31 Aralık 2017 Pazar

A KOREAN ODYSSEY




Oyuncularına aldanıp sadece birinci bölümünü izleyip bıraktığım bir dizi oldu kendisi. Dizinin türü fantastik mistik olaylar içeriyor. Bol bol melek şeytan karakterler var. Gerçeklikle bağdaştırılabilir bir tarafı yok dizinin. 

Aslında bu tür dizilere şans verip izlediklerim arasında beğendiklerim de olmuyor değil. Ama nedense bu aralar bu tarz diziler pek ilgimi çekmiyor. Daha gerçek hayata yakın bulduğum dizileri takip edesim geliyor. Yine de merak edenlere dizinin konusunu özet geçmek istedim. İzleyip izlememek sana kalmış.

Dizideki kadın karakter çocukluğundan beri ölmüş insanların ruhlarını görür. Onlar tarafından rahatsız edilir. Çevresindeki insanlar da bu kızı uğursuz olarak nitelendirir. Birgün yolu bir adamla kesişir. Bu adam küçük kızdan bir istekte bulunur. Eğer talep ettiği şeyi alıp ona teslim ederse sonsuza kadar ruhların onu rahatsız etmeyeceğini söyler. Küçük kız karşısına çıkan tuhaf adamın istediği cismi almak için belirtilen yere doğru yol alır. Farklı bir evle karşılaşır. Bu evde de geçmişte cezalandırılmış ve buraya tutsak edilmiş bir şeytan hapsedilmiştir. Küçük kız şeytanla anlaşma yapar. Anlaşmasında, küçük kızın başı ne zaman derde girerse bu kişinin adını seslendiğinde yanında olacağına yemin eder. Ama şeytan bu kızı kullanır ve esareti son bulur. Küçük kız bu kişi tarafından kandırılır. Yıllar sonra kız büyür. Ve bu şeytanla yolları kesişir. Biraz fantastik biraz romantik bir dizi.

30 Aralık 2017 Cumartesi

YENİ BİR BAŞLANGIÇ




2017 yılının özellikle son ayları benim için çok güzel geçmedi. 
Bekledim, sabrettim, dua ettim.
Bana da bir yeşil ışığın yanacağı güne inandım hep.

Elbette ki kimi zaman yıldığım, yorulduğum günler oldu.
 Çok kötü hissettiğim zamanlar da bile dua etmeyi bırakmadım.
Hep inandım. Hayatta iyi insanların da olduğuna. İnandırdım kendimi buna. Ve beklemeye koyuldum. Sessizce, usul usul yavaşça kabuğuma çekildim. Belki kimi zaman burada sizlere de yansıtmış olabilirim bu duygularımı. Açıkça ima etmesem de kiminiz anladı durgunluğumu, yazdıklarımla.



Şimdi güzel haberleri açıklama kısmı.
Hafta başı Cv bıraktığım bir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinden telefon aldım. Görüşme için çağrıldım. Ve işe başladım. Önceki iş yeri tecrübemde yaşadığım şartlar ve kaba insanlarla karşılaşma korkusu elbette ki vardı bende. 
 Ama bu hafta bir sürü iyi insan tanıdım. Sabretmemin mükafatını alıyor gibiyim. Staj yaparken benden sorumlu olan Hocamız da oradaydı. En çok onunla karşılaşıp sarılmak mutlu etti beni. Herkes çok yardımcı oluyor. Ve her şey yolunda. Çok şükür. 

Bende değişen hiçbir şey yok. Yine öğretmenim. Özel çocukların öğretmeniyim. Çok şanslıyım onlarla olduğum için. Allah isteyen herkese mutlu huzurlu olduğu bir iş ortamı nasip etsin. 
Sağlıcakla kal!

29 Aralık 2017 Cuma

RUHLARIN KAÇIŞI



Hayao Miyazaki'nin en çok izlenen animasyon filmlerinden biri de Ruhların Kaçışı. İzleme listemde yer alan bir filmdi. Nihayet izleyebildim.

Chihiro ve ailesi yaşadıkları yerden başka bir bölgeye taşınıyorlar. Yolculuk esnasında bir tünel görürler ve araçları bu tünelden geçemez. Araçtan inip tünelden yürüyerek yeni evlerinin yolunu tutarlar. Yalnız tünelin sonunda Chihiro ve ailesini büyülü bir yer karşılar. Chihiro'nun annesi ve babası bu büyülü bir o kadar da gizemli olan yerde kendilerini kaybederler. Chihiro bilmediği yerde bir başına kalır. Bu farklı dünyada ailesini bulup kurtarma düşüncesindedir. Bu serüvende peşi sıra maceralar da kızımızın peşini bırakmaz.

Ben hep diyorum, '' Miyazaki'nin hayal gücünden istiyorum! '' diye. Bu filmde de Miyazaki, hayal gücünü konuşturmuş.

28 Aralık 2017 Perşembe

HAYAT YENİDEN



Geçenlerde televizyon kanallarında gezinirken bir programa denk geldim. Ntv'de yayınlanan bu program gerçek insanların gerçek yaşam öykülerinden esinlenerek ekranlara veriliyor. Benim denk geldiğim esnada Mila bebeğin yaşam öyküsü ekrandaydı. 

Ukrayna'da yaşayan ve Ukraynalı ailenin kızı olan Mila bebek, doğuştan duyma engeline sahip bir çocuk. Ailesi, kızlarının seslere tepki vermemesiyle bunun farkına varıyor ve  doktora gidiyorlar. Ukrayna'da yapılacak ameliyat masrafları maddi yönden pahalı olunca aile, tavsiye ve araştırmalar sonucunda Türkiye'ye geliyor. Mila duyamıyor olsa da etrafına gülücükler saçan bir kız çocuğu. Türkiye'de yapılan ameliyat sonrasında birkaç gün sonra Mila bebeğe duyması için son cihazlar takılıyor. Ve bunun sonucunda seslere karşı ilk tepkileri görülmeye değerdi.

 Mila bebeği gördükçe hayata neresinden bakarsam bakayım çok şükredecek şeyin olduğunu fark ettim. Her gün bolca şükredelim, her nefes için.
 

BİRPEMBESEVER