından saate baktım pek zaman geçmemişti ve fark ettim ki internet olmayınca vakit daha uzun ve bereketli. Ben de meydana kartpostal kutumu çıkarttım. İçerisinden ayıklanacak ıvır zıvırları temizledim.Mektuplarımı, kartpostallarımı düzenledim. 

Bazı kartpostallarıma da göz gezdirdim. Sanki daha dün gibi.. Ama tarihler 2014-2015 yıllarına ait. 

Sonra tebessüm ettim, kocaman. Anladım ki bu küçük kutunun içerisine bir sürü insan, bir sürü mutluluk, bir sürü sevgi, bir sürü saygı, bir sürü arkadaş biriktirmişim ve biriktiriyorum. Sonra aklımdan şunu da geçirdim. Acaba ileride bir babaanne ya da anneanne olursam torunlarımla da bu kutuyu açıp içindeki mutlulukları beraber okur muyuz?

27 Haziran 2018 Çarşamba

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN TATLI KIZ






Güne tatlı bir telaşla başladım. Aslında bu heyecan dünden itibaren başladı. 
Çünkü bugün sevgili kız kardeşimin doğum günü. 
20. yaş günü.
En güzel yaş.
Hem kardeş hem dost gibi.. 
Bazen de sırdaş, dert ortağı, tebessümlere boğulma sebebi..
Her kardeş gibi bizde de ufak tefek anlaşmazlıklar olsa da hep bir orta yol buluyoruz. 
Tatlı telaş demişken.. Ne alsam ne yapsam diye düşünüp durdum. Sonra kız kardeşime not yazıp çiçek göndermeye karar verdim. Çünkü bu onun için bir ilk. Yani hayatındaki ilk çiçeği.😊
Unutulmaz bir anı bırakmak istedim ve bu da gerçekleşti.
İkinci bir sürprizi de blogumda yapmak istedim. Bu blogumu onun, beni teşvik etmesiyle açmıştım. Daimi olarak blogumu ziyaret eden okurlarımdan da bir tanesidir. O halde bundan sonraki satırlarım senin için sevgili kardeşim;

Daha nice birlikte gülüp eğlendiğimiz, mutlu, sağlıklı, huzurlu günlerimiz olsun inşallah.
Ve en önemlisi önünde hep güzel günlerin olsun. Seni seven, hatırlayan ve  yanında olan yeni yeni dostların olsun.
Doğum günün kutlu olsun tatlı kız! 💜💛



26 Haziran 2018 Salı

KANG's KITCHEN





Eğer bol kahkaha istiyorsan sana önerebileceğim çok güzel bir varyete şov var.
  Kang's Kitchen. 
Kendileri Kore'nin varyete programı olur. 
Beş ünlü kişi bir ekip olurlar ve Jeju Adası'nda halka açık bir mekanda kendi belirledikleri menülerle yemekler yapıp satacaklardır.

Bu mekanı programı yapan ekip onlar için kurup hazırlıyor. Menüyü ünlüler seçiyor ve kendi aralarında her gün görev dağılımı yapıyorlar. Ara sıra birbirleriyle tatlı atışmaları da oluyor. Ve bu da şova renk katıyor doğrusu. New Journey To The West  programındaki aynı kadro ile bu programda da devam ediyorlar. 

Her günün sonunda da hasılatı toplayıp kar zarar durumunu hesaplıyorlar. Ünlülerin, halka karışıp hizmet sektöründe çalışması çok takdir toplamış. 6 bölümden oluşuyor ve nasıl bittiğini anlamıyorsun. Eğlenceli, komik ve izlenilesi bir şov.



MALEZYA'YA UZANAN MEKTUP ARKADAŞLIĞI





İşten eve geldiğimde bu güzel paket karşıladı beni. Tüm gün çok yorulmuştum ve üstelik hava kapalı olamasına rağmen çok basık ve sıcaktı da. Anlayacağın, ansızın gelen bu sürpriz mektup günümü mutlulukla bitirmeme sebep olabilir.😊

Malezyalı arkadaşım Nana'yı biliyorsun. Bilmiyorsan da duymuş oldun şimdik.
Nana, ansızın gönderdiği mektubunun yanına ufak tatilinden hediyelik eşyalar da eklemiş. Anı olarak kalması için. Henüz Malezya'ya gidemesem de şehirlerini gezmiş kadar olduğumu söyleyebilirim. Tabii bu da sevgili arkadaşım Nana sayesinde.😇

Göndermiş olduğu abur cuburları gönül rahatlığı ile yiyebileceğim için de ayrıca mutluyum. Çünkü o da müslüman ve paketlerde helal olduğuna dair bilgilendirmeler de mevcut. Anahtarlıklar, magnet, bileklik hepsi çok cici geldi bana.

İşte, mektup arkadaşlığının güzel yanlarından biri de ansızın postacı tarafından kapınıza bırakılan paketler. Yorucu geçen bir gününe neşe katıp seni mutlu edebiliyor. Öyleyse ne diyoruuz?

'' YAŞASIN MEKTUP ARKADAŞLIĞII ''

25 Haziran 2018 Pazartesi

ÇAYCI İZZET EFENDİ





Çengölköy'ün ara sokaklarında kalan ve birbirinden farklı çayları deneyebileceğiniz mekanlardan biri de Çaycı İzzet Efendi. 
Bugün bu mekandaydık. Mekan küçük olsa da içerisinin aydınlık ve ferah olmasını sevdiğimi söyleyebilirim. Çalışanlar da ilgili ve güleryüzlüydüler. 


Bu mekan sana dünyanın çeşitli yerlerinden gelen çayları tatma fırsatı sunuyor. Önce size çok tercih edilen çayları gösteriyorlar. Ve ardından tek tek kokluyorsunuz. Ben Üsküdar Harmanı çayının kokusunu çok beğendim ve bu çayı seçtim.



Çaylar demlikte geliyor. Her demlik çaydan da iki fincan çay çıkıyor. Çayı çok beğenerek içtim. Hafif ve az tatlı bir tadı vardı. Bir demlik çayın fiyatı ise 12 TL idi. Fiyat seçtiğin her çay için geçerli.
Çaylarımızın ikram edildiği porselen takımlar da çok ciciydi. Çayların yanına tatlı da söyleyelim dedik. 



Tatlılar orada yapılıyormuş ve günlükmüş. Taze olmalarından da anlaşılıyordu. Çaylarımızın yanına cheesecake ve Belçika çikolatalı kek eşlik etti.






Eğer değişik tatlar tatmak istiyorum diyorsan, Çaycı İzzet Efendi'nin çayları tam sana göre olabilir. 😊







23 Haziran 2018 Cumartesi

ESARETİN BEDELİ





''Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsün.''

Filmi özetler nitelikte olan bu kısa cümle ile başlamak istedim. İşinde çok iyi olan banker Andy Dufrense, bir cinayetle suçlanır. Üstelik cinayette ölen karısıdır. Kendisi cinayetin baş şüphelisi olarak yargılanır. Tüm deliller onu gösterir. Andy ise aksine kendisinin masum olduğunu savunur. Ancak tüm bunlar onun serbest kalması için yeterli olmaz.

Andy artık günlerini geçireceği Shawshank hapishanesinde yaşamını sürdürecektir. Burada yaşlı mahkumlardan Red ile yakınlaşıp dostluk kuracaktır. Zamanla Andy, herkesçe sevilen biri olur. Onun sayesinde hapishaneye büyük bir kütüphane dahi yaptırılır. Mahkumlar okumaya teşvik edilir. Hapishane müdürü de ona banka işlerini yaptıracak kadar güvenir. 

Andy'nin hayallerinde ise bu hapishaneden kurtulup özgür bir hayat yaşama arzusu vardır. Andy'nin yıllarını geçireceği hapishaneden çıkması mümkün olacak mıdır?



22 Haziran 2018 Cuma

ÖRÜMCEK KADIN







Çocuk deyince ilk aklıma gelen şeylerden biri de hayal kurmak olur elbette.
Hayaller çok değerlidir. Yeri bambaşkadır onlarda. Bir sınır yoktur. Üstelik ücreti de yoktur. En güzel yanı da budur ya hani... Sıkıldığın zaman vazgeçersin o hayalden ve bir başkasına geçersin. Nasılsa hayal kurmak bir çocuk için eğlenceli olmakla birlikte sevimlidir de..

Bazen hayallerini hayallerine sığdıramadığın bile olur çocukken. Aynı zamanda hiçbir çocuğun hayali bir diğeriyle de kıyaslanamayacak kadar kıymetlidir onlar için.

İşte o hayal kuran çocuklardan biri de benim öğrencilerimden biri. En büyük hayali örümcek kadın olmakmış. Bunu duyduğumda sesli güldüğümü söyleyebilirim. Nedenini sorduğumda ise insanları kurtarmak olduğunu söyledi. İzlemiş olduğu bir filmden etkilenmiş olsa da, hayalinin amacının insanları kurtarmak olması beni sevindiren kısmı oldu.

Hayallerini anlatan bir çocuğu sakın susturmaya çalışma. Gerçekleşmesi mümkün olmasa da bir anlığına seni kendi hayal dünyasına çekip tebessüm ettiren bu minik kalplerin yaşadığımız dünya için ne kadar önemli ve değerli olduğunu hisset.

21 Haziran 2018 Perşembe

BENDEN VAZGEÇME YA RAB!








Benden Vazgeçme Ya Rab! 
Konuşmacı ve yazar olan Mehmet Yıldız'ın kitabında yazanlar bir sohbet havasında geçiyor. Youtube'da yer verilen sohbet videolarının konu başlıklarının bir kısmını kitabının içerisinde de görebilirsin. 

Aslında bu kitap için söyleyecek o kadar çok söz var ki... Derin bilgiler barındıran, insanı düşündüren, vicdan muhasebesi yaptıran, kendine getiren bir kitap olmuş. Zaten yazarın sohbet videoları da bir o kadar tesir edici nitelikte. Bu kitapla tanışmadıysan eğer, seni tanıştırmak istedim ben de. Bu yüzden çok fazla detay vermeden senin de satırları okurken tat almanı isterim.😊

''Hava karardıkça bende bir sen başlar, susamayacak kadar dolu konuşamayacak kadar yorgun gönlünü hissederim mesafelere aldanmadan.
Acını anlatamazsın ama 'acıyla' anlatabilirsin heybenden dökülenleri. Daha konuşmaya başlamadan ne diyeceğini bilen Rabbine açarsın avuç avuç azabını. Gaflet kalkar, şerrin içindeki hayırları görmeye başlar vicdanın. Ve anlarsın. Aslında Allah senin için çok güzel yollar yaratmış...''


19 Haziran 2018 Salı

ÇABUK BİTEN GÜN





Açıkçası bugün nasıl geçti anlamadım. Çok hızlı biten bir gün oldu ilk iş günü benim için. 
Geçen yıl bu zamanlarda öğrenciyken staj da yapıyordum. Ne zor günlerdi.. 
Bunu nereden oldu da hatırladın Tuğçe diye sorarsan bana, kuruma Çocuk Gelişimi okuyan öğrenciler geldi. Stajyer olarak. Hatta bir tanesini de dersime aldım gözlem yapması için. Bana verilmişti.🙈 

Çok farklı hissettim. Aklıma stajyer olduğum zamanlar geldi. Daha dün gibi ama bir iki yıl geçti üstünden. Stajyerlere uzaktan bakınca heyecanlarını, mesleğe olan heveslerini, sordukları soruları görünce ''acaba ben de mi stajyerken böyle görünüyordum uzaktan'' diye geçirdim içimden.😊 

Resimdeki çiçek sence de çok güzel değil mi? Bu çiçeğin adı saat çiçeği imiş. Çarkıfelek çiçeği de deniyor. Ayrıca latince bir adı da var. Görünüş olarak gerçekten de bir saati andırmıyor mu? 

18 Haziran 2018 Pazartesi

MEKTUP ARKADAŞLIĞI DEVAM EDİYOR





Günaydıınn!
Bugün postaneden mektup gönderince uzun  zamandır mektup göndermediğimi anladım. Açıkçası içten içe özlediğimi de fark ettim mektuplaştığımı. O yüzden cevaplamam gereken mektup arkadaşlarımın listesini çıkartarak ilk sıraya Beyda Ablamı koydum. Paketini bayramdan hazırladım ve bugün de göndermek kısmet oldu.

Hayatın akışına ve yoğun temposuna kapılınca es geçtiğim hobilerimden birine bugün tekrar dönmek çok güzeldi. Paket hazırlamayı, mektup yazmayı, satırlar arasında kaybolmayı özlemişim..
Dilerim mektubum en kısa sürede varır ve Beyda Abla'ya mutluluk götürür.
Senin de hala bir mektup arkadaşın yoksa bir tane edinmelisin sevgili okur. 
Mektup sevgisini daha da çok yayabilmek dileğiyle,
Birpembesever'den sevgiler! 😊

16 Haziran 2018 Cumartesi

MİM | KİTAPLAR KALBİMDEN VURUR




IMG_20180528_143149_756


Sevgili Eslem, en son yaptığı mim yazısında beni de mimlemiş. Onun mim cevapları da çok şirin olmuş. BURAYA tıklarsan Eslem'in yazısına ulaşabilirsin. Teşekkür ediyorum Eslem'ciğim. 💜 
Bu mimde bol bol kitap kokusu alacaksın. Neden mi? Çünkü sorular kitaplarla ilgili. İşte benim mim cevaplarım:


1.Okumayı size sevdiren ne oldu?
Babamın ve annemin sahip olduğu kitapların bulunduğu kocaman bir kitaplık vardı eski evimizde. Henüz çocukken de oradaki kitapları açıp açıp incelerdik. Kitaplara merakım ve sevgim o kitaplıkla başlamıştı.


2.Hiçbir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu?
Eveet! Bunu ben çocukken annemle çok yapardık. 


3.Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız?
Açıkçası çok fazla kitap almam. Bir tane kitabı yeterli görürüm. Yolculuk yapacağım yerde uzun süre kalacak olursam yanıma alacağım kitap sayısında artış olabiliyor.


4. Asla okumam dediğiniz kategori nedir?
Buna cevabım: ekonomi, felsefi ve siyasi kitaplar olabilir.


5.Kitapları renklerine göre mi, alfabeye göre mi sıralarsınız?
Sorun şu ki, her ikisi de değil. :) Kitapları yayınevlerine göre sıralarım. Nedendir bilmem ama gözüme daha bir hoş geliyor öyle olunca hehehe. ^-^


5.Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?
Bir kedim olsa fena olmazdıı.



Bu mimi yapmayanlar kaldı mı bilmiyorum.🙈
Sevgili Ece Ablamızı, sonra Elifgül'ü, sonraa Nermin'i mimliyorum ben de.😊
Yapmayan varsa o arkadaşlarımız da mimlendii!

15 Haziran 2018 Cuma

BAYRAMLAR BAYRAMLARR





Eskiden bayramlar daha bir başkaydı. Eskiden dememe bakma sen, neredeyse on yıl öncesine götürüyorum seni. Ben çocukken bayram öncesi günü uyuyamazdım. Uyku tutmazdı. Çünkü yarın bayramdı. Alınan yeni kıyafetlerimiz itina ile baş ucumuza konur, öpülen ellerden alınacak şekerler ve harçlıklar bizleri heyecanlandırırdı. 

Bursa'da bayram daha farklı olurdu. Anneannemlerin oturduğu evin mahallesi çok farklı gelirdi. Evler az katlı, insanlar birbirini tanırdı. Birkaç çocuk toplaşıp elimize ufak poşetleri alıp kapı kapı dolaşıp bayramlaşır ve ardından da şekerlerimizi alırdık. En sonunda da tüm şekerleri oturur sayardık. Kimin en çok şekeri olmuş diye. Çocukluk işte.😊

Şimdi bakıyorum da çocuklar bayramlaşmak nedir bilmiyorlar.. Ellerinde bir teknolojik araç ve iletişime kapalı bir sürü çocuk. Sonucunda ise içine kapanık, asosyal ve psikolojik sorunlara sahip bireyler yetişiyor. İletişimin bol olduğu eski bayramları özlüyorum...




 

BİRPEMBESEVER