27 Kasım 2021 Cumartesi

Bin Muhteşem Güneş

 


''Leyla daha önce de cenazelere katılmış, aynen bunlar gibi kadınlar görmüştü; ölüme ilişkin her şeyin hakkını doyasıya veren, kendi tayin ettikleri görev sahasına hiç kimsenin dalmasına izin vermeyen, resmi avutucular.''

''Bakın, bazı şeyleri ben size öğretebilirim. Bazılarını kitaplardan öğrenirsiniz. Ama bazı şeyler vardır ki, mutlaka görmeniz ve hissetmeniz gerekir.''

''Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?''

''Bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur.''

''Bu kentin ne çatılarını ışıldatan aylarını sayabilirsin,

Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.''

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini.

Uçurtma Avcısı romanı yazarının kaleme aldığı ikinci eseri. Yazar, Bin Muhteşem Güneş adlı eserinde doğduğu toprakları, Afganistan’ı, anlatıyor. 

Meryem ve Leyla. Birbirinden haberi olmayan, Afganistan’daki bitmek bilmeyen kanlı savaşın kaderini paylaşan iki kadın. Meryem’in çocukluğuyla başlayan romanda Afganistan’ın yeni işgaline de adım adım tanıklık ediyoruz.

Meryem’im işgalin sancılı yıllarında henüz on beşindeyken rızası olmadan yaptırılan evliliği ve sonrasında gerçekleşecek olan esaret, şiddet ve hakaretlerle geçecek yılları.

Leyla ise Meryem’le aynı kaderi paylaşacak olan diğer kız çocuğudur. Leyla’nın Meryem’le yolunun kesişmesiyle aynı kadere ortak olmaları onları birbirlerine daha da yakınlaştıracaktır.

Yazar, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı Bin Muhteşem Güneş adlı romanında iki kadın karakterin kesişen hayatlarıyla okura başarılı bir şekilde aktarıyor.

''Issız bir adaya düşüyorsun. Yanına yalnızca beş kitap alabilirsin. Hangilerini seçerdin? Bir gün buna ciddi ciddi mecbur kalacağım hiç aklıma gelmezdi.''

''Ama Meryem doğru dürüst ayrımsamamış, neredeyse hiç umursamamıştı. Bütün bu yılları, zihninin tenha bir köşesinde geçirmişti. Kuru, çorak bir arazide; arzulamanın ve dövünmenin uzağında, hayallerin ve hayal kırıklıklarının ötesinde. Orada, geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmişse yalnızca tek bir dersi içeriyordu; Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.''

26 Kasım 2021 Cuma

Beykoz Cam ve Billur Müzesi

 


Müze, adını Osmanlı döneminde Beykoz Cam ve Billurat Fabrika-i Hümayun’dan alır. Dönemin Mısır Hidivi İsmail Paşa’nın kapı keyhudası olan  Abraham Paşa tarafından yaptırılıyor.

360 dönümden oluşan bu yere geçmişte köşkler, kuşhaneler, havuzlar, tiyatro binası ve ahır yaptırılmıştır. O dönemde Osmanlı Devleti’nde bulunmayan bitkiler ve ağaçlar  getirilip buraya dikilmiş. 117 farklı türdeki ağaçlarıyla özellikle sonbahar mevsiminde renk cümbüşüyle bahçe göz kamaştırıyor.







Müze girişinde bahçe ücreti olarak kişi başı olmak üzere 5 lira isteniyor. İçeriye yiyecek ve içecek sokulması da yasak. Müzenin bahçesi çok muntazam bir şekilde. Temiz, yemyeşil kocaman bir arazi. İçerisinde yetişkinlere ve çocuklara hitap eden bir park, banklar, tavus kuşları, tavşanlar bulunuyor.


Müze girişi müze kartınız varsa ücretsiz bir şekilde gerçekleşiyor. Eğer müze kartınız yoksa da yetişkin biletleri 10 Türk Lirası, öğrenci ise 5 Türk Lirası şeklinde.

Müze içerisinde fotoğraf ve video çekimi yasak. Beykoz Cam ve Billur Müzesi’nde Türk camlarının yanı sıra Avrupa’da Osmanlı sarayları için üretilmiş eşsiz eserler de bulunuyor. 12 tematik bölümden oluşan müze, içerisinde 1480 parça eseri barındırmakta. 


                                                             Gingko biloba (mabet ağacı)

Bahçede hem rengiyle hem de yelpaze şeklindeki yapraklarıyla görenleri büyüleyen ağaçlardan biri olan Gingko biloba, botanik türdeki ağaçlardan. Ana vatanı Çin olan bu ağaç dünyada en uzun yaşayan ağaç türlerinden biriymiş ve ağacın yapraklarından bitki çayı yapılıyormuş.

Müzenin içerisinde yer alan cam koleksiyonları harikaydı. İstanbul Marmaray yapımı esnasında yeraltından bulunup çıkartılan bu eserleri günümüzde de görmek insanı mutlu ediyor.


24 Kasım 2021 Çarşamba

Günden Geriye Kalan: Deforme Olan Termosum

 



İkindiden sonra kitabımı ve termosumu alıp civardaki Starbucks'a gittim. Normalde sıklıkla gittiğim bir mekan olmasa da diğer kafelere nazaran oturduğunuzda aldığınız içeceği ya da yiyeceği bir an evvel bitirip gitmeniz için masanızın çevresinde dolaşan garsonların olmayışından dolayı bu yönden iyi bir seçenek.

Siparişimi vermek için kasada beklerken termosumu kasa önüne koydum. Siparişimi alan kadın çalışanın sert mizacı, kaba ve azarlarcasına takındığı üsluba anlam verememişken o anda panik oldum ve termosum yere düşüp deforme oldu. İnsanlar gün içerisinde yaşadığı bir olumsuzluğu veya kendi hayatıyla ilgili bir problemi ortada hiçbir sebep yokken neden bir başkasından acısını çıkartır, anlam veremediğim durumlar.

Sessizliğimi ve kibarlığımı hiç bozmadan siparişimi tamamladım ve içeceğimi alıp bir saat kadar kitap okuyup oradan ayrıldım. Kitabımı okumaya, kendimle vakit geçirmeye gittiğim bir mekandan geriye deforme olan termosum kalmış oldu.

Günün müziği,


23 Kasım 2021 Salı

Pilates | Satranç | Trafik

 


Sevgili okur,

Yağmurlu bir akşamdan merhaba. Daha sağlıklı daha mutlu ve motive edici bir hayatımın olması için iki hafta önce pilatese başlamıştım. Dünkü dersimiz de gayet iyi geçti. Dünden geriye birazcık kas ağrıları eklenmiş olsa da. 

Bugün de kız kardeşimle satranç dersine katıldık. Satranç derslerinin bir kısmı teorik bir kısmı da uygulamalı. Teorik kısımların akılda kalıcılığı az olsa da uygulamaya geçip satranç taşlarıyla buluşunca öğrendiğimiz kavramları pekiştirmiş oluyoruz.

Eğitmenimiz bizleri satranç sınavlarına ve eğitmenliğine hazırlamayı düşünüyor. Satranç öğretilerine katıldığımda hedeflerim arasında böyle bir düşünce yoktu. Yalnızca oynadığım oyunu daha iyi ne kadar ilerletebilirim, bilerek ya da bilmeden yaptığım terimleri öğrenmeyi ve bilinçli bir şekilde uygulamayı amaçlamıştım. İlerleyen zamanda neler gerçekleşecek hep birlikte bekleyip göreceğiz inşallah sevgili okur.

Dersler güzel geçse de İstanbul trafiği ve üzerine eklenen yağmur; gitmemiz gereken yeri ve eve dönüş yolunu çile çekerek gidip gelmemize sebep oluyor. Her ne kadar yaşadığım şehri çok sevsem de iş çıkışına yakın ortaya çıkan trafik sorunu çekilmez bir hal alıyor. 

Günlük yaşantımıza ilave ettiğimiz aktiviteleri rutin haline getirmek insanı olumlu anlamda etkiliyor. Hayatımın bir köşesine pilatesi ve satrancı ekleyebildiğim için mutluyum. 

 

BİRPEMBESEVER