18 Ağustos 2018 Cumartesi

İZNİK #3 LEFKE KAPI - NİLÜFER HATUN ÇİNİ ÇARŞISI






İznik'in merkezinde bulunan görülmesi gereken yerlerden biri de Lefke Kapı. 
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu yer İmparator Hadrianus zamanında yaptırılıyor.


Girişte bizi bu görkemli, büyük kolon karşılıyor. Bu kadar eski bir tarihi yapıtla karşı karşıya gelince acaba kimler gelip geçmiştir buradan diyerek içeride gezinmeye başladık. Girişte herhangi bir ücret alınmıyor. İznik'te şu ana kadar gezdiğim tarihi yerlerden yalnızca burada bir güvenlik görevlisi görmüş olduk.


Romalılardan günümüze kadar gelen bu tarihi yerin yüksek duvarlarına yapılmış olan heykeller dikkatimizi çekiyor.




Lefke Kapısı biraz surları andırıyor. 
Buranın ardından Nilüfer Hatun Çini Çarşısını görmeye gidiyoruz.
Nlüfer Hatun, Orhan Gazi'nin eşi ve 1. Murad'ın da annesidir.

Bursa yöresinde yaptırdığı camilerle ve hayır işleriyle çok sevilmiştir. Bursa'da bir ilçeye ismi verilmiştir. Kabri Bursa'da Orhan Gazi türbesindedir.




İçeriye girdiğimizde sağlı sollu yer alan sıra sıra esnafların küçük dükkanları bulunmaktaydı. Her dükkanının önünde de tezgahlar vardı. Tezgahlarda ise İznik demişken Çini ile ilgili boncuklar, takılar,süs eşyaları, tabaklar,fincanlar satılmaktaydı. 


İznik'te gezilip görülecek yerler bu kadardı.
Benim İznik'e ayırmış olduğum günde camilerle birlikte buraları da gezdik. Tarihi yerler birbirine çok yakındı. Her yeri yürüyerek gezebilme şansımız oldu. 

Bir sonraki gezi yazımda görüşebilmek ve bol bol gezebilmek dileğiyle!











17 Ağustos 2018 Cuma

MY ANNOYING BROTHER






2016 yapımı, Güney Kore filmi. 
Komedi biraz da dram barındırıyor.
Doo Young, judo ile ilgilenen, annesi ve babası ölmüş abisi ise hapishanede olan bir çocuktur. Judo da çok iyidir. Bir sürü müsabakaya çıkar. Bir karşılaşması esnasında yapılan yanlış hamle sonucu yaralanır ve gözleri artık göremez.

Doo Young artık eskisi gibi hayat dolu ve neşeli değildir. Hayata küsmüş bir vaziyetteyken içeride yatan abisi aradan 15 yıl sonra tahliye olur.  Abisi eve döner ve kör olan kardeşiyle pek ilgilenmez. Araları çok da iyi olmayan bu ikili zamanla birbirleriyle yaşamaya alışırlar ve Do Young tekrar insanlar arasına çıkmaya başlar.

Abisi ilk başlarda aralarındaki ilişkiyi kendi çıkarları doğrultusunda kullansa da zamanla bir kardeşinin olduğu bilincinin farkına varır. Ve abi kardeş gezip eğlenirler. 

Doo Young'un koçu spora dönmesi için onu ikna etmeye çalışır ancak Doo Young, kör olduğu için bu teklifi kabul etmez. Abisi onu ikna etmek için uğraşacaktır.



Jo Jung Suk'un dizileri neredeyse hep komik ve eğlenceliydi. Bu film de öyle olmuş. Sürükleyici bir filmdi. Biraz dram olsa da izleyiciye verilmek istenen mesajlar etkileyiciydi.

16 Ağustos 2018 Perşembe

DEĞİŞİKLİKLER






Bugün bir öğrencimin vermiş olduğu bir cevap çok etkiledi beni. Çünkü şu ana kadar duyduğum en en güzel cevaplardan biriydi. Büyüyünce bir astronot olmak en büyük hayaliymiş. Merak edip nedenini sorduğumda ise bana ay ve güneşin resimlerini yakından çekmek istediğini söyledi.

Sonra bir dersime mezun olduğum üniversitede psikoloji okuyan 3.sınıf öğrencisi aldım. Stajyer olarak gelmiş. Mezun olmadan önce her alanı tanımak istiyormuş. Biz tanıştık, derken bana bu alanın zor olup olmadığını sordu. Ben de her şeyden önce çocukları sevmek gerektiğini ve onların her birinin kalbine dokunmak istediğimi belirttim. Çünkü bana göre önemli olan her biri için nasıl faydalı olabileceğim. Normal bir çocuğa bir kavramı ya da nesneyi 1 ya da 2 haftada öğretirken özel eğitimde bu süreç aylarımızı alabiliyor. Ben bunları anlatırken stajyer öğrenci gözleriniz dedi, anlatırken bile parlıyor. Utanmakla birlikte çok mutlu oldum. 🙈

Bir gün daha böyle geçti işte. Son olarak bazı değişiklikler yapmak istiyorum hayatımda. Kafamda bununla ilgili bir sürü düşünceler var. Kağıt kalem ile yazıya dökmem gerek. Huzurlu geceler!🌛

15 Ağustos 2018 Çarşamba

ANILAR VE ÖYKÜLER





Anılar ve Öyküler, Nurcan Ateş.

Bloglarımız sayesinde tanıştığım Beydanın Günlüğü blogunun sahibesi Beyda Abla ile mesafelere inat mektup arkadaşı olmaya karar vermiştik. Bu kitapla da onun sayesinde tanışmış oldum. 

Kitabın içerisinde iki üç sayfadan oluşan kısa kısa öyküler ve anılar var. Hatta bazıları yazarın kendi çocukluğuna ait. Hızlı biten ve akıcı bir üsluba sahip olan bir kitaptı. 

Aslında her öyküde hayattan bir kesit görüyorsun. Karakterler, duygular, hayatlar çok içten ve samimi bir şekilde yansıtılmış. 

Gerçek hayatta göreceğimi insanlara yer verilen bu kitapta birbirinden farklı öyküler ve anılar derlemi yazar. İlgiyle okuduğum kitaplardan birisi oldu.

 

BİRPEMBESEVER