8 Aralık 2017 Cuma

BEKLENEN GELDİİ



Mektup arkadaşımdan gelenler

Günlerdir beklediğim, yolunu gözlediğim canım mektup arkadaşımın paketi nihayet elime ulaştı.
Hediyesinin yanı sıra her doğum günümde özenerek yazdığı bu doğum günü kartları çok hoşuma gidiyor. Sonuç olarak bu güzel anıları hatırlamak istediğimde yazıya dökülmüş saf, temiz, masum duyguları okumak beni en çok mutlu eden kısım oluyor. 

Farklı kıtalardan bir sürü arkadaşım oldu. Ama Malezyalı arkadaşımın yeri bambaşka ben de. Bir kız kardeş gibi. Zaten birbirimize hitap edişimiz de bu şekilde. Sahip olduğum en iyi dostlarımdan bir tanesi Nana. Yine tüm samimiyetiyle duygularını dökmüş kağıda. Bana da bu hoş hatırayı korumak ve saklamak düşer. Böylelikle bir doğum günü kartı daha mektup kutumda yerini alır. 💜

Huzurlu akşamlarınız olsun! 😊



4 Aralık 2017 Pazartesi

28 GÜN OLDU AMA HALA GELMEDİ


Sağanak yağışla başladık haftaya.
 İstanbul'da salı ya da çarşamba günü kar yağışı gözlemlenebilirmiş. En sevdiğim mevsimde kar yağışını erken göreceğiz bu gidişle sanırım.💙 
Bugün hava buzz. Sizin oralarda durumlar nasıl? Kar yağışını gören var mıı?⛄



Şimdi gelelim attığım başlığın konusuna.. Duygularım karmakarışık. Ağlasam mı kızsam mı bilemedim.
 Doğum günümde Malezyalı arkadaşım bir hediye göndermiş. Ben de yeni haberdar oldum bundan.  Normalde 20 günü aşmadan gelen paketlerim şu günlerde süresini haylice aşar oldu. Hal böyle olunca endişeye kapılmamak elde değil. 


Şu ana dek gelen tüm mektuplarım Ptt aracılığı ile geliyordu. Tabii gelmeyen, kaybolan biir sürü mektuplarım da oldu Ptt sayesinde. Forum sitelerine girip bir bakınca sorunun bizdeki alım-dağıtım kısmından kaynaklı olduğunu görüyorum. Ki bana kalırsa da bu öyle. Bizde mektuba, kartpostala kısacası kargonun ya da paketin taşınmasına ulaştırılmasına önem verilmiyor. Ulaşmış ulaşmamış onlar için hiç sorun teşkil etmiyor bu. Elimde barkod numarası olmasına rağmen kimse bir şey yapamıyor. Nasıl bir posta sistemiyse artık..

3 Aralık 2017 Pazar

CHICAGO TYPEWRITER








1930'lu yıllarda Japon istilası altında olan Güney Kore'de hayat süren üç karakteri ele alan çok mu çok güzel bir dizimiz olur kendileri. Bu kişiler reenkarnasyon sonucu 2017 yılında farklı kimliklerle yaşarlar. Yani dizi 2017 yılında geçiyor ve ara sıra geçmişten flashback'lere de yer veriliyor. 

Kitapları çok satan, eşsiz kalemiyle tanınan ve bir yazarı canlandıran Yoo Ah In, kitabının tanıtımını yapmak için bir gün Chicago'ya gider. İşte her şey bundan sonra başlar. İmza gününün gerçekleşeceği cafede, köşede duran eski bir daktilo dikkatini çeker ve ona yönelir. Cafe sahibi de daktiloyu yazarımıza hediye eder ve Kore'ye gönderir. 

Getir götür işleriyle meşgul olan başroldeki kadın, bu daktiloyu yazarımıza teslim edecektir. Aynı zamanda bu kadın, yazarımızın büyük bir fanıdır. Bu ikisinin karşılaşmasıyla esrarengiz olaylar başlar. Yazar rolündeki Yoo Ah In, ufak çaplı sorunlar yaşar ve yeni şeyler üretemez. Haliyle yazamayacak duruma gelir. Şirketi bu durumu fark eder. Bundan dolayı Yoo Ah In için hayalet yazar tutmak isterler. 

Farklı bir dizi. Senaristin bol bol kitap okuduğunu ve beğendiği alıntılarına da Yazar rolündeki karakterimizle bize sunduğunu görüyoruz. İlk bölümü ile sizi tesiri altında bırakacak. 

1 Aralık 2017 Cuma

DÜNYAYI GEZMİŞ KADAR OLDUM



Hatırlar mısın?
Hani ilk kez mektup arkadaşımız İstanbul'a gelmişti bu yıl. Hayatımda bir ilkti bu benim için. 
Mektuplarla konuştuğum, çok şey paylaştığım o insan benim ülkeme, yaşadığım şehre ziyarete gelmişti. Çok da eğlenmiştik o gün. Birbirimizi anlayamadığımız anlar olsa da beden dilimizle, bakışlarımızla hatta mimiklerimizle anlaşır bulmuştuk kendimizi. İstanbul'u çok sevmişlerdi. Güzel İstanbul'u kim sevmedi ki...



İşte o arkadaşım, dünyayı gezmeyi çok seviyor. O yüzden de uğramıştı buraya. Sayısını bilmediğim kadar ülke geziyor. Gezme kültürü edinmiş. Eşini,çocuklarını ülkesinde bırakıp kendi kız arkadaşlarıyla kız kıza geziyorlar. Tabii bazen ailesi ile de seyehatler yaptığı da oluyormuş. Gittiği, gezip gördüğü yerlerden ufak hatıralar biriktirmeyi sevenlerden, benim gibi. Öyle ki birkaç ülkeye ait ufak objelerin olduğu bir paket göndermiş. O ülkeleri henüz gezemesem de baktıkça hikayeleri canlanıyor gözlerimde. Brüksel'den ve Belçika'dan magnetler, Tayland gezisine ait fil objeli anahtarlıklar kalemlikler, Endonezya ve Singapur'a ait birkaç magnet. 

Mektup arkadaşlarım sayesinde dünyayı gezmiş kadar oldum aslında. Evet, çok şey de öğrendim. Ülkeler ve onların kültürleri hakkında. Şöyle ardıma dönüp bakınca çok güzel arkadaşlar biriktirmişim mektuplaşmak vesilesi ile. 


 

BİRPEMBESEVER