14 Ekim 2018 Pazar

BAD PAPA





Jang Hyuk'un başrolde oynadığı dizi. Bir aile babasını ve polisi canlandırır. Geçmişte çok iyi bir boksördür. Fakat bir anda tüm parasını, şöhretini kaybeder ve polislik mesleğini yaparak yaşamını idare etmeye çalışır.

Karısı ve kızıyla iyi bir ilişkisinin olduğu pek söylenemez. Onlar için kendini sürekli yetersiz hisseder ve onları memnun edemez. Aile ilişkilerinin zayıf olması sebebiyle karısı ondan boşanmak ister. 

Bir gün Jang Hyuk, bir suçlunun peşine düşer ve elinden kaçırır. Bu kötü adamlardan bir hediye alır ve eline bir miktar para geçer. Bu parayı geri vermeyi düşünür. Ancak o geri veremeden adı rüşvete karışır, mesleğinden olur. 

Tam her şey bitmiş derken karşısına bir adam tarafından gizemli bir ilaç çıkar. İlacın yaklaşık üç dakika süren çok güçlü bir etkisi olur. Bunu fark eder. Ve bu ilaç sayesinde tekrar ringlere geri dönmeye karar verir. Artık o, karma dövüş sanatları savaşçısı olarak geçmişte kaybettiği şöhreti geri kazanıp, ailesi ile ilişkilerini düzeltmeyi amaç edinir. 
Oyunculuklar güzel, dizinin konusu da farklı ve kaliteli.


12 Ekim 2018 Cuma

SAYGI




Saygı.
Sevgiden, hep önce gelir yeri. Bende böyledir. En başta özsaygısı olabilmeli insanın. Yani kendi benliğine olan saygısı. Kendini sevmeli. Olduğu gibi kabullenmeli. Ben buyum diyebilmeli. Özsaygısı oturmamış insanlarda kendi benliğine ve çevresindeki insanlara karşı başka türlü problemlere sebebiyet verebilir.

Saygıya olan hassasiyetimiz ne yazık ki bitmiş durumda. Tıpkı tahammülsüzlük, bencillik, sabırsızlık belirtisi gösteren davranış ve tutumlar gibi.. 
Aslında saygı bu üçünü yakından ilgilendiren bir unsur. Saygı değerini içinde yitiren insan, bu üç unsuru da içerisinde önce besliyor sonra biriktiriyor ve en son dışa vuruyor. Böylelikle de ortaya hem zihinsel problemler hem de birtakım davranışsal problemler çıkabilmekte. 

Kalbi karartan bir şey saygı yoksunluğu. Her insan, mertçe vicdan muhasebesi yapabilmeli. Hem kendi ahlak değer ve yargıları üzerinde, hem de kendi davranışları üzerine durup düşünebilmeli.


10 Ekim 2018 Çarşamba

SEN YETER Kİ İYİ OL






Sonbaharın gelmesi soğuk algınlığı, grip, nezle gibi yaygın hastalıkları da peşinde getirdi. Çocuklarla olan bir ortamda çalışıyor olmak da bu hastalıklardan kaçmama mani olamazdı elbette.
Bitkisel takviyelere bu ay itibari ile başladım. Ancak kaderde hasta olmak varmış. 
Son birkaç gündür halsizlik vardı üstümde. Sonra nezleye çevirdi kendini. Bugün çok kötüydüm. İzin alma gibi bir şansımız da yok, bu yeni sistemden dolayı. 

Benimle okumaya geçen bir öğrencim vardı. Burada ondan bahsetmiştim. En son sabah kahvaltısı hazırlamıştı hatta bana. 

İşte ona bugün çok hasta olduğumu söyledim sınıfa girdiğimde. Dediği ilk şey ''Öğretmenimm, siz yeter ki iyi olun!'' oldu. Duygulanmakla beraber tebessüm ettim. Küçücük kalbinde böyle güzelliklere yer vermesi beni hep şaşırtmıştır.




9 Ekim 2018 Salı

SEVGİLİ DOST #13





Sevgili dost,

Bugün zamanın ne kadar çabuk geçtiğinden bahsettik. Günler, takvim yapraklarından hızlıca koparılıp savruluyor sanki. Aslında geçen ömür dedim sonra.

Şu sıralar birden fazla kara haber alır oldum. Önce bir yakınımızın kalp krizi haberi ve daha sonra da başka birinden kanser olduğuna dair bir haber. 

Sonra geçiriyorum içimden. Hayat ve ölüm arasında böylesine ince bir çizgi var işte. Bu çizginin neresindeyim bilinmez.

Hayat; insanlara sunulmuş bir şans aslında. Bir nimet de diyebiliriz. Her insana sunulmuş bu şans. 

Sevgili dost,
Mutlu olmak lazım her zaman. Ve kıymet bilmek.
 

BİRPEMBESEVER