10 Mayıs 2021 Pazartesi

Echeveria Lilacina Bakımı

 



Mart ayında almış olduğum bitkim güzelce büyümeye devam ediyor. Öyle mutluyum ki sevgili okur. Özenle baktığım bir canlının gelişim gösteriyor olması mutlu hissetmemin sebeplerinden biri.

İki ay önce Ikea'dan almış olduğum bu sukulentin adını da öğrenmiş oldum. Bitkimin adı Echeveria Lilacina. Bilindiği üzere birden fazla kaktüs ve sukulent çeşitleri var. Bu çeşitliliğe göre de her bitkinin kendine özgü özellikleri oluyor. 

Birbirinden farklı renklere sahip olan Echeveria'lardan bendeki olan rengi yeşil ve pembeye dönük yapraklı olanından. İlk aldığım zamanda hemen toprak değişimini gerçekleştirmiştim. Bununla ilgili yazımı da burada paylaşmıştım. Aldığım ilk haline göre yandan bir filiz daha veren sukulentim çiçeklenmeye hazırlanıyor. Görünüşe göre de pembe çiçekler açacak.




İki aydır gözlemlediğime göre bu tür güneş ışığını çok seviyor. Sabah ve öğlen güneşini alan bitkim iki aylık bir sürede böyle bir gelişim gösterdi. Ancak şunu belirtmeliyim ki sularken bitkinin yapraklarına su değdirmemeye özen gösteriyorum. Çünkü yaprakları kuruyabiliyor. Bu yüzden de yalnızca toprağın üzerine suyu dökmeye dikkat ediyorum.

Su verirken yine bir parmağımı toprağın içerisine batırarak kuru ise suyunu veriyorum. Bu işlemle de toprağınızın nemli olup olmadığını, bitkinizin suya ihtiyaç duyup duymadığını anlayabilirsiniz.

Bitkiyi suladıkça tabanda kalan yarakların ise zamanla kuruyor olması çok normal. Bu yaprakları gövdeden ayırabilirsiniz. Bitki iyi bir gelişim gösteriyorsa baş kısmından yavru yaprakların çıktığını görebilirsiniz.

Echeveria Lilacina en sevdiğim sukulent türlerinin başında yerini almış durumda. Bu sukulent türüyle ilgili deneyimlerimi seninle paylaşmak istedim sevgili okur. 
Huzurlu ve mutlu akşamlar!


9 Mayıs 2021 Pazar

Upgrade

 




Upgrade, ABD - Avustralya 2018.
Milenyum sonrasında teknolojinin çok fazla gelişmiş olduğu bir zaman diliminde yaşayan Grey Trace ve eşi bir akşamüstü arabalarında yolculuk yaptıkları esnada korkunç bir saldırıya uğrarlar. Bilinmeyen bir grup adamlar Grey ve eşini önce darp eder ardından da kadını öldürürler. Grey gözlerininin önünde karısının can verilişine tanıklık eder.

Saldırı sonrasında felç kalan Grey, polisle işbirliği içerisinde kalarak karısının ölümüne sebebiyet veren kişileri bulmaya çalışır fakat o güne dair net şeyler hatırlayamaz. Fiziksel olarak zor bir durumda olan Grey eski gücünü kazanıp kötü adamları tek başına aramaya kararlıdır ancak Grey iyileşme belirtileri göstermez.

Grey, geliştirici olan bir arkadaşından ilginç bir teklif alır. Stem adındaki yapay zeka implantı Grey’in omurgasına yerleştirelecektir. Bu küçük çip sayesinde felcinden kurtulup eski yaşamına geri dönmeyi kabul eden Grey böylelikle kötü adamların izini kolaylıkla sürebilecektir. Grey bu yapay zeka ile birlikte insanüstü güçler de kazanaktır. Ve bu güçlerini karısını öldüren adamları bulmak için kullanacaktır.

Bilimkurgu, gerilim türündeki filmde yapay zeka sahneleri oldukça gerçekçi yansıtılımış. Tek solukta izlemelik filmlerden. 


6 Mayıs 2021 Perşembe

MİM | Bir Yılda Hayatımda Neler Değişti?

 





Sevgili arkadaşımız Berra geçtiğimiz günlerde güzel bir mim konusu başlatmış. Mim sorularına geçmeden evvel Berra'nın mim yazısını okumak için buraya tıklayabilirsin.


1. Geçen sene olmamı istediğim yerde miyim?

Değilim. Çünkü virüs hayatımıza girdiğinden beri planlar, hayaller bir süre ertelenmiş durumda. Sadece benim için değil birçok kişi için bu durum böyle. Virüse göre hayatımıza devam etmekteyiz. Virüs olmasaydı doğa ile baş başa kalacağım yerlere sık sık gitmeyi isterdim.


2. Son 1 yıl iyi mi geçti yoksa kötü mü?

Aslında ne iyi ne de kötü geçti diyebilirim. Yine de çok şükür sağlığım yerinde ve sevdiklerim yanımda.

3. Hedeflerimi gerçekleştirebildin mi?

Virüsle birlikte değişen düzenimize eklenen karantina günlerinde bazı hedeflerime yoğunlaşıp gerçekleştirdiklerim oldu. Fakat bazı hedeflerim ise hala beklemede.

4. Neler öğrendim?

Son bir yılda çok şey öğrenmişimdir. Farkında olup ya da farkında olmadan. Sonuç olarak bir yaş daha büyümüş oldum. Geçen yıldan bu zamana kadarki süreçte insanlardan uzaklaşıp kabuğumuza çekildik. Bu kendimize yönelme ve kendimizi dinleme fırsatı gibiydi.

5. Neler deneyimledim?

Tüm dünyada olağanüstü etkiler gösteren ufacık bir virüsün nelere mal olabileceğini, salgınla yaşamayı, ona uyum sağlamayı deneyimledim. 

6. Kendimi daha mı yaşlı hissediyorum yoksa genç mi?

Yaşadığım anlara ve ruh halime göre değişkenlik gösteren bir durum. Fakat bu salgın tüm insanları daha çok olumsuz etkiledi. Mental, ruhsal ve fiziksel anlamda.


7. Bir yıl sonra nerede olmayı umuyorum?

İstanbul'un her köşesinde. Sevdiklerimle, kendimle dilediğimce gezebileceğim güzel yerlerde.

3 Mayıs 2021 Pazartesi

Dünyalar Savaşı

 



Dünyalar Savaşı, ABD 2005.
H. G. Wells'in aynı adla kaleme almış olduğu romandan uyarlanan film. Başrollerinde Tom Cruise'un yer aldığı filmde bir aile babasını canlandırır. Ray Ferrier karakterine renk veren Cruise filmde eşinden boşanmış, iş hayatında da başarısızlıklara uğrayan bir adamdır.

Ray için hayatı her ne kadar yolunda gitmese de o çocuklarına iyi bir baba olmanın gayreti içerisindedir. New Jersey'da yaşayan Ray, çocuklarının onda olduğu bir gün şehirde  esrarengiz olaylar yaşanmaya başlar. Öncelikle sıradan bir elektrik kesintisi yaşanır ve etrafı sis dumanları kaplar. Tüm bu olup bitenlere anlam veremeyen insanlar haberleşme araçlarını da kullanamaz hale gelirler. 

Ray, arkadaşının aracılığı bir radyo frekansına bağlanmayı başarır ve New Jersey'de yaşananlar hakkında ufak bir bilgi almaya çalışır. Uzaydan gelen Marslılar dünyayı ele geçirmeye başlamıştır. Çevrede gördükleri insanları katleden Marslıların tek gayesi yeryüzüne inip insanlığı yok edip dünyada yeni bir düzen kurmaktır.

Tüm bu planları öğrenen Ray Ferrier çocuklarını da alı güvenli bir alana gitmenin derdindedir. Fakat dışarıda toplu bir kaçışma vardır. Ray ve ailesinin Marslılardan kaçıp hayatta kalma mücadelesini izliyoruz.

Tek solukta izlenen nefis bir bilimkurgu filmi. Görseller, ses efektleri, başarılı oyunculuklar filmde çok güzel yansıtılıyor.


 

BİRPEMBESEVER