7 Nisan 2021 Çarşamba

Uyanış

 




''Güvercinliği seviyordu. Hemencecik sıcak bir yuva oluvermişti Edna'nın gözünde, kendisi de ev sıcak bir pırıltı gibi yayılan bir güzellik katıyordu. Sosyal statü bakımından alçaldığı, buna karşılık ruhsal bakımdan yükseldiği duygusu vardı içinde. Zorlukların boyunduruğundan kurtulup ileri doğru attığı her adım onu güçlendiriyor, bir birey olarak geliştiriyordu. Çevresine kendi gözleriyle bakmaya, hayatından derinden akan gizlerini görmeye, kavramaya başlamıştı. Ruhu onu çağırırken, ''başkalarının fikirleriyle yaşamakla'' yetinmeyecekti artık.''


''Nedensiz yere mutsuz olduğu günler vardı sonra; sevinmeye de, üzülmeye değmezdi sanki hiçbir şey için, yaşamak ya da ölmek fark etmezdi. Hayat tuhaf ve korkunç bir kargaşa, insanlarsa kaçınılmaz yok oluşa doğru körlemesine ilerlemeye uğraşan kurtçuklar gibi görünürdü gözüne.''

Uyanış, Kate Chopin.
Yazarın 1899 yılında kaleme almış olduğu Uyanış eseri o dönemde çarpıcı konusu ve gerçekçiliği ile toplum tarafından ses getirmiştir.
Kitaptaki kadın karakter Edna, evli ve çocukları olan bir annedir. Hayattan soyutlaşmış bir şekilde kendini kocasına ve çocuklarına adayan kadın; kendi yaşamından ve gelecekten hiçbir beklentisi olmadan günlerini tamamlamaktadır.

Edna küçük çevresinde yer alan birkaç insanla günden güne yakınlaşmaya başlar. Bu temaslar sonucunda Edna kendi ruhuna ve karakterine dönük tahliller yapma şansı bulur. Birtakım arayışlara girerek sanata yönelmeye başlar. Bununla birlikte yeni yeni insanlarla tanışır. Ve gün geçtikçe çocuklarından, kocasından uzaklaşır. Kendi benliğine, kendi ayakları üzerinde duruşuna odaklanır.

Kate Chopin'in kaleme almış olduğu Uyanış romanı, konusu itibariyle Madam Bovary'e de benzetilir. Uyanış romanındaki Edna karakterinin kendi arzu ve duygularının peşinden gidişiyle birlikte gelişen olaylar okura sunulur.


5 Nisan 2021 Pazartesi

Emma

 



Emma, İngiltere - ABD 2020.

Emma Woodhouse zeki, zengin, bekar bir kızdır. Hayatından oldukça memnun olan Emma bir erkeğin ilgisine, sevgisine ihtiyaç duymaz. Görkemli malikanesinde babasıyla birlikte huzurlu ve mutlu bir hayat süren Emma için evlilik fikri ona pek yakın gelmemektedir.

Etrafındaki insanların arabuluculuğunu üstlenen ve onları evlendiren Emma, bu görevi kendine bir vazife haline getirmiştir. Yakın arkadaşı olan Bay Knightley’nin kendisi için yaptığı tüm uyarıları görmezden gelen Emma’nın üstlendiği arabuluculuk işi ona keyif verir. 

Vesayetleri altında yaşayan Harriet Smith adındaki genç bir kıza talip arayışına giren Emma bu süreçte birçok macera ile karşı karşıya kalır. Yine her defasında onu uyaran ve kollayan Bay Knightley, Emma’yı bu süreçte kendi karakteri ve yüzleşemediği gerçek duygularıyla yüzleştirir.

Romantik-komedi ve dram türündeki film Jane Austin’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Yazar 1815’te 39 yaşında kaleme aldığı eseri için onun en sevdiği romanı olduğunu söyler.

3 Nisan 2021 Cumartesi

Mutsuzluğun Portresi

 


Her insanın yüzünde aynı, değişmeyen ifade. Mutlu olsa da mutsuzluğu arıyor yüzler. Tatminsizlik doyumsuzluk, açgözlülük... Bu gibi şeyler mutsuzluğun kapısını daha çok aralıyor ve kişiyi kendine daha çok çekiyor. Aslında her insan kendi mutsuzluğunun portresini kendisi inşa ediyor. İnsanın zihnini kaplayan kötü düşünceler önce kalbe sonra ruha işleniyor. Bu düşünceler duygularımıza da yön veriyor.


Tüketmenin her geçen gün revaçta olduğu bu çağda insan maddi anlamda ne kadar çok alırsa o kadar çok mutlu olacağını ve böylelikle ruhunu rahatsız eden mutsuzluğunu unutup onu geri plana atacağını sanıyor. Sonrasında anlıyor ki bu kısa süreli maddi doyum da bir süre sonra daha da açgözlü oluyor ve insana yavaş yavaş kendi mutsuzluğunun portresini çizdiriyor. Ve yine insan kendi mutsuzluğunun portresinin ressamına dönüşebiliyor.


Mutlu olmak çok kolay. Küçük ve basit şeylerle mutlu olabilmek. Belki de bunu öğrenmekle başlamalı. Bir yürüyüşe çıkmak, gökyüzünü seyretmek, kitap okumak, müzik dinlemek, bitkileri ve hayvanları sevmek, her yeni güne şükür ile uyanıp yine şükür ile bitirebilmek... Mutsuzluğun portresini mutluluğa çevirmek de yine kişinin elinde. Günlük hayatımızda küçük, basit gibi görünen bir çok şey insanın duygularını ve hayatının gidişatını etkileyen önemli faktörler haline gelebiliyor. Mühim olan maddi anlamda bir şeyleri çok tüketmek değil; duyguları, düşünceleri, değerleri tüketmeden kendimizle ve etrafımızdaki diğer insanlarla paylaşabilmek. Çünkü mutluluğun paylaştıkça çoğalabildiği gibi mutsuzluk da etrafımızda hızla yayılıyor.


https://www.youtube.com/watch?v=9jg1VEbJ0IA


24 Mart 2021 Çarşamba

Vanya Dayı

 




''Etrafında sadece tuhaflıklar hüküm sürer, her zaman tuhaflıklar vardır, fakat onlarla iki üç yıl öyle ya da böyle yaşıyorsun ve sonra bir bakıyorsun ki artık sen de bir tuhafsın.''

''Şimdi yağmur yağacak ve doğadaki her şey kolayca yenilenecek, rahatça nefes alacak.''

''Ah, bir kuş gibi özgür olsam, miskin yüzlerinizden, saçma konuşmalarınızdan uçarak kaçabilsem, var olduğunuzu bile unutsam.''

''Kötülüğün ve çektiğimiz tüm acıların dünyayı kaplayan bir merhametle silinip yok olduğunu göreceğiz.''

''Ormanların dünyayı güzelleştirdiğini, insana güzelliği kavramayı öğrettiğini, içimizi yüce duygularla doldurduğunu söylüyor. Ormanlar sert iklimleri yumuşatır. İklimi yumuşak olan ülkelerde, doğayla savaşta daha az güç harcanır. Böyle yerlerdeki insanlar daha yumuşak huylu ve sevecen olurlar. Daha güzel ve duyarlıdırlar. Konuşmaları zarif, hareketleri sevimli ve uyumludur. Böyle ülkelerde bilim ve sanat gelişip çiçek açar; felsefeleri iç karartıcı değildir, kadınlara davranışları zarif bir soyluluk taşır.''



Vanya Dayı, Anton Çehov.
Bir çiftlikte geçen kitapta yine çiftlikte bir araya gelmiş aile fertlerinin hayattan beklentilerine, geçmişte kaçırılan fırsatlara, sıkıntı ve pişmanlıklarına değinilen bir konu işlenmekte.

Aile fertlerinden Vanya Dayı olarak bilinen İvan Petroviç Voynitski ise bu insanların akıl hocası gibidir. Çiftlikte konuşulan tüm yaşam hikayeleri, sorunlar, dertler, hayaller Vanya Dayı'ya anlatılır. Onun duygu ve düşüncelerine çok önem verilir. Fakat Vanya Dayı'nın da diğer aile fertleri gibi kendi içinde yaşadığı sorunlar vardır. 

Karakterlerdeki tüm bu iç gözlemler Vanya Dayı aracılığıyla okura aktarılır. Dört perdeden oluşan kitap; yitip giden zamana, aşklara, kayıplara ve pişmanlıklara değinmekte.


 

BİRPEMBESEVER