31 Aralık 2018 Pazartesi

KIYIDAN UZAKTA | KİTAP YORUMU




Kıyıdan Uzakta, F. Scott Fitzgerald.
Bir Amerikan edebiyatı öyküsü.
Kitabın baş karakteri Ardita adında bir kız.Yaşamı boyunca ailesi onun adına kararlar alır ve uygular. Sıra evliliğe gelince Ardita içinde bulunduğu bu çıkmazdan kurtulmak adına ve kendi kararlarını özgür bir şekilde verebilmek için evden kaçar. Sahil tarafına kaçmakta olan Ardita burada bir korsanla karşılaşır. 

Korsanla tanışırlar ve bir şekilde kendini o korsanın gemisinde uzak diyarlara yelken açmış bir şekilde bulur. Korsanı günden güne tanır ve ona kalbi ısınır. Çoğu kez kendi iç sesiyle konuşur bazen de derdini yeni tanıştığı ama henüz güvenemediği bu korsana açar.

Ardita, özgürlük isteyen bir kızın düşüncelerini anlatıyor kendi düşünceleriyle. Bu da yazarın kalemiyle okuyucuya sunuluyor. Kısacık hoş bir öykü.

THE BORROWERS




THE BORROWERS


The Borrowers, Minik Kahramanlar.
1998 yılı İngiltere ve ABD yapımı film.
Bana çocukluğumu hatırlatan filmlerden birisidir. Borrowes'lar parmak boyunda olan 4 kişiden oluşan bir ailedir. Kendilerine göre büyük insanların evlerinin döşemelerinin arasında yaşamaya çalışırlar.
Yaşadıkları evin sahibi ölür. Ve bir vasiyet bırakır. Ancak evin sakinleri kötü amaçları olan bir emlakçıya denk gelirler ve bu bilgiden habersiz olurlar. Emlakçı onlara evden çıkmaları için zaman tanır. Evlerini terk etmek zorunda kalırlar.

Borrowers ailesi içinse taşınmak adeta bir işkencedir. Evin asıl sahiplerinin gideceğine çok üzülürler. Çünkü yıllardır onlarla birlikte ev sahiplerinin kendilerinin varlığından haberleri olmadan mutlu bir şekilde yaşamışlardır.

Ev sahibinin oğlu ile Borrewers ailesinin(küçük insanlar) kızı tesadüfen tanışırlar. Bu taşınma sırasında da ev sahibinin oğlu küçük insanlarla anlaşıp onlara yardım etmeye çalışacaktır. Ancak bir sürü talihsiz olay meydana gelir ve peşlerini bırakmaz.

Komik, neşeli bir aile filmi.




30 Aralık 2018 Pazar

2018'DE EN ÇOK... | MİM





Sevgili Herteldenşef geçen günlerde çok güzel bir mim başlatmıştı.
Onun yazısı için buraya tıklayabilirsin. Konusu çok hoşuma gittiği için blog defterime ilerleyen günlerde yapmak için ismini not almıştım. 

Başlığımız 2018'de en çok...
Yani bu yılın tahlili üzerine bir yazı olacağını şimdiden belirteyim sevgili okur.
Bu yılın en çokları gelsin o zaman! 🎊

2018'de en çok okuduğum kitap sayısına ulaştım. 2017'nin sonlarında 2018 için çok kitap okumayı hedeflemiştim. Bir sayı belirlemiştim kendime. Gidebildiğim kadar gitmeyi kendimi denemeyi amaçlamıştım. Oldu da!


2018'de en çok sayıda blog yazımı yazdım. Bu durumdan da gayet memnunum. Burada olmayı, yazılar yazmayı ve okurlarıma sunmayı çok seviyorum.


2018'de en çok film ve dizi izledim. Film sayısı dizi sayısının önüne az farkla geçmiş olabilir. Bunlarla ilgili de ayrı olarak bir liste yapmam gerek.


2018'de en çok sahip olduğum özel öğrencilerimin emeklerimin karşılığında göstermiş oldukları ilerlemelere sevindim. Dilerim nicelerini tadarım.


2018'de en çok aklıma gelen şey hayatımızdan akıp giden zaman olsa gerek. Günler, haftalar, aylar, yıllar çabucak yitip gidiyor.


Yapmak isteyen herkes yapsın bu yazıyıı!



29 Aralık 2018 Cumartesi

SULU BOYADAN ÇERÇEVE YAPIMI






Sulu boyaya başladığım zamanlarda ilgimi çeken desenlerden biri de çerçevelerdi. Aslında bu çerçeveler blog tasarımlarında da kullanıyor. Öncelikle el emeği kullanılarak sulu boya ile resmediliyor. Daha sonra ise bilgisayar ortamına yazdırılarak kullanıma hazır hale getiriliyor.

Bu çerçeveyi yaparken kağıdımın üzerine kurşun kalemle bastırmadan hafif bir şekilde sadece daire yapmaya çalıştım. Çiçekleri yaprakları ise fırçamın yardımıyla boya ile birlikte şekil vererek ortaya çıkarttım. Resimdeki görsel tamamen benim tasarımım olmuş oldu. Renkleriyle şekliyle.. Yani bu çalışmam için ilk kendi tasarımım olduğunu söyleyebiliriz.😊

Sulu boyaya başlama sürecimden itibaren birçok tüyo ve bilgi öğrendim. Bununla ilgili ayrıca bir yazı yazmayı da düşünüyorum.

Bugün son iş günüydü. Şimdiden 3 günlük tatilin keyfini çıkarmaya başladımm. Mutlu ve huzurlu hafta sonlarıı!🌺




28 Aralık 2018 Cuma

THE GARDEN OF WORDS






Kelimelerin Bahçesi. Japon anime filmi.
Romantik, dram türünde.
Takao, ayakkabı çizimleri yapan ve bununla ilgili eğitim alan bir gençtir. Yağmurlu havaları çok sever. Her yağmur yağdığında okulu eker ve bir bahçeye oturup yağmur sesi eşliğinde yeni ayakkabı tasarımları çizer.

Takao, her yağmur yağdığında gitmiş olduğu o bahçede Yukino adında bir kadınla karşılaşır. İkisi de aynı yerde her yağmur yağdığında karşılaşır. Birbirlerinin hayatlarını ve isimlerini bilmeyen bu iki insan zamanla yakınlaşırlar. Artık her ikisi de birbirini görebilmek için yağmurun yağmasını ve o bahçede buluşabilmeyi dilerler.

Takao, hayalindeki ilk ayakkabı tasarımını tamamlar ve Yukino için bir çift ayakkabı yapmaya koyulur. Ancak zamanla yağmurlu havalar son bulur ve buluşmaları sekteye uğrar.



Filmde yağmur sahneleri fazlasıyla mükemmel bir şekilde yansıtılıyor. Sırf yağmur sesini dinlemek için bile izlenir bu film. Doğa görüntüleri de çok kaliteli ve izlemesi huzur verici, dinlendirici.



DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET | KİTAP YORUMU







Doğu Ekspresinde Cinayet, Agatha Christe.
Kalemini sevdiğim yazarlardan birisi. Lise zamanlarımda çokça okurdum. Kütüphaneye gitmeye başladıktan sonra kitaplarını tekrar okumak için listeme aldım.

Doğu Ekspresi, işlenen bir cinayetin çözümüne ulaşmaya çalışan bir grup insanın etrafında geçiyor. Doğu Ekspresi New York'a doğru yol alırken kar kütlesine çarpar ve arıza verir. Olaylar bu sırada patlak vermeye başlar.
Bir adam bir gece yarısı cinayete kurban gider. Cinayetin işlendiği vagonda da bir dedektif vardır. Bay Poirot. 

Bay Poirot, trenden sorumlu olan yakın arkadaşı ve bir doktor birlik olurlar. Vagondaki insanları sorgulamaya başlarlar.  Sorgu sırasında ince düşünen ve insanları sorduğu sorularla hata yapmaya zorlayan bir dedektif vardır. 

Dedektif suçluyu ya da suçluluları bulmaya oldukça kararlıdır. Vagondaki insanları sorguya çekerken aslında bir taraftan da karakter tahlili yapar. Ve ortaya umulmadık sırlar çıkar.
Okuyucu da, Bay Poirot'un vagonda bulunan insanlara yönelttiği sorularla bir yandan cinayet zanlısı hakkında tahmin yürütüp olasılıkları değerlendirme fırsatı ediniyor. Heyecanlı, sürükleyici bir roman.

27 Aralık 2018 Perşembe

MİM | HANGİ YAZINIZ SİLİNİRSE ÜZÜLÜRSÜNÜZ?





Blog defterime bakınca biriken bir hayli mim yazısının da olduğunu fark ettim. Ve bu mimi ben de yapmaya karar verdim. Bu mimin konusu blogumuzda yer alan hangi yazımız silinirse çok üzülürüz olacak.

Aslında tüm yazılarım silinirse çok üzülürdüm. Çünkü yazdığım her yazıyı ayrı seviyorum. Burada, gerçek hayatımda olduğum gibi bir Tuğçe'yim. Zaten bana göre insanın kişiliğinden renkler de yansıyor yazılarına. Blog yazmak bu yönden de iyi oluyor bence. İnsan farkında olmadan da bir şeyler katıyor kendine.


Gelelim seçtiğim yazıya.
Seçmesi benim için biraz zor olsa '' Bir Yıldız Kadar '' isimli yazımda karar kıldım.
Nedenine gelecek olursak eğer bu yazıyı yazarkenki ruh halimi hatırlıyorum. Ne hissettiğimi, ne düşündüğümü, umutlarımı, hayallerimi.. Kısacası benim için birçok duyguyu ve düşünceyi barındırıyor bu yazı. 

https://birpembesever.blogspot.com/2016/01/bir-yildiz-kadar.html

Bir de, bu yazımı tekrar ve tekrar okuyunca bana biraz düz yazı değil de şiir tarzını yansıtıyor. Bu da çok hoşuma gidiyor. Belki yakında şiirler de yazarım belli olmazz.🙈

26 Aralık 2018 Çarşamba

ÖĞRENCİMDEN HEDİYE





Küçük ellerine sığdırmıştı bu çiçekleri ve kitabı.
Onu daha derse almadan beni gördüğü yerde bana kocaman sarılan ve ''Beni derse ne zaman alacaksınn?'' diyen  bir şirinem var benim.

Çok fazla devamlılık sağlayan bir öğrenci değildi. Benim listeme de devamlı gelmesi için geçirilmişti. Öyle oldu da. 

Bugün büyük bir heyecanla ''Öğretmenim sana bir sürprizim var.'' dedi. Sınıfa çıktığımızda ise çantasından çıkardığı bu hediyeleri verdi ellerime. İçinden gelmiş, böyle bir sürpriz yapmış.  Ara ara öğrencilerimden ya da benim olmayan öğrencilerden resimler, küçük küçük notlar aldığım olur. Bu duyguyu yaşamak da çok güzel bir hismiş.

Masamda hep bir okuma kitabı bulundurmaya çalışırım. Genellikle okuyor olduğum kitap olur bu. Okul çocuklarımın da bu durum ilgisini çeker. Çünkü her hafta yeni bir kitap olur masamın üzerinde.
Şirinemin de dikkatini çekmiş bu durum. Bana bir kitap almış. 

25 Aralık 2018 Salı

CLEAN WITH PASSION FOR NOW






Yenilerde çıkan romantik komedi dizilerinden. 
Uzun zamandır bu kadar komik ve eğlenceli bir drama izlemiyordum. Dizinin konusu biraz klişe gelse de türünün romantik komedi olması bir şans vermem için yeterli oldu.

Dizide başrolde genç bir iş adamı var. Mysophobia'dan muzdariptir. Yani mikroplardan korkar. Tüm gündelik yaşamı ve hayatı temizlik üzerinedir. Bir bakıma obsesif kompülsif bozukluluğa da sahip olduğunu söylemek mümkün. Çocukken yaşamış olduğu kötü bir durum onda travmaya sebep olur ve böylelikle temizlik takıntısı küçüklüğünden başlar. Bu adamın temizlik üzerine şirketi vardır. Temizlik elemanları yetiştirir.

Diğer başrol kız ise yarı zamanlı işlerde çalışan, mikroplara ve temizliğe pek aldırış etmeyen biridir. Bir gün başvurduğu şirketlerin birinden geri dönüş alır ve görüşmeye gider. İşe alınır. İşe başladığı yer ise temizlik takıntısı olan bu adamın şirketi olur. Bu ikilinin yolu daha öncesinden de komik bir şekilde kesişir. İki zıt karakterin yolu böylelikle daha da çok kesişecektir.

Hoş, komik, güldüren bir dizi. 


24 Aralık 2018 Pazartesi

LOVE IN THE MOONLIGHT






Ay Işığında Aşk.
18 bölümden oluşan Kore dizisi. 
Tarihi bir dizi. Yani eski dönemlerden birinde geçiyor. Olaylar sarayda veliaht prens olan Park Bo Gum etrafında dönüyor. 

Hong Ra On adında bir kız var. Ancak bu kız küçüklüğünden beri ailesinin ve onun peşinde olan kötü adamlar yüzünden gerçek kimliğini gizleyerek bir yaşam sürdürüyordur. Ra On, adını ve dış görünüşü değiştirir. Erkek kılığında erkek gibi yaşar. Bu yüzden çevresi de onu erkek olarak bilir. Küçük yaşta ailesini kaybeder.  Aşk mektupları yazmak ve erkeklere aşk hayatı ile ilgili öğütler vermek ile ilgili bir işi vardır.


Bir gün bir adamın getirdiği aşk mektubunu cevaplar. Ve bu mektup üzerine sarayın veliaht prensi ile yolları kesişir. Sarayda çalışmak üzere erkek insanlar yetiştirilir ve seçilir. Ra On da bir şekilde bu grubun içerisine dahil olur ve veliaht prensin gözde yardımcısı olur.

İkili arasındaki diyaloglar komik eğlenceli. Sarayın entrikaları, gizemleri de barınıyor dizinin içerisinde.  Biraz tarih biraz da romantik-komedi. Neşeli hoş bir dizi.

23 Aralık 2018 Pazar

MİM | 2019 YILI HEDEFLERİM ve HAYALLER





Bir pazar akşamından merhaba sevgili okur! ✨
Sevgili Beyda'nın Kitaplığı çok güzel bir mim etkinliği başlatmıştı. Bu güzel mime kayıtsız kalamam dedim ve başlığı cevaplamak için kolları sıvadım.😊 Beyda'nın Kitaplığının mim yazısı için de ismine tıklaman yeterli olacak.

Bu mim yaklaşan yeni yıl yani 2019 yılı ile ilgili. Yarının ne olacağını ve bizlere ne getireceğini bilmesek de hayatımızda planlar hayaller kurar ve Allah'tan dileriz.

2019 yılında daha çok gülümsemek istiyorum. Bunun için birazcık daha gamsız olabilmek ve kötü olaylar karşısında hemen üzülüp modumun düşmesine engel olabilmek güzel olurdu.

Tıpkı bu yıl olduğu gibi daha çok kitap okumak gibi bir hedefim var. 
Bu yıl bunu okuduğum kitaplarla fazlasıyla başardığımı düşünüyorum. 2019 yılı hedeflerim arasında bu da var.


Vee yeni yeni kafeler keşfetmek. 
Bununla ilgili bir liste yapacağım inşallah ve sonrasında yavaş yavaş kafeleri gezmeyi hayal ediyorum.

Bu yıl hedeflerimin arasında blog arkadaşlarıma kartpostal göndermek vardı. Herteldenşef, Esseverin, Birküçükelifmeselesi ve Nermin'e kartpostal göndermişim bu sene. İnşallah seneye daha fazla kişiye kartpostal ulaştırabilirim.

Senin hayallerin ve hedeflerin neler? 

21 Aralık 2018 Cuma

GÜL






Kendimi bazen sınıf öğretmenliğine daha yakın bulduğum anlar oluyor. Bu da özel öğrenme tanısı konan öğrencilerimden kaynaklı olsa gerek. Yeri geliyor okuma ve yazma çalışmaları yapmakla birlikte matematik de anlattığım oluyor. Minik öğrencilerime okuma yazma öğretmek ve bunu başardığımı görmek beni gururlandırıyor ve dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlamaya yetiyor.

Bazen de lise öğretmeni gibi hissettiğim de oluyor kendimi. Aslında bu duruma pek yabancı olduğum söylenemez. Geçen yıl mezun olmadan önce lisede de öğretmenlik stajımı yapmıştım formasyonumu aldığım zamanlarda. Şimdi rehabilitasyonda ise lise son sınıf öğrencim var ve onunla YKS'ye hazırlanıyoruz. 

Bazenleri de henüz bir anne olmasam da anne şefkati ile yaklaşıyorum minik kalplere. Yerine göre kurallar koyan ve otoriterliği sağlayan ancak eğlenmekten ve sevgiden ödün vermeyen bir öğretmen olmaya gayret ediyorum.


Resimde görmüş olduğun gül fidelerini 33 yaşında olan bir öğrencim getirdi bana. Geçtiğimiz bahar bahçelerinden bana hep gül getirirdi. Mis gibi kokardı o güller. Hepsini kurutup sakladım ondan hatıra kalsın diye. O da bana ekmem ve baktıkça onu hatırlamam için bu fideleri getirmiş. Nasıl mutlu oldum nasıl!🌺

20 Aralık 2018 Perşembe

KURŞUNLARIN DA RENGİ VAR | KİTAP YORUMU







Kurşunların Da Rengi Var, Emine Seçeroviç Kaşlı. 

Yazarın asıl adı Amina. Yani ailesi onu böyle çağırıyormuş küçüklüğünden beri. O da tıpkı her çocuk gibi sabaha oynayacağı oyunları, yiyeceği şekerlemeleri çikolataları düşünerek uyanıyordu. Ta ki ansızın savaş onun da ülkesinin kapısını çalana kadar... Bosna sokaklarında Sırp askerlerinin ayak sesleri, havada bomba sesleri, yer yüzünde feryatlar, korkular... Amina, küçücük kalbiyle ve bedeniyle savaş mücadelesi veriyor çok sevdiği ülkesinde.

Bosna savaşında çocuk olmak nasıl bir duygu? Bu soruyu her sayfada yazar okuyucunun kalbine dokunarak fazlasıyla anlatıyor. Bizlere kurşunların da bir renginin olduğunu öğretiyor. Bir çocuk bomba seslerine, nedenini dahi bilmediği kapanmayacak yaralara sebep olacak bu savaş yüzünden alışmak zorunda bırakılıyor. Ve daha nicesine mecbur bırakılıyor küçücük kalbine ve hayallerine rağmen.. 

Ama çocuk her yerde çocuk kalıyor işte.. Savaş da olsa atılan bombaların kalıntılarından ya da mermi kovanlarından oyuncak yapıyor kendine. Savaşın olduğu her yerde çocukların oynadığı oyunların da savaş üzerine olduğunu anlatıyor kitabında yazar.. 

Kitabı yazan yazar, şahit olduğu bu savaşa tanıklık eden biri olarak kaleme alıyor. Okunması ve okutturulması gereken kitaplardan.

DEPREM





Çocukluğumda yaşadığım 99 depremi bende travma oluşturdu. Yaşadığım her depremde kalbim hep hızlı hızlı çarpar ve  yüreğim ağzıma gelecekmiş gibi hissederim. 

Bu sabah iş yerimde sınıfımda kahvaltımı yaparken masamın sallanmaya başlaması bir an duraksayıp etrafıma bakınmamı sağladı. Kalbimin hızlı çarpıntısıyla sınıftan koridora çıkıp bir hocaya ''Deprem mi oldu az önce?'' sorusunu yönelttim. Ancak o hissetmemişti. 
Biraz araştırınca internette son dakika haberlerine deprem haberleri düştü. Yalova'da olmuş. İstanbul'da da hissedilmiş haliyle. Allah daha kötüsünden korusun inşallah..

18 Aralık 2018 Salı

GÜNLERDEN SALI






Yağmur damlalarının pencereme vurduğunda çıkarttığı o sesi çok seviyorum işte. Huzur verici bir ses.. Günlerden salı. İş yerimde yoğun geçen günlerden biri. 

Öğleden sonra derse aldığım bir öğrencim var ki yeri bende bambaşka. Geçtiğimiz ay benim listeme yerleştirildi. Yaklaşık olarak bir aydır birlikte çalışıyoruz.

7 yaşlarında ağır otizmli öğrencim. Otizmli çocuklarda sık görüldüğü üzere benim öğrencimde de bazı tikler mevcut. İlk zamanlarda sınıfa girdiğimizde kural tanımayan, beni dinlemeyen ve bağıran ağlamaya başlayan, kendine zarar vermeye çalışan, sandalyeye oturmayı reddeden bir çocuk vardı karşımda.

Eğitimin amacı, kişide istendik yönde davranış değişikliği meydana getirmektir. Bu amaca uygun olarak bu süreçte hiç pes etmedim hala daha etmiyorum da çok şükür. İnanıyorum ki Allah'ın da yardımıyla oluyor her şey.

Ben bu bir ayda çok uğraştım, gayret gösterdim. O öğrencimle dersten her çıktığımda kendimi yorgun hissetsem de vicdanen tatmin olduğum duyguları hissetmek beni inanılmaz mutlu ediyordu. 

Bugün o öğrencimi derse alırken anneyi de sınıfımıza davet ettim. İlk kez böyle bir şey yapıyorum. Anneyi gözlem yapması, oğlunun göstermiş olduğu iyi/kötü davranışlarına nasıl tepki verdiğimi ve yaklaştığımı görmesini istedim. 

Yavaş yavaş bu öğrencim komut almaya ve beni dinlemeye, sakince beklemeye başladı. Annenin bunu da görmesini istedim bugün. Gördü de. Yüzündeki gülümseme ile ''Allah razı olsun hocam!'' demesi çok mutlu etti beni. 

17 Aralık 2018 Pazartesi

THE SECRET WORLD OF ARRIETTY




AŞIRICILAR



Aşırıcılar. 
2010 yapımı yine bir Studio Ghible filmi. 
Ayrıca The Borrewers filminden de uyarlama. Anime film olunca daha samimi, sevimli geliyor karakterler ve film kareleri.

Sadece 10 cm boyunda olan, insanların yaşadığı evlerde kullanılmayan köşeleri kendilerine yaşam alanı olarak kullanmaya çalışan küçük insanların etrafında dönüyor olaylar. Ve kendilerini aşırıcılar olarak çağırmaktalar. Eşyaya ya da gıdaya ihtiyaçları olduklarında ise kaldıkları evin sahiplerinden ihtiyaçları oldukları kadarını ödünç alıyorlar.

12 yaşındaki Sho, annesinin çocukluğunu geçirdiği büyakannesinin evine gelir. Bir süre burada kalacaktır. Evin sakinleri de Aşırıcıların varlıklarından haberdardırlar ancak bu zamana kadar gören olmamıştır. Sho ise onları içten içe görmeyi umut eder. 

Aşırıcıların temel kuralı tüm insanlardan uzak durmak ve onlara görünmemektir. Arrietty adındaki küçük aşırıcı kız bu kuralı yanlışlıkla çiğner ve gizlice yaşamlarını sürdürdükleri evin sahibinin torunu olan Sho'ya görünür. Ve işte olaylar da bundan sonra başlar.

16 Aralık 2018 Pazar

YÜREK BURGUSU | KİTAP YORUMU






Yürek Burgusu, Henry JAMES. 
165 sayfa ve 24 bölümden oluşan, düşündüren ve okuyucuyu merakta bırakan bir konuya sahip akıcı bir roman. Yazar diğer romanlarında olduğu gibi Yürek Burgusu kitabında da olaylardan çok zihinsel süreçlere ve karakterlerin içsel yaşantısını öne çıkartıyor.

Yürek Burgusu, hayalet ya da hortlak romanı diyebiliriz. Biraz ürpertici biraz merak uyandırıcı. Romanda bir öğretmen var. Romanın işleyişi de öğretmenin anlatımı ile okuyucuya sunuluyor. Öğretmen olan kadın, Miles ve Flora adındaki iki küçük çocuğu eğitmek üzere onların konakladığı evde yaşamını sürdürmeye gider. 

Bu evde çocuklarla birlikte kalan birkaç hizmetçi de vardır. Miles, yakın zamanda okulundan atılmış ve ötekileştirilmiş bir öğrencidir. Öğretmen zamanla bu çocuklarla yakınlık kurar ve onları kendi çocuklarıymış gibi sever. Ancak zamanla ürpertici olaylar yaşanır. Öğretmen evde olağanüstü sesler duyar. Kimi zamansa hiç tanımadığı simalar karşısında ya da yakınında belirir, ona yüzlerini gösterirler.

Bu esrarengiz olayları bir yandan çok güvendiği evin hizmetçisi Bayan Grose ile paylaşır. Aslında öğretmenin görmüş olduğu bir takım hayalet insanların da bu evde bir geçmişlerinin bulunduğunu öğrenir. Öğretmenin amacı çocukları bu hortlakların kötü amaçlarından korumak olacaktır.

15 Aralık 2018 Cumartesi

MARNIE ORADAYKEN







Studio Ghible'den çıkan izlenmesi gereken anime filmlerden. Çizimler, ses efektleri, görüntüler yine harika.
Bir İngiliz çocuk romanından uyarlanmış. Film genel olarak duygusal ve ara ara neşeli sahneler de barındırmakta. 

Anna, içine kapanık asosyal bir kızdır. Kendi halinde resimler yapmayı sever. Ancak bir yandan da astımı ile uğraşır. Üvey annesi Anna'yı kendini daha iyi hissetmesi için temiz havaya sahip olan güzel bir köye akrabalarının yanına gönderir. Anna bu yere karşı da ön yargılıdır. Fakat gün geçtikçe bu yeni ortamı sever ve benimser.

İlerleyen günlerde etrafı keşfetmeye çıkar. Eline aldığı resim defteriyle gezintiler yapar. Bir gün bir gölün kıyısında bulunan terk edilmiş görünümlü bir ev görür. Evin sahibinin kızı sandığı Marnie ile karşılaşır. Ve çok yakın arkadaş olurlar.

Marnie, Anna'nın rüyalarına da misafir olur. Bazı günlerde de birlikte vakit geçirirlerken Marnie bir görünür bir yok olur. Anna bu gizemi çok merak eder. Ve Marnie'nin peşine düşer.


14 Aralık 2018 Cuma

GÜNÜN ARDINDAN






Günler çok yoğun ve dolu dolu geçiyor. Bugün söylenenlere göre özel eğitim sektörüne gelen kamera sistemi kaldırılabilirmiş. Umutlandım ben de. Bu kamera sisteminden dolayı her dersim dolu geçmekte. İster istemez fiziksel ve mental olarak günü yorgun kapatıyorum. Güne aynı şekilde dinlenemeden ve yorgun başlıyorum. Bu durum da enerjimi düşürüyor.

Geçen haftalarda bir rahatsızlık geçirmiştim ve zoraki bir gün izin alabilmiştim. Elbette bu dinlenmem ve toparlanabilmem için pek yeterli gelmedi. Birkaç gün devam eden ilaç tedavisinden ötürü iyi olduğumu ve düzelmeye başladığımı sandım ancak dün tekrar bir halsizlik kırgınlık vardı üzerimde. Bu akşam üşüme de eklendi bu ikiliye. Tekrar ilaçlarıma ve bitkisel ek gıdalara, çaylara sarıldım. 

12 Aralık 2018 Çarşamba

SEVGİLİ DOST #14







Sevgili dost,
Bugün öğle yemeğinden sonra bu kışın ilk karını seyrettim penceremden. Zaten vaktimin çoğunu sınıfımda geçiririm. Derslerimin dışında çayımı ya da kahvemi alıp ısıtıcımı açmak ve kitap okumak pek keyif verir bana. 

Yaklaşık bir beş dakika kadar lapa lapa yağdı kar. Tam doyamasam da gökyüzüne bakıp kar tanelerinin dans edercesine hareketliliğini görmek yüzümde tarifi imkansız tebessüme sebep oldu. 

Sevgili dost,
Hayatta bazı fırsatlar çıkar insanın karşısına. Düşünüp değerlendirdikten sonra bir seçim yapmak da yine insanın kendisinde bitmekte. İnşallah her şey gönlümüzce olur sevgili okur!

Bu kış İstanbul'da çok soğuk geçecek. En sevdiğim mevsim kış olsa da bir yanım evsiz, yardıma muhtaç insanlar ve savunmasız hayvanlar için üzülüyor. Daha duyarlı olalım ve elimizden geldiğince yardım edelim. Çünkü paylaşmakla güzelleşiyor her şey. 

11 Aralık 2018 Salı

DAĞIN SESİ | KİTAP YORUMU





Dağın Sesi, Yasunari Kavabata.
1968 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış olan roman. 236 sayfa.

İlk defa bir Japon yazarın kitabını okumuş oldum. Kitabın bülteninde romanın içeriğine ve konusuna dair geniş bir yer verilmediğinden ve yazı boyutu biraz küçük olduğundan kitaba ön yargılı yaklaşmıştım. Ancak okumaya başlayınca hiç de öyle olmadı. Aksine beni, romanın konusunun ve karakterlerin içerisine çekmeyi başardı.

Kitapta Şingo adında bir adam var. Anlatılanlar ve yaşananlar, Şingo'nun duygu ve düşüncelerinden aktarılıyor. Şingo,orta yaşlı bir adam. Yaşlılık sorunlarına değiniliyor. Bir de evlerinden ayrılıp onunla birlikte yaşamaya gelen çocukları, torunları vardır. Şingo'nun kendi çocuklarının da ailevi problemleri olur.

Kitapta aile meselelerine, gruplaşmalara fazlaca yer verilmekte. Ayrıca doğa güzelliklerinin tasvir edilmesi de kitaba anime film havası katmış. Okuması keyifli kitaplardan.

10 Aralık 2018 Pazartesi

GÜNEY KORE'YE GİDEN MEKTUP







Bu sabah postaneye Güney Koreli arkadaşım için gittim. Güney Kore'den de bir mektup arkadaşım olduğunu önceki yazılarımda paylaşmıştım. Eskiden instagramda bir hesabım vardı. Oradan ilk mesajı bir yaz ayında ben atmıştım ona.😊 Ve böylelikle mektup arkadaşlığı serüvenimize adımımızı atmış olduk.

Arkadaşım Sang A, üniversite öğrencisi ama benden yaşça biraz büyük. Bazı sevdiğimiz ortak yönler ve hobilerimiz de var. Ayrıca sadece mektuplarla kalmayıp KakaoTalk'tan birbirimizin halini hatrını sorar konuşuruz. Mektup arkadaşlığında 2. yılımızı doldurduk bile.


Normalde yurt dışından uzun soluklu bir mektup arkadaşı bulmak gerçekten zor. Özellikle Asya ülkelerinden. Birçok Güney Koreli mektup arkadaşım oldu. Ama uzun sürmedi. Ya iletişimi kopardık ya da bir cevap alamadım karşı taraftan. Çok şükür bu seferki mektup arkadaşım öyle çıkmadı. Dilerim daha nice mektuplar göndeririz birbirimize.

O zaman bol mektuplu günler diliyoruumm!😊

9 Aralık 2018 Pazar

ATEŞ BÖCEKLERİNİN MEZARI




Isao Takahata'nın yazdığı ve yönettiği 1988 yılında Studio Ghible'den çıkan Japon anime filmlerinden. Film içerisinde o kadar çok şey barındırıyor ki.. Kapanmak bilmeyen yaralara sebep olan savaşın içerisinde kalan çocukların dramı.

2. Dünya savaşının içerisinde kalan 14 yaşındaki Seita ve onun 4 yaşındaki kız kardeşi Setsuko'nun gözlerinden savaşın tüm gerçekliğini, ansızın çalan siren seslerinin tesirini, hayatta kalma çabasını, acılarını görüyoruz.

Seita ve Setsuko, anne babasını ne yazık ki yitirir. Savaşın ortasında bir başlarına kalan bu iki kardeş için hayat oldukça zordur. Teyzelerinde kalmaya giderler. Ancak orada da kötü muameleye maruz kaldıkları için boş buldukları bir sığınağa yerleşmeye karar verirler.

Seita, elinden geldiğince kız kardeşine yiyecek bulur ve onu küçük şeylerle mutlu etmeye çalışır. Fakat ülkenin durumu gün geçtikçe kötüye gider. Halk, yokluk içerisindedir. Seita ve küçük kız kardeşi için bu savaş, onları kendi yaşam mücadelelerini vermeye zorlayacaktır.

Defalarca izlenilesi filmlerden.



8 Aralık 2018 Cumartesi

MUMUSO





Son zamanlarda popülaritesi artan Miniso Mağazalarının ardından birçok ithal mağaza da alış veriş merkezlerinde peşi sıra açıldı. Onlardan biri de Mumuso. Bana bu tür mağazalar hep Daiso'yu anımsatıyor. Japonya'nın 1 Yen mağazası. İçerisinde kozmetik, ev dekorasyon ürünleri, mutfak eşyaları ve tabi ki en sevdiğim kırtasiye ürünlerine yer verilmekte. 

Bu gibi yerler İstanbul'da hemen hemen her alış merkezinde olmaya başladı. Birbirinden şirin kırtasiye ürünlerini bir arada görmek gözlerimi kamaştırıyor. 

Rengarenk farklı desenlerde kağıt bantlar, stickerlar,kalemler, kalemlikler..
Bu sefer bu mağazaya mektup arkadaşlarım için girdim. Birkaç parça kırtasiye ürünü aldım. Seçmesi benim için zor olsa da bunu başardım.😊 




Defterlerin hepsi birbirinden güzeldi. 
Dış yüzeyine verdikleri çizimler, hem şirin hem de sevimli. Asyalılar kırtasiye işinin gerçekten hakkını veriyorlar.😍




7 Aralık 2018 Cuma

ENCOUNTER





Encounter, Karşılaşma.
Yeni çıkan Kore dizilerinden. Song Joong Ki'nin eşi başrolde oynuyor. 
Dizi, bizleri ilk bölümüyle Küba'ya kısa bir yolculuğa götürüyor. Birbirinden tamamen zıt hayatlar yaşayan iki başrol bu ülkede karşılaşıyorlar. 

Kadın başrol çok zengin bir hayat yaşayan, ailesinin çıkarları üzerine bir evlilik gerçekleştiren ancak kısa süre önce boşanan, iflasın eşiğine gelmiş bir oteli tekrar eski haline getirip ayakta tutan güçlü, planlı bir kadını canlandırır. Tam anlamıyla hayattan zevk ve tat aldığı söylenemez. Hayatta her şeye sahiptir ancak mutluluğa ve özgürlüğe çok uzaktır.

Erkek başrol ise, küçük şeylerle mutlu olan, birçok farklı işlerde çalışıp ufak birikimiyle bir yıllığına dünya turu yapan, bu seyahatleri esnasında da sokak fotoğrafçılığı yapan biridir. Bu ikili Küba'da karşılaşır ve birbirlerinin hayatlarını bilmeden ülkenin sokaklarında bir gün geçirip gün batımını izlerler. Bu ikilinin yolu tekrar kesişecektir.









6 Aralık 2018 Perşembe

GRİP GRİP GRİP













Merhaba sevgili okur! 
Son birkaç gündür havalar bizlere bu kışın epey çetin geçeceğinin habercisi gibi adeta. Bu haftaya ben biraz halsiz ve kırgın başladım. Salı günü vücudumdaki halsizlik, hapşırmalar, artan öksürükler bir şeylerin çok yakında kapıda olduğunun göstergesiydi. 

Dün akşam eve geldiğimde grip belirtileri başladı. Bitmek bilmeyen burun akıntısı ve öksürük beni tüm gece uyutmadı. Bu sabah işe gitmemeye karar verdim ve aradım. Önceden bahsetmiştim. Yeni bir sistem geldiğinden dolayı artık eskisi gibi her öğrenciye (gelmese de) ders yazılamıyor. Sıkı bir denetim var. Çok hasta olduğum zaten ilk olarak sesimden belliydi. Öğleye kadar dinlenebileceğim öğlene doğru tekrar aranacağım söylendi. Sanırım hastalığım inandırıcı gelmedi.😒

Ben de doktora gittim. İlaçlarla ve bir günlük raporumla evime döndüm. Rapor olayı ile birlikte işe gitmiyor olmam bazıları için pek sevindirici olmasa da sağlık konusunda daha ne yapılabilirdi bilemiyorum. Özel sektör olsa da bizler de insanız, robot değiliz.

Resimde gördüğün kedi de bizim evin bahçesinin şirin sakinlerinden biri. Dün işten geldiğimde eve girerken yanıma kadar gelip mama istercesine içten miyavladı ve gözlerime baktı. Eve çıkıp bir şeyler hazırladım ve verdim. Afiyetle yedi.😊



4 Aralık 2018 Salı

RÜZGAR YÜKSELİYOR





The Wind Risen, Rüzgar Yükseliyor.
Usta yazar Hayao Miyazaki'nin son filmi olma özelliği taşıyor. Yine aynı zamanda gerçek hayatta yaşamış bir insanın hayatını konu ediniyor.

Jiro, uçaklara ilgisi ve merakı olan bir çocuktur. Hayali hep bir uçak uçurmaktır. Ancak Jiro, gözlük kullanır. Ve görme problemi yaşayan kişilerin uçak uçuramayacağını öğrenir. Ancak o bu hayalinden asla vazgeçmez.

Yıllar sonra Jiro artık bir uçak tasarımcısıdır. İşinde en iyisi olmaya gayret gösterir. Jiro'dan sorumlu olan patronlar ondaki geleceği görürler. Yurt dışına uçak yapımını öğrenmek için gönderilir.

O sırlarda ikinci dünya savaşı kapıdadır. Ve Japonya'yı peşi sıra depremler sarsar. Deprem sahneleri filme öyle gerçekçi bir şekilde yansıtılmış ki... Bir anime film olmasına rağmen o anki telaşı hissettiriyor.

Jiro'nun yolu bir kızla kesişir. Ve ikisi de birbirine aşık olurlar. Aşkın, acı tatlı her hali bu filmin içinde. Bu kişi de filme konu olan uçak tasarımcısı.





3 Aralık 2018 Pazartesi

BUGÜN YOLA ÇIKAN MEKTUP







Bu sabah erkenden postanenin yolunu tuttum. Bloglarımız sayesinde tanıştığımız bir arkadaşıma dünden mektup hazırlayıp bugün göndermeyi planlamıştım. Öğleden sonra postane aşırı kalabalık oluyor. 

Koredelisiyiz blogunun yazarıyla mektuplaşmaya karar vermiştik. Mektup yazma sırası bendeydi. Uzun bir aradan sonra nihayet bugün gönderme fırsatım oldu. 

Unutulmaya yüz tutmuş olan mektuplaşmak, biz ve bizim gibi mektup severler tarafından tekrar gün yüzüne çıkartılmalı. Hatta bu gibi mecralarda gösterilerek teşvik bile edilmeli. Mektup yazıp göndermek kadar sana ulaşmasını beklediğin mektupların verdiği heyecan ve mutluluk paha biçilemez bir şey. Bence hayatında herkes bir defa da olsa mektuplaşma serüvenine adımını atmalı.😍

Şimdi mektubum Konya yolcusuu! 😊

2 Aralık 2018 Pazar

PAZAR GEZMELERİ | KÜTÜPHANE






Lise yıllarımda iken kütüphaneye üye olmuştum. Hatta o eski kartım hala durur. Ancak zamanla kütüphane kültürü ortadan kalkmaya başladı bende. Hem hayatın telaşesi hem de internet ortamından kolaylıkla kitap satın alma durumları varken kütüphaneye gitmeye üşenir olmuştum.

Bu hafta başında bir karar verdim. Üye olduğum o kütüphaneye gidip tekrar aktif bir üye olacaktım. Bu sabahtan beni tatlı bir heyecan sardı tabii. Bir gün öncesinden kütüphanenin internet uygulamasından listemde olan kitapların bir kısmını aratmaya başladım.

Not defterime rafta olan kitapları not aldım ki kütüphaneye gittiğimde bir karmaşıklık yaşamayayım. Sandığımın aksine kütüphane dopdoluydu. Özellikle kitap iade işlemleri kısmında anneleri ve babalarıyla gelen küçük çocukları görmek yüzümde gülücüklere sebep oldu.

Çocuklarına kütüphane sevgisini ve kültürünü aşılamak ne kadar güzel bir davranış. Aldığım kitabın kayıt işlemleri yapılırken ücretsiz olarak verilen çocuk dergisi de beni oldukça memnun etti. Minik öğrencilerimden birine hediye edebilirim.😊





1 Aralık 2018 Cumartesi

SULU BOYA YAPIYORUZ






Sulu boyada nerede kalmıştık?🙈
Sulu boya yaptığımı çook sevdiğimi söylemiş miydim sevgili okur. Evet, itina ve sevgiyle renkleri karıştırarak boya hazırlamanın verdiği o şahane mutluluk hissi görülmeye değer doğrusu.
Yakın zamanlarda başladı bendeki bu sulu boya sevdası. Aslında merakı içimde bir yerlerde hep gizliydi lakin bir türlü alış veriş yapıp sulu boyayı yapma kısmına geçemiyordum. 

Nihayet ilk adımı attım aylar öncesinde. En başlarda yaptığım çalışmalara bakınca aradaki farkları görüyorum. Kabul ediyorum başlarda acemiydim.😊

Hala çiçekler, yapraklar üzerine yapıyorum çalışmalarımı. Çok istediğim gökyüzü ve manzara temalarına geçiş yapamadım. Cesaret edemiyorum sanırım. O da olur inşallah en kısa zamanda.

İlerleyen zamanlarda ise kullandığım sulu boya malzemelerini burada paylaşmayı düşünüyorum. Yeni başlayanlara ya da aklında sulu boya yapma fikri olanlara da yararlı olur hem.😇
 

BİRPEMBESEVER