4 Eylül 2018 Salı

BİRTAKIM GÜZEL OLAYLAR





Haftanın ilk günü benim için tekrardan salı günleri olmaya başladı. Eylül ayı ile birlikte salı-cumartesi çalışma günlerine geri döndük.

Öğrencilerimden İrem, ara sıra mektuplar yazar getirir benim için. Derse girdiğimizde ise çantasından dondurma çıkarttı ikimize. Bu sürpriziyle şaşırttı beni. Eriyen dondurmalarımızı daha fazla eritmeden dersimizi yaparak yedik.

Mektuplarına yazdığı sözler tebessüme vesile oldu bende. Böyle sevilmek duygusu çok güzel. Sevgi, karşılıklı olan bir duygu aslında. Ben de çok seviyorum her bir öğrencimi.



Bir diğer güzel haber ise; bugün Koreli mektup arkadaşımın doğum günüydü. 
Gün içerisinde hatırımdaydı ancak günün yoğunluğu ve yorgunluğundan mesaj atmayı unutmuştum. Eve varınca doğum günü mesajı yazdım ve gönderdim. Böyle özel günlerde hatırlanmak insanları mutlu edebiliyor. 

Önümüzdeki günlerde ondan gelen bir kutu olacak. Hala sürmekte olan mektup arkadaşlığımız var. İki yıla yakın mektup arkadaşıyız. Onun da yazısını paylaşacağım ulaştığında. İşte günüm böyleydi sevgili okurum. Senin günün nasıldı? 

3 Eylül 2018 Pazartesi

OLASILIKSIZ






Olasılıksız, Adam Fawer.

Kitapta birçok farklı karakterimiz var. Ama en çok karşımıza çıkan karakterlerden biri Caine. Bir diğeri ise Ajan Nava.

Caine, sıradan bir hayata sahiptir.  Günlerinin çoğunu ise elinde olan parasını kumar oynayarak geçirir. Caine, kendine benzer bir ikiz kardeşe sahiptir. Onun adı da Jasper'dır.

Caine, daha önce hiç yaşamadığı ağrılar ve sanrılar görmeye başlar. Yaşadığı bir anı, sanki daha önce yaşamış gibi hisseder de. Caine, bir şizofreni hastasıdır.

Alanında uzman bir doktordan yardım alır. Verilen ilaçları belirtildiği gibi kullanır.
Günler sonra Caine, oynamış olduğu bir kumar oyunu sonucunda birine çok ağır yükle borçlanır. Ve bu borcu yüzünden de peşinde bazı kötü adamlar vardır. Caine, günlerini korku içinde geçirirken birden kendini CIA tarafından aranan bir numaralı şahıs olduğunu öğrenir ve hayatı değişmeye başlar. Yolu Ajan Nava ile kesişir ve kovalamaca başlar.

Heyacanlı ve uzun soluklu bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Sonunda ne olacağını merak ettiriyor. Sadece gereksiz ayrıntılara yer veren sayfalar biraz sıkıcıydı. Bazı fizik, olasılık teorilerini anlatmasalar da olurdu. Kitabı okurken, aksiyon filmi tadını verdiriyor.

2 Eylül 2018 Pazar

ŞEHİRDEN UZAKTA BİR GÜN GEÇİRDİK






Bu minik yol arkadaşımızla başlamak istiyorum yazıma.😊
Şehirden uzakta bir gün geçirmek isteyince kendimizi İstanbul dışında yer alan köylerden birinde bulduk. 

Yolumuzun üstünde bu minik arkadaşımıza rastladık. Arabamızı geriye alarak onu yol kenarından alıp doğal yaşam ortamına salıverdik. Günümüzün sonuna kadar aklımın bir köşesinde hep yer aldı. ''Acaba tekrar yola çıkmış mıdır?'', diye. İçimden güzel düşünceler geçirerek, evde bir kaplumbağa baksam nasıl olurdu diye de düşünmedim değil.



Daha sonra oralarda yaşayan bir yaşlı çifte rastladık. Selam verdik ve bizi şirin bir bahçesi olan evinin balkonuna davet etti. Biraz sohbet ettikten sonra yapmış olduğu erik suyunu ikram etti. Afiyetle içtik. Çok sevecen ve misafirperverdiler.

Resimde görmüş olduğun yavru köpek de pek cana yakındı. Kendini sevdirmek adına yanımızdan hiç ayrılmadı. Birkaç şirinlikler yapmayı da ihmal etmedi.



Daha sonra köyün içerisinde gezinmeye başladık. Yetiştirdiği sebzeleri ve meyveleri satan köylülere rastladık. Kendimiz toplayamasak da kutular da satılan çileklerden de almayı ihmal etmedik.



Bol mavinin ve yeşilin bize eşlik ettiği güzel bir gün geçirdim. Doğa ile iç içe olmayı hep sevmişimdir. Şehrin kalabalığından uzaklaşmak adına böyle sakin sessiz yerleri ziyaret etmek günübirlik de olsa iyi geliyor insana.


1 Eylül 2018 Cumartesi

POSTCROSSING | RUSYA'DAN KARTPOSTAL





Merhaba sevgili okur! 🌸
Şirin mi şirin bir kartpostal getirdim sana. Ulaşmasını beklemek biraz uzun sürse de kartpostalım elime ulaştığında benden mutlusu yoktu. 

Bir sürü kart arasından en çok hoşuma giden bu kedili kartpostal oldu. Bunu gönderen arkadaşımla 2. kartpostal gönderişimiz oldu birbirimize. 

Kartpostallaşmak böyle bir şey işte. Bir kart insanda nasıl tebessüme vesile oluyor dersen eğer bir kere denemeni önerirdim.


Kartpostal gönderirken pul yapıştırmaya da özen gösteriyorum. Bana göre pul, kartpostalın göz bebeği gibi. Sanki onsuz eksik görünüyormuş gibi geliyor bana. Bu yüzden gönderen arkadaşlarımdan da ricada bulunuyorum. Bu ricam daha çok yurtdışı arkadaşlarım için olmakta.

Resimde görmüş olduğun kartpostalın arkasında yer alan pul.




Mektuplaşmak, kartpostallaşmak kişiye hem farklı kültürleri tanımak hem de birçok arkadaş edinmek fırsatı sunmakta. Tabi bu süreç boyunca karşınıza sizi kandıran insanlar da çıkıyor. Tıpkı benim karşıma bir sürü sahtekar insanların çıkmış olması gibi. Ama yine de pes etmedim. Bu sayede yıllardır süren iki yabancı mektup arkadaşına sahip oldum. 😊

 

BİRPEMBESEVER