26 Ekim 2022 Çarşamba

Bir fotoğraf makinesi, bir şarkı

 


Sevgili okur,

Eline geçen bir eşyanın seni geçmişe götürdüğü oldu mu?

Evde çok uzun zamandır duran iki tane dijital kamera vardı. İkinci el olarak bulunan bu kameraların üretimi de artık kalmamış. Teknoloji gelişti derken geçmişte kullandığımız dijital/filmli kameralar artık ne yazık ki yok.

Kameralardan biri sağlam durumdaydı ancak benim istediğim ve kullanmayı düşündüğüm kameranın pil girişinde oksitlenme olduğundan dolayı kullanılamayacak bir hâle gelmiş. Her ne kadar telefonla ya da dslr makineyle fotoğraf çekimleri yapsam da eski tip dijital makineyle de fotoğraf çekimleri denemek istemiş ve bu girişimleri de o yüzden yapmıştım.

Diğer dijital makineye pil ve hafıza kartı takınca olumlu geri dönüş aldım. Evdeki hafıza kartlarını bilgisayarda denerken de dokuz-on yıl öncesine ait aile fotoğrafları ve kısa anılardan oluşan videolar da ortaya çıktı. Küçücük bir kartta yer alan bu kıymetli anılar unutulup gitmişti. Makineyle uğraşırken bu anıların ortaya çıkması da günümüze neşe kattı.

Şu aralar değişik şarkılar keşfedip dinlemek gibi bir hobim var. Özellikle klasik/jazz gibi şarkı türleri çok hoşuma gidiyor. Bir de plak çalar olarak bilinen pikap. İlgimi çeken bir başka şey. Bu konu hakkında çok fikir sahibi olmasam da uzun bir araştırma yapıp bir plak çalar almak istiyorum. 

Son olarak keşfettiğim bir müzik kanalı var. Adı: PostmodernJukebox. Hem geçmişteki hem de günümüzdeki şarkıları nostaljik türde seslendiren birbirinden harika sanatçılar yer alıyor. Kanalda yer alan sevdiğim bir şarkıyı da buraya bırakıyorum.

Huzurlu akşamlar.

https://www.youtube.com/watch?v=jemgIOAjGDw

25 Ekim 2022 Salı

The Gangster, the Cop, the Devil

 


The Gangster, the Cop, the Devil - Güney Kore 2019.

Kore polisinin peşinde olduğu bir seri katil, ülkede gün geçtikçe daha fazla can almaya devam etmektedir. Polis ipuçlarından yola çıkarak adım adım seri katilin izini sürer fakat onu yakalamak sanıldığı kadar kolay değildir.

Büyük bir mafyanın patronu bir akşam yemeğinden çıkar ve evine dönmek üzere arabasıyla yola koyulur. Yolda arabasını sürdüğü esnada biri arabasına arkadan çarpar ve ne olduğunu sormak için arabasından iner. İşte tam bu esnada arabasına çarpan kişinin saldırısına maruz kalan mafya patronu ağır yaralanır ve saldırgandan kurtulmayı başarır.

O gece saldırıya uğradığı kişinin izini süren mafya patronun adamları saldırganı bulur. Saldırganın ülkede polis tarafından aranan seri katil olduğunu öğrenirler. Polis de mafyayla iş birliği yapmak zorunda kalır ve seri katilin izini birlikte sürerler.

Aksiyon-suç türündeki filmin başrollerinde oldukça ünlü isimler yer almakta.

24 Ekim 2022 Pazartesi

Sevgili Dost #49

 


Sevgili dost,

İletişimin kolay sunulduğu ancak iletişimin zorlaştığı bir çağda bulundun mu? Sana böyle bir dünyadan yazıyorum işte. Artık her şeye ulaşmak çok kolay. Bilginin çabuk ve kolay bulunduğu bir zamanda yaşıyor olsak da insanlar duygularını, düşünlerini, kelimelerini kapalı kutulara saklar oldu. Kimi insan kutusunu hiç açmamak, açılmamak üzere bir mühür vurmuş; kimi insansa lazım oldukça kutusundan ihtiyacı olanı dışına vurmuş.

Sevgili dost,

İletişime aç bir hâlde yaşıyoruz. Herkes bir şeylerin telaşesi içerisinde gününü geçiriyor olsa da iletişim kurmak, iletişimi sürdürmek ve nezaket kurallarını ihmal etmemek ne mühim şey.

Sevdiğim bir kitaptan aldığım bir alıntıyı seninle de paylaşmak istiyorum: 

"Ağaçlar aynı anda her yanlarıyla konuşurlar. Yapraklar, dallar ve kökleriyle birlikte. Görmek ister misin? Kulağımı gövdeme daya, kalbimin atışını dinle."

Öyle ki sevgili dost, bazen bazı insanların iletişime kapalı; bitkiler ve hayvanların iletişime daha açık olduğunu düşünüyorum. İletişim dediğimiz şey sadece konuşmak eylemiyle gerçekleşmez. Bazen bir bakış bazen bir tebessüm, bazense bir dokunuş bile iletişim olabilir. 

Sevgili dost,

Sen hiç bir ağacın kalp atışını dinledin mi?


22 Ekim 2022 Cumartesi

Mansfield Park

 


"Bakarken gözlerini, düşünürken kafalarını kapalı tutan kişilerin yardım umduğu şu ”filan falan” lar! "

"Ama gerçekten de insanlar doğanın sesini daha derinden duyabilseler, onun güzelliğine dalarak kendilerini unutabilseler, kötülük de üzüntü de azalırdı."

"Durup bekleyenler için de dakikalar geçmek bilmez, her an saat gibi gelir."

"Fanny’ciğim, neşeli ruhlar, kendilerini ya da çevresindekileri eğlendirebilecek her türlü şeyi söylemeyi kendilerine hak sayarlar."

"Sözlerimi fazla şiir gibi bulacaksınız, ama ben doğayla baş başa olduğum zamanlar, hele oturuyorsam, böyle şaşkınlık ve hayranlıklara kendimi kaptırır giderim."

"Oysa insanlar olduklarından daha yüksek görünmeye özendiler mi gözden düşerler."

"Hepimizin kendi içimizde bir yol gösteren vardır ki başka herhangi biri onun kadar iyi olamaz, yeter ki ona kulak verelim!"

"İyi konuşmak, iyi yazmaktan daha zordur, çünkü yazdığımızın üzerinde düşünüp oynamaya daha çok zaman ayırırız."

"Bazen kötülük yalnızca dilinde değilmiş gibi geliyor insana, içinde de varmış gibi geliyor."

Mansfield Park, Jane Austen.

Fanny Price orta halli bir ailenin kız çocuklarından biridir. Oldukça kalabalık bir aile ortamına sahip olan Price ailesi, kızları Fanny’nin daha iyi bir aile ortamında görgü kuralı gibi daha birçok eğitimi alıp kendini yetiştirmesi için Bayan Price, ablası olan Bayan Bertram’dan kızının onun aile ortamında yetişmesini talep eder.

Bu fikre ilk başlarda pek sıcak bakmayan Bayan Bertram, eşi Bay Thomas’dan tam tersi geri bildirim alınca olumsuz düşüncesinden vazgeçerek Fanny’i kendi evlerine alır. Fanny dokuz yaşında Mansfield Park’da yer alan ihtişamlı eve ilk adımını atarak yeni hayatının başlangıcını da yapmış olur.

Hayatını sürdüreceği bu evde onun gibi çocuk olan kuzenleri de vardır. Kız kuzenleri ve teyzesi Bayan Bertram tarafından pek kabul görmeyen Fanny’e yol arkadaşlığını büyük kuzeni Edmund yapacak ve onun en yakın dostu olacaktır. 

Romanın ilerleyen bölümlerinde olaylar ilerledikçe Fanny kendisini Bertram ailesine kanıtlamayı başararak bu evin vazgeçilmez kızı konumuna gelir. Öyle ki Bayan Bertram, Fanny’siz yapamayacak hâle gelir ve onun uzun yolcuklara dahi çıkmasını istemez. Fanny, yaşı ilerledikçe dünyaya daha farklı bir bakış açısıyla bakarak kendi duygu ve düşüncelerini dinleyip doğru adımlar atma düşüncesiyle kendini yetişririr.

Fanny, kendi duygularıyla doğru kararlar vermeye çalışırken diğer yandan da evlilik üzerine çevre baskısıyla karşı karşıya kalır ve ona karşı çıkan insanlarla mücadele eder.



 

BİRPEMBESEVER