Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2022 Cuma

Sonbaharda Bitkiler

 


Sonbaharın gelmesiyle tıpkı insanlar ve hayvanlar gibi bitkilermizde kış hazırlığına başlıyor. Özellikle sukulentlerdeki renk değişimi her mevsimde bambaşka bir renk cümbüşüne bürünüyor.

Resimdeki ilk sukulent: Graptosedum Vera Higgins. Bu sukulenti küçük saksıda beş tane yavru şeklinde geçtiğimiz yıl Ikea’dan almıştım. İki kere pencere önünden aşağıya düşme kazası geçirmiş olan bu bitkim bu sene ana sukulentlerin alt gövdelerinden bir sürü yavru verdi. Öyle bereketli bir sukulent ki kopan yapraklarını toprağın üzerine bıraktığınızda dahi yapraktan yeni sukulent alabiliyorsunuz.

Yapraklarda görmüş olduğunuz delikler herhangi bir hastalık değil. Bu sene ilk defa güvercinler bitkilerime zarar vermeye başladılar. Yaz aylarından beri pencere önünde tuttuğum bitkilerim onların uğrak yerleri oldu. Yaprakların içindeki suyu gagalayarak bitkiye zarar vermeye başladılar. Sıcak havalardan dolayı su bulamıyorlardır deyip hoş görsem de şu günlerde bile bu durum devam etmekte. Ne yazık ki sukulent yapraklarım delik deşik olmuş durumda. Buna acilen bir çözüm bulmam gerekiyor.




Yine geçen yıl aldığım Echeveria Lilacina.

Bu sukulentim bu yıl çiçek açmadı. Geçen yıl çok güzel çiçekler açmıştı ve burada da paylaşmıştım. Bu sukulentten yapraktan çoğaltma yapılmıyor. Tepeden kesme yöntemiyle çoğaltma ya da daha büyük bir saksıya geçirerek gövdeden yavru sukulentler vermesi mümkün. 



Bu sukulentin türünü bilmiyorum. Üç yıldır baktığım bu bitkim ilk defa bu sene sarı sarı çiçekler açtı. Ana yapraklar büyüdü ve gövdelerden de yavrular verdi.

Kopan yapraklardan da yine sukulentler çıktı. Onlar da küçük saksılarda büyümeyi bekliyorlar.


Eğer benim gibi sukulent bitkilerine ilgiliyseniz ve onların bakımıyla uğraşıyorsanız şunu belirtmeliyim ki; sukulentler tıpkı kaktüsler gibi kolay bakımı olan bitki türlerindendir. Zamanla hangi bitkinin sulamaya ihtiyacı olduğunu anlıyorsunuz. Sukulentlerle ilgili önerebileceğim en önemli bakım ise bitkilerinizi muhakkak dış ortamlarda tutmanız gerektiği. Bu tür bitkilerin doğrudan olmasa da güneş ışığına, aydınlık ortamlara ve rüzgara ihtiyacı var. Eğer sukulentleri kapalı ortamda bırakır orada bakmaya devam ederseniz bitkinizde gittikçe koyuya giden bir renk değişimiyle birlikte şekil ve form bozuklukları görülebilir. Bu da bitki açısından sağlıklı bir görüntü oluşturmaz.

Sonbaharın gelmesiyle elbette bitkileri sulamayı azaltmalıyız. Toprağın kuruluğuna göre bitkimize su verebiliriz. 

Şubat ayında paylaştığım bitkilerle ilgili yazımı da okumak istersen buraya tıklayabilirsin.

Huzurlu ve mutlu akşamlar.

10 Şubat 2022 Perşembe

Sukulentlerde saksı ve toprak değişimi

 


Havaların güneşli olmasıyla balkonda kapalı mekanda duran bitkilerimi pencere önüne çıkartmıştım. Birkaç gün önce çıkan kuvvetli ve rüzgarlı yağış sonucunda birkaç Sedum aşağıya düşmüştü. Olayın ertesi gününde rüzgardan uçan sukulentleri bahçede bulmuş olsam da geriye yalnızca kurtarabildiğim bir bitkim kalmıştı. 

Eve gelince çoktandır aklımda olan saksı ve toprak değişimini gerçekleştirmek istedim. Toprak saksıda yer alan Echeveria Lilacina türünde uzun zamandır iyi bir gelişim gözlemleyemedim. En son eylül ayında güneş ışığına maruz kalmış ve yapraklarında yanıklar olmuştu. 

Bitkiyi eski toprağından ayırıp köklerini kontrol ettim. Köklerinde biraz kısaltma yapıp, en altındaki yaprakları da kopartıp yeni saksısında yeni toprağıyla buluşturdum. 

Çok sulamadığım ve susuz kalmadığını da düşündüğüm halde Echeveria Lilacina’nın yaprak içleri çok boş, tok durmuyor. Mevsimsel bir şey mi ya da sorun neyden kaynaklı hiçbir fikrim yok. İnşallah bu toprak ve saksı değişimi başta ona ve diğer bitkilerime iyi gelir.

En solda yer alan farklı türdeki pembe Echeveria’lar da küçük saksıdaydılar. Saksı boyutuna göre gelişim gösterdiklerini öğrendikten sonra onları daha büyük bir saksıya yerleştirdim. İki yıldır benimle olan bu tür, diğer Echeveria gibi çiçek açmıyor. İnşallah bu yıl bu türün de çiçek açımına birlikte şahit oluruz.

En sağda başta yer alan Sedum’lar, sonbahar ayıyla birlikte hızlı bir şekilde yaprak kaybı yaşamaya başladılar. Boyuna uzama gösteren bu tür güneş aldıkça bronzlaşıp yaprakları kahverengi, pembe bir görüntü alıyor. Aşağıya düşen ve parçalanan Sedum’lardan kurtarabildiğim sağlam yaprakları üretim için saksı toprağının üstüne koydum. Bakalım yeni yavrular gelecek mi?

Son olarak, yaprakları büzülen sukulentim ile ilgili bilgilerinizi ve tavsiyelerinizi benimle paylaşırsanız çok memnun olurum.


8 Temmuz 2021 Perşembe

Bu Yıl Çiçek Açan Bitkilerim

 


Bu yaz çiçek açan birkaç tane bitkim oldu. Onların çiçek açmasıyla ben de epey mutlu oldum. Sukulentlerimle ve kaktüslerimle çok şükür ki mutluyuz. Geçmişte yaşadığım talihsiz bitki bakımı deneyimlerimin meyvesini aldığımın bitkilerimin güzelce gelişiyor olmalarından anlıyorum.

İlk olarak çiçek açan bitkim halk arasında yılan kaktüs olarak bilinen chamaecereus silvestrii geçtiğimiz aylarda edinmiş olduğum bir kaktüsümdü. Hızlı bir şekilde çoğalan ve sarkıcı bir tür olan yılan kaktüs kırmızı çiçekler açarak insanı kendine hayran bırakıyor. 


Ve çiçek açan diğer bir bitkim echeveria lilacina sukulentim.

Bu bitkimi ilk aldığımda burada paylaşmıştım. Hatta toprak değişimini de sizlerle blogumda yapmıştık. Echeveria da bu yaz ilk çiçeğini bana göstermiş oldu. Hatta bir dal çiçek yetmedi ikinci daldan da güzel pembe çiçeklerini gösterdi. Yaklaşık iki hafta önce çiçekleri kuruyan sukulentimin çiçek dallarını kesip daha iyi gelişim göstermesi için biraz daha büyük bir saksıya yerleştirdim.



                         Ve son olarak telgraf çiçeğim bu yıl ilk çiçeğini açtı.

Geçen sene başka bir şehirden almış olduğum telgraf çiçeğim, yeni yapraklarını toprağın altından çoğalarak vermekte. Bu bitkimin yapraklarından beyaz çiçekler açtı. Bitkilerimin böyle çiçeklendiğini görmek beni mutlu ediyor. Onlarla ilgileniyor olmak bitkilerle edindiğim tecrübelerime yenilerini de eklememe sebep oluyor.

Bu yaz çiçek veren bitkilerimi de sizlerle de paylaşmak istedim. Sukulent ve kaktüslerle ilgili sormak istediğiniz sorulara kendi tecrübelerimden edindiğim bilgilerle cevap verebilirim. Başka bir bitki paylaşımı yazısında görüşmek dileğiyle, sevgiler!

10 Mayıs 2021 Pazartesi

Echeveria Lilacina Bakımı

 



Mart ayında almış olduğum bitkim güzelce büyümeye devam ediyor. Öyle mutluyum ki sevgili okur. Özenle baktığım bir canlının gelişim gösteriyor olması mutlu hissetmemin sebeplerinden biri.

İki ay önce Ikea'dan almış olduğum bu sukulentin adını da öğrenmiş oldum. Bitkimin adı Echeveria Lilacina. Bilindiği üzere birden fazla kaktüs ve sukulent çeşitleri var. Bu çeşitliliğe göre de her bitkinin kendine özgü özellikleri oluyor. 

Birbirinden farklı renklere sahip olan Echeveria'lardan bendeki olan rengi yeşil ve pembeye dönük yapraklı olanından. İlk aldığım zamanda hemen toprak değişimini gerçekleştirmiştim. Bununla ilgili yazımı da burada paylaşmıştım. Aldığım ilk haline göre yandan bir filiz daha veren sukulentim çiçeklenmeye hazırlanıyor. Görünüşe göre de pembe çiçekler açacak.




İki aydır gözlemlediğime göre bu tür güneş ışığını çok seviyor. Sabah ve öğlen güneşini alan bitkim iki aylık bir sürede böyle bir gelişim gösterdi. Ancak şunu belirtmeliyim ki sularken bitkinin yapraklarına su değdirmemeye özen gösteriyorum. Çünkü yaprakları kuruyabiliyor. Bu yüzden de yalnızca toprağın üzerine suyu dökmeye dikkat ediyorum.

Su verirken yine bir parmağımı toprağın içerisine batırarak kuru ise suyunu veriyorum. Bu işlemle de toprağınızın nemli olup olmadığını, bitkinizin suya ihtiyaç duyup duymadığını anlayabilirsiniz.

Bitkiyi suladıkça tabanda kalan yarakların ise zamanla kuruyor olması çok normal. Bu yaprakları gövdeden ayırabilirsiniz. Bitki iyi bir gelişim gösteriyorsa baş kısmından yavru yaprakların çıktığını görebilirsiniz.

Echeveria Lilacina en sevdiğim sukulent türlerinin başında yerini almış durumda. Bu sukulent türüyle ilgili deneyimlerimi seninle paylaşmak istedim sevgili okur. 
Huzurlu ve mutlu akşamlar!


14 Mart 2021 Pazar

Yeni Sukulentler ve Toprağa Ekimleri

 



Geçtiğimiz günlerde kız kardeşimle yolumuz İkea'ya düşmüştü. Buraya girince içinde kaybolan tek ben değilimdir herhalde.😊 İçeride yer alan geniş bir alanda birbirinden farklı çeşit çiçekler de satılmakta. İkea'nın gezmeyi en çok sevdiğim reyonlarından birisi de burası.

Çiçeklerin yer aldığı alana sukulent stantı da koymuşlar. Resimde görmüş olduğun bu iki sukulenti aldım. Bugün de boş bir vakit bulup saksıdaki topraklarından onları kurtarmak için kolları sıvadım. 





Sukulenti saksısından çıkartıp, bulunduğu topraktan köklerine zarar vermeden yavaş yavaş toprağı ufaladım. İçinde olduğu toprak torflu gibi gözükse de eliniz toprağa değdiğinde ne kadar kuru ve yavan bir yapısının olduğunu anlıyorsunuz. Bu yüzden de yeni bir bitki aldığınızda yeni ve bitkiye uygun toprak ile değişimi yapmamız gerekiyor.






Eski topraklarından ayırdığım sukulentleri köklerini görecek kadar temizlemeye çalıştım. Tamamen eski topraktan da ayırmak bazen mümkün olmayabiliyor. Toprak yapısı kötü olduğundan biraz daha ayıklamaya çalışırsam köklerin kopmasına sebep olabilir. Bu yüzden resimde görmüş olduğun son haliyle sukulentleri yeni topraklarına ekim için hazır hale getiriyorum.




Bu resimde de bahsetmiş olduğum sağlıklı toprak sağda yer alan. Soldaki ise saksıda satın almış olduğum yapısı sert, sağlıksız bir görünüme sahip olan toprak.


Ve sukulentler yeni topraklarıyla.
Sağdaki sukulentin geri kalan dört parçasını da ikişer ikişer olmak üzere farkı saksılara ektim. Gelişimlerini ilerleyen zamanlarda yeniden paylaşmak dileğiyle,mutlu ve huzurlu pazarlar!




1 Mart 2021 Pazartesi

Avokado Çimlendirme, Haworthia Bakımı,Telgraf Çiçeği

 



Yepyeni bir ayın ilk gününden merhaba sevgili okurum.
Güneşli günlere yeniden kavuşmanın sevinciyle birlikte diğer yandan da baharın geliyor olması insana apayrı bir mutluluk veriyor. Baharı bu yıl da kucaklamış olmak ne güzel.

Güneşli günler geri gelince bitkilerimi tekrar açık alana aldım. Sonbahardan bu yana gelişimleri durgunlaşan bitkilerim inşallah bu yılki baharla iyi bir büyüme gösterirler.

Resimde görmüş olduğun bitkim bir kaktüs türü: Haworthia.
İlk başta görüntüsüne hayran kalıp almıştım. Bu bitkim yanlardan iki tane minik yavrular verdi. Bu yavruları da yakın zamanda yeni bir saksıya aldım. 



Haworthia'lar da tıpkı diğer kaktüs türleri gibi fazla su istemiyorlar. Toprakları kurudukça sulamak yeterli oluyor. Eğer bu bitkiniz güneş görmeyen bir alandaysa yapraklarını kapalı tutar. Güneş gören bir alandaysa yapraklarını açar. Haworthia'ları sularken de dikkat etmelisiniz çünkü yaprakları su ile temas edince yumuşamaya ve çürümeye başlıyor. Bu yüzden toprağa yakın olan yaprakların yumuşamış olması da sizleri endişelendirmesin.







Yaklaşık üç aydır avokado çimlendirmeye çalışıyoruz. Önce kökleri çıkan avokado çekirdeğinin daha sonra tepesi çatladı ve içerisinden bir filiz vermeye başladı. Uzun bir bekleyişten sonra iki avokado çekirdeğinin de filiz vermiş olmasını görmek çok güzel.







Bu resimde görmüş oldukların da telgraf çiçeği. Geçen yaz almış olduğum bu çiçekler toprağın altından yavru vererek çoğalmaya devam ediyor. Güneşli yerleri ve suyu severler. Ancak su ile temas eden yapraklar da kuruma oluşabilir. Bu konuda dikkatli olmalısınız.















12 Ocak 2021 Salı

Kış Aylarında Sukulent Bakımı

 




Sevgili okur,
Bu hafta yaşadığım şehirde kar yağışı bekleniyor. Açıkçası bu günün gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Kış aylarını seven biri olarak elbette.

Havaların iyice soğuduğu şu günlerde açık alanda baktığım sukulentlerimin hepsini balkonumuza yerleştirdim. Sonbahar aylarında bir sürü yapraktan birden fazla çoğaltma yapmıştım. Yapraklardan yavru sukulentler çıkmış olsa da gelişimleri yok denecek kadar azaldı. Güzelce büyümeleri için ilkbaharı dört gözle bekliyorum.


Ayrıca açık alanda kalan sukulentler soğuk havanın etkisi ile biraz da renk değiştirmişlerdi. Neyse ki bu renk değiştirme korkulacak bir şey değil yalnızca bitkilerin yeni havaya uyum süreci. 




Resimde görmüş olduğun sukulentler yapraklardan çoğalttıklarım. Birkaç tanesinin de renk değişimine uğradığını görebilirsin. Yavru sukulentleri ayırarak geçici saksılarında yeni topraklarıyla buluşturdum. Kış aylarına geldiğimizde böyle sulu bitkiler çok fazla suya ihtiyaç duymuyorlar. Toprağı kurudukça su vermemiz yeterli oluyor. Aşırı susuz bırakmamız da fazla suya maruz bırakmamız gibi bu tür bitkilerin ölmesine sebep olabiliyor. Bu yüzden de bulundukları toprakları ara ara kontrol edebilirsiniz.




Kapalı ortama alınan sukulentlerin gün ışığından da yararlanması gerekiyor. Bulundukları ortamın havadar bir yer olması da önemli. Ev ortamında baktığım eski kaktüslerimin ve sukulentlerimin de bunları ihlal ettiğim için öldüklerini şuan daha iyi anlıyorum.

Bu bitkiler şuan kış uykusunda gibiler. 
Güzelce büyüyüp gelişmeleri için ilkbaharı bekliyorum. Benim gibi sukulent ve kaktüs severler için dilerim yararlı bir paylaşım olmuştur.

Huzurlu ve mutlu akşamlar!



26 Kasım 2020 Perşembe

Yeni Kaktüs ve Sukulentler

 




Sevgili okur,
şu sıralar çeşit çeşit sukulentlere ve kaktüslere merak saldım. Bitkilerimle ilgilenmeyi, onlarla vakit geçirmeyi seviyorum. Yenilerde edindiğim kaktüs türlerinden biri olan Haworthia'yı da pek bir sevdim.
Yapraklarından dolayı zebra bitkisi olarak da adlandırıldığını öğrendim. Ayrıca bitkinin yanlarındaki minik yavruların da büyümesini heyecanla bekliyorum.

Böylelikle elimde iki tane Haworthia bitkim olmuş oldu. Balkonda onlara güzel bir yer yaptım. Öğle vaktinden sonra güneş ışığını bir süreliğine de olsa görmüş oluyorlar. Haworthia'lar ev bitkileri diye de geçiyorlar. Yani ister cam önünde isterseniz de evinizin herhangi bir köşesinde onlara bakabiliyorsunuz.
Yine çoğaltma işlemi de bitkinin yapraklarından oluyor. İnşallah önümüzdeki baharda Haworthia bitkimin yapraklarından birkaç tane çoğaltmak istiyorum.




Bu da Aloe Vera'mız.
Annem bu bitkiyi yazın almıştı. İlk aldığında sadece üç dört tane yapraktan oluşuyordu. Gün geçtikçe dibinden küçük yapraklar veriyor. 




Geçtiğimiz günlerde un biti ile mücadele ettiğim kaktüsüm, Tavşan Kulağı Kaktüs.
Yeni saksında yeni toprağıyla inşallah uyum sağlamıştır. Yine ara ara un biti var mı yok mu diye dikkatle gözlemliyorum. Birkaç hafta daha bakmaya devam edeceğim.




Kız kardeşimle market alışverişi için çıktığımızda A101'de rastlayıp aldığım yeni sukulentler. Yeni aldığım bitkileri ertesi gününde yeni toprakla değiştiriyorum. Köklerine zarar vermeden eski toprağından ayıklayıp yeni toprağıyla saksıya ekmek çok önemli. Aradan birkaç gün geçince de birazcık su veriyorum ki toprağa kökleri tutunsun. Dilerim hepsi bu kışı rahat ve güzel bir şekilde atlatır.

Sevgili okur,
senin bitkilerle aran nasıl?






20 Kasım 2020 Cuma

Kaktüslerde Oluşan Bitler

 


Dün öğlen vakitlerinde bitkilerimle ilgilenirken tavşan kulağı kaktüsümün üzerinde beyaz beyaz şeyler gördüm. Uzaktan bakınca üzerindeki beyaz dikenleriyle ayırt edilemeyen beyaz lekelerin çok yakından bakınca herhangi bir canlı olduğunu anladım.

 İnternetten araştırmaya başlayınca acı gerçekle karşılaştım. Kaktüsümün üzerindeki beyaz lekelerin bitkilerde oluşan bitlerin olduğunu öğrendim. Evet, insanlarda, hayvanlarda bit olabileceği gibi bitkilerde de bit olabiliyormuş. Öğrendiğim bu bilgiden sonra kaktüsümde oluşan bitlerden nasıl kurtulacağımı araştırmaya başladım.


Un Biti Görseli

Öncelikle bitki bitlerinin adı unlu bit olarak geçmekte. Bitkilere bulaşmalarının ise birden fazla sebepleri olabiliyor. Ayrıca un biti insanlara da bulaşmıyor. Kaktüslerime bulaşma sebebini henüz bilmesem de onlardan kurtulmanın yollarını araştırınca karşıma kimyasal içerikli bitki ilaçları çıktı. Kimyasal bir şeyi kaktüsüme sürmek istemedim. Bu yüzden doğal bir şeylerin arayışına girdim. Ve karşıma bir karışım çıktı.




Bir kaba temiz su koyduk. 
Ardından içerisine bir miktar  beyaz sirke ilave ettik. Biraz da tarçın ekledik ve karışımı güzelce karıştırdık. Kaktüsü hazırladığımız karışımın içerisine koyduk ve biraz beklettik. Ardından kaktüsü çıkartıp temiz su altında yıkadım. Kaktüsün gövdesi ve kökleri su ile çok fazla temas ettiği için kağıt havluyla güzelce kuruladım. Bir gün kadar balkonda kağıt havlunun üzerinde köklerinin tamamen kuruması için beklettim. Bugün de yeni saksısına yeni bir toprakla tekrar ekimini yaptım. İnşallah bu karışım etkisini olumlu bir şekilde gösterir.





25 Ekim 2020 Pazar

Sonbaharda Kaktüsler ve Sukulentler

 




Sevgili okur,
resimde görmüş olduğun bitkinin adı Opuntia, tavşan kulağı kaktüs.
Yaklaşık bir aydır bizimle birlikte. Bitkilerimin arasına son katılanlardan biri. 

Tavşan kulağı kaktüsün görüntüsü sevimli görünse de acı bir gerçek var ki o da elle temas halinde canınızı fazlasıyla acıtan minik dikenleri. Üzerindeki beyaz noktacıklar dikenleri oluyor. Bu kaktüsten önceden almıştım. Fakat fazla su vermemden dolayı kaktüsüm çürümüştü. Kurtarma çalışmalarım başarısız olunca bir daha da almamıştım. Yeni tavşan kulağı kaktüsüne daha dikkatli ve bilinçli bakıyorum. Sukulentlerimin aksine bu kaktüs daha az su istiyor. Zaten sonbaharın gelmesiyle iki üç günde bir verdiğim sularının süresini biraz daha uzattım. 



Kenarından minik bir yavru daha katıldı aramıza. 
Çok mutluyum.



Bu sukulentin adını bulamamıştım. Fasulye filizi gibi yukarıya doğru büyüyen bu bitkinin tohumları da kendi taneleri. Taneleri düştükçe toprağına bırakıyorum ve iki üç haftaya çimlenmiş oluyor. Mesela aşağıda paylaşacağım resimdekiler bu yazımda çok küçüktüler. 

Bu da büyümüş halleri.



Son olarak büyük bir sukulentim daha vardı. Onun yapraklarındaki şekil değişikliğinden daha önceki bir yazımda bahsetmiştim. Saksısını ve yerini değiştirmiştim. Yerini sevmemi olacak ki yapraklarından bir şeylerin ters gittiğini anladım. Sonrasında ana gövdesinden sukulenti kestim ve küçük bir saksıya ekip havadar, aydınlık bir yere aldım. Sukulentler kapalı yerleri sevmiyorlar.

Bunlar da kopardığım yapraklarından çoğalttıklarım.





Bitkilerle uğraşmak, onları seyretmek, onlarla konuşmak çok güzel.
Beni mutlu eden küçük şeylerden biri de bitkiler.
Huzurlu akşamlar sevgili okur!


 




22 Eylül 2020 Salı

SUKULENTLER

 




Merhaba sevgili okur. 
Bu sene bitkilerle çok içli dışlıyım. Bol bol topraklarla bitkilerle vakit geçiriyorum. Hayatımın bir köşesinde de bitkilerime yer ayırmak beni mutlu ediyor. Her gün düzenli bir şekilde bitkilerimi kontrol eder ve onlarla tek tek ilgilenirim. Büyümelerindeki gelişmeleri gözlemlemek keyif verici bir his.

Geçtiğimiz aylarda sukulentimin yapraklarından çoğaltma yapmıştım. İşte o yapraklardan büyüyen yeni sukulentlerim. 
Ana sukulentin gövdesinin altında kalan yaprakları da böylelikle değerlendirmiş oluyorum. Nemli toprakta çimlenmesi için bıraktığım yapraklardan da güzel haberler alıyorum. İşte henüz yenilerde çimlenmesi için toprağa bıraktığım o yaprakların çimlenmiş hali burada.






Adını henüz bilmesem de bir tane daha sukulentim var.
Bu sukulenti ben tesbih sukulente benzetiyorum. Ama o olup olmadığından da tam olarak emin değilim. Bu sukulent diğerlerine göre biraz daha hassas. Ufacık bir eliniz çarpsın sukulentin taneleri hemen düşüveriyor. Ben de düşen taneleri saksının dibine koymuştum. Gözlemlerimin sonucunda o tanelerin de kendi toprağında çoğaldıklarını gördüm. İşte bahsettiğim sukunlet bu.





Bu sukulentim üç ayrı küçük saksıdaydı. 
Ben de üçünü orta boy saksıya ektim. Dökülen tanelerini de ufak bir saksıda çimlenmesi için bıraktım. Şu sıralar onların büyümelerini yavaş yavaş gözlemliyorum.



 




16 Temmuz 2020 Perşembe

YENİ BİTKİLER






Merhaba sevgili okur.
Geçen ay bitkilerimle ilgili bir yazı yazmıştım ve burada seninle paylaşmıştım. Bu yazımda elimden geldiğince sukkulent ve kaktüs bakımına dair neler yapıyorum ya da yapmıyorum hakkında bilgiler vermiştim. Zaman geçtikçe ve araştırmalarımın sonucunda edindiğim bilgiler kapsamında öğrendim ki her sukkulentin kendi başına farklı bir bitki olduğu. Yani bitkiler de tıpkı insanlar gibi. 

Kendi önerilerim benim yetiştirmekte olduğum bitkilerde işe yararken bir başkasının bitkilerinde belki işe yarayabilir ya da yaramayabilir. Yani öncelikle kişinin kendi bitkilerini çok iyi tanıması gerekiyor. Bitkileriniz evin hangi köşesinde olmayı seviyor ya da sevmiyor? Veya hangi aralıklarla suya ihtiyaç duyuyor? Bu gibi soruları ben de zamanla tecrübe ederek öğrendim ve hala öğrenmekteyim.

Geçen ay bahsettiğim yazımda paylaşmış olduğum önerilerle birlikte bitkilerimin resimlerini de buraya koymuştum. Yavru sukkulentlerin ana kaynağı olan ilk görseldeki sukkulentim gövdesinden minik bir sukkulent daha vermiş. Bunu görünce çook mutlu oldum elbette.




Güzelce büyümeye devam eden ilk sukkulentimin yapraklarından çoğaltmış olduğum dört tane minik sukkulent vardı. Onlar da yavaş yavaş büyüdüler ve şimdiki halleri ise şu şekilde,


Tüm bitkilerimin komple topraklarını değiştirmiştim. Hindistan Cevizi lifli toprağı çok sevmiş olacaklar ki üç haftalık bir süreçte bu hale geldiler.




Bu bitkiyi de kız kardeşim pazarda görüp almış. Bana getirdiğinde Resimdeki bitkiden tek saksıda iki tane vardı. Ben de toprağını değiştirirken iki bitkiyi köklere zarar vermeden ayırdım ve farklı farklı saksılara koydum. Adını bilmediğim bu bitkiyi internette arattım ve ''Mor Telgraf'' isimli çiçeğe biraz benzettim. Ancak adından hala emin değilim.




Ve son olarak ailemize yeni katılan bir sukkulent çeşidi daha. 
Bu sukkulentin adını bilmiyorum. Araştırsam da bulamadım. Büyüdükçe çok güzel bir görüntüsünün olacağına inanıyorum. İnşallah zamanla diğer bitkilerimin de gelişimlerini paylaşmak nasip olur.

Huzurlu ve mutlu günler!




18 Haziran 2020 Perşembe

Sukkulent Bakımı ve Yapraktan Çoğaltma






Kaktüs türlerinden biri olan sukkulentler son zamanların en çok tercih edilen ve yetiştirilen bitkilerinden biri.
Her ne kadar kaktüs bakımı kolay gibi bir algı oluşturulmuşsa da bana göre kendi başına öğrenilmesi gereken birtakım tüyolarının olduğu. Kaktüsler fiziksel özelliğine göre içerisinde su depolar. Bu yüzden diğer bitkilere göre sıklıkla su istemezler. Ancak bazı dönemlerde suya oldukça ihtiyaç duyarlar. 
Büyüme dönemlerinde yeterli miktarda su aldıkları takdirde güzel bir şekilde büyümeye devam ederler. Hatta şanslıysanız kaktüsünüz çiçek dahi açabilir.





Resimde görmüş olduğun bu sukkulentti yaz ayının gelmesiyle birlikte iki günde bir yaklaşık bir çay bardağı kadar su veriyorum. Kaktüs türlerinde toprak seçimi de çok önemli. Vereceğiniz suyun toprak tarafından emilmesi gerek. Eğer su, toprağınızın yüzeyinde uzun süre kalıp emilmezse bu durum hem gövdenin hem de köklerin çürümesine sebep olabilir. Benim sukkulentlerim için kullandığım toprak ise Hindistan cevizi lifli toprak. Çiçekçilerde rahatlıkla bulabilirsiniz.




Sukkulent büyüdükçe üst kısımdan yeni yavru yapraklar verir. En altta kalan yapraklardan gövdesine zarar vermeden yavaşça koparıp toprağın üstüne uç kısmı değecek şekilde koyuyorum ve çimlenmesini bekliyorum. Yeni sukkulentin çıkma süresi iki haftayı buluyor. Tabii bu süreçte yine iki üç günde bir sukkulent yaprağının ucunun değeceği toprağı da su ile nemlendiriyorum. Bu süreçte su vermek çok önemli. 
Üstteki resimde yer alan sukkulentleri bu duruma örnek verebiliriz. Sağ taraftaki yaprağı çimlenmesi için bıraktım. Sol tarafta yer alan ise yaprağından çimlenmiş yavru bir sukkulent. Zamanla geliştikçe sukkulentin yaprağı kuruyacak ve kolaylıkla gövdeden ayrılacak. İlk resimde yaprağından ayrılmış sukkulentleri toprağa ekmiştim.





Çiçeklerle ilgilenmek çok keyifli. 
Huzurlu ve mutlu günler!



 

BİRPEMBESEVER