19 Şubat 2018 Pazartesi

MİM | KÜÇÜK BİR MİM





Merhaba! Günün nasıl geçiyor?
Bugün tatil günümün son günü. Biraz  kitap okudum ve bloguma geldim.
Bu aralar mimlere doyamıyorum. En son sevgili Ece Abla'mızın miminde mimlenmiştim. Onun yazdığı mime de buradan ulaşabilirsin. 😊

İşte burada da benim cevaplarım, seni bekliyor.


1.Dünyayı değiştirecek üç küçük adım?

Merhamet,sevgi,saygı... Aslında üç tane ile sınırlama yapabileceğim bir soru değil. Bu soru için tüm güzel duyguları,düşünceleri,teorileri ortaya koymak istiyorum. Her birey en yakınındaki canlıya tüm iyi duygu,düşünce ve niyetleriyle yaklaşıyor olsaydı, içinde yaşadığımız dünya daha temiz daha dürüst daha berrak daha saf olmaz mıydı?

2.Dünyanın daha fazlasına ihtiyaç duyduğu şey?

İnsan gibi insana ihtiyacı olan bir dünya var şu an. Çünkü insanlar insan olmaktan çıkmış bir vaziyetteler. İnsanlığını kaybetmiş yaratıklarla dolu her yer.

3.Okuduğunuz son kitap?

Stefan Zweig - Korku

4.İzlediğiniz son film?

Fabricated City

5.Değişmenizi sağlayan bir hatanız?

Yaşım ilerledikçe, hayatta yaşadıklarımdan hep bir ders çıkartır buldum kendimi. Çevremdeki insanların başına gelen olaylardan da pay biçerim kendime zaman zaman.  Öyle kesin bir hatam gelmiyor aklıma.

6.Sözcükleriniz eylemlerinizle eşit midir?

Evet. Açık ve net olmayı sevdiğim gibi karşımdaki insanların da öyle olmasını isterim, bana karşı.

7.Gurur duyduğunuz bir başarınız?

Şu an mesleğimi elime almış olmam diyebilirim buna. 

8.Hayatta öncelikleriniz nelerdir?

Ailem ve sevdiğim insanlar. Sonra kaktüslerim. sevdiğim hayvanlar ve bitkiler. Sonra pamuk şekeri, kitaplar, blogum ve burada benimle yol arkadaşı olan insanlar,mektup ve kartpostal yazmak, bu sorunun cevabı çook uzar.🙈

9.Kendinizde beğendiğiniz beş özellik?

Merhametliyim ve iyi bir dinleyiciyim. Sonra elimdekileri başkalarıyla paylaşmayı seviyorum. 

10. Geçen haftanın en güzel olayı nedir?

Şu sıralar pek güzel olaylar yok gündemde. Mümkün olduğunca haberlerden uzak tutmaya çalışsam da kendimi yine bir şekilde kulağıma geliyor üzücü olaylar. Ama tüm bunlara rağmen masum ve saf sevgileriyle minik öğrencilerimin tebessümleri yetiyor günümü aydınlatmaya.













18 Şubat 2018 Pazar

POSTCROSSING | HONG KONG'DAN GELEN KARTPOSTAL






Uzun zamandır gelmiyordu bir kartpostal yazısı. Bugün bir kartpostalla seni farklı bir ülkeye götürmek istedim. 30'a yakın ülkeden kartpostal edindim. Ama 100'ü aşkın kartpostalım olmuştur. Bunlardan bir tanesi de Hong Kong'dan geldi.

Bu kartpostalı görür görmez benim olmalı dedim. Çünkü Totoro’yu pek severim. Kendisi Hayao Miyazaki’nin hayal ürünü kahramanı olan ve Totoro film animesindeki şişko, pofuduk, sevimli karakterdir. Eğer izlemediysen Miyazaki’nin bu filmini sana  tavsiye ediyorum. Aslında her filmi başlı başına öğretici, ders çıkartılacak, neşeli filmler. 

Gelelim kartpostala.  
Her şey güzel hoş da bir de şu kartpostalın arkasına pul yapıştırsaymış daha da güzel olurmuş. Hele ki o kadar saatlik yol kat ederek buralara kadar gelmişse  kartpostalı pulsuz göndermek biraz eksiklik hissettirdi. 
Bir sonraki kartpostal serüvenimde görüşmek dileğiyle, 
huzurlu pazarlar!🌸

16 Şubat 2018 Cuma

TWENTY AGAIN





Ha No Ra adlı kadın, dizinin başrol oyuncusu. Bu kadın 38 yaşındaki ev hanımı rolünü canlandırıyor. Erken yaşta ilk aşkıyla evlenen Ha No Ra, birçok hayalinden de mahrum kalmıştır. Üniversiteye başlayacak olan bir oğlu vardır. Kocası da bir üniversitede öğretmendir. 

Ha No Ra'nın, eşinden ve oğlundan gizlediği bir şey var. Üniversite sınavına hazırlanıp okula gitmek ve yaşayamadığı 20'li yaşlarını yaşamak, hayallerinin bir kısmını gerçekleştirmek ister. Tesadüfe bakın ki oğlu ve annesi aynı üniversiteyi kazanır. Ha No Ra, kocası ve çocuğuyla aynı üniversite ortamını paylaşmak zorunda kalacaktır. Ve ortaya bir sürü komik durumlar ve replikler çıkacak.

Dizinin adı da buradan geliyor. Kadın karakterin 20'lerinde yaşayamadığı duyguları 30'lu yaşlarında sanki 20'sindeymiş gibi yaşaması. Hatta kendine dilek listesi de yapıyor. Gerçekleştiremediği hayallerinin peşine düşüyor. Dizi hem öğretici, hem eğlenceli hem de komik.


15 Şubat 2018 Perşembe

MİNİK KALPLER






Birkaç gün çok yoğun geçiyor. 
Bu yoğunluğun üzerine iyi gelen şeyler ise öğrencilerim.

Bir gün önce öğrencilerimden birine bir bileklik hediye etmiştim. Ama çok ani ve beklenmedik bir şekilde bileğine takmıştım bilekliği. Çok şaşırmıştı. Mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Bugün dersten çıktığımda bir öğretmen arkadaşım kağıt uzattı elime. Bileklik hediye ettiğim öğrenci resim yapmış benim için. 

Ya o kadar mutlu ediyor ki bu çocukların kalbinde sizin için bir şeyler yapma isteğini görmek. 

Bugün de servislerden biri gecikmeli geldi. Ben de öğrencimi merdivenlerin başında beklemeye koyuldum. Taner, beni görür görmez 32 diş gülümsemeye başladı. Merdivenleri çabucak çıkarak birden sarıldı. ''Çok mu mutluyuz bugün?'' dedim. ''Öğretmenim sen beni burda bekledin ya çok mutlu oldum'' dedi.  

Beni duygulandıran ve tebessüm ettiren bugünü, anı olsun diye yazdım buraya. Dilerim okurken sen de aynını hissedersin. 

 

BİRPEMBESEVER