"Gerçek duyguların gözü ve zekası vardır."
"Yüreğimiz bir hazinedir, onu bir çırpıda boşaltırsanız, iflas edersiniz."
"Küçük insanlar, bitip tükenmek bilmeyen küçüklüklerle iyi, ya da kötü duygularını tatmin ederler."
"Kim bilir, belki de bazı kimselerin birlikte yaşadıkları insanlardan artık elde edecekleri hiçbir şey yoktur. Ruhlarının boşluğunu onlara gösterdikten sonra, hak edilen bir sertlikle o kişiler tarafından gizlice yargılandıklarını hissederler. Ama, yoksun oldukları yüze gülmelere karşı konulmaz bir ihtiyaç duyduklarından, ya da sahip olmadıkları niteliklere sahipmiş gibi görünme isteğiyle yanıp tutuştuklarından, bir gün oradan düşme pahasına da olsa, kendilerine tamamiyle yabancı olan kimselerin saygısını, ya da sevgisini kazanmayı umarlar."
"İnsan tamamlanmamıştır, kusurludur. Bazen az çok ikiyüzlüdür, yüze gülücüdür."
"Yürek, iyi bir yönetici, yanılmaz bir yol göstericidir."
"Duygu, her şeye izini bırakır, uzayları aşar. Bir mektup bir ruhtur."
"Bir de borçlu oldukları için, dostlarına, ya da yakınlarına hiçbir iyilik etmeyen, hiçbir yardımda bulunmayan ücretli asker yaradılışlı kişiler vardır. Bunlar, yabancılara yardım ederek, karşılığında bir özsaygı kazancı sağlarlar: Sevgilerinin çemberi kendilerine yakın olduğu oranda az severler bunlar. Çember genişleyip yayıldıkça daha iyiliksever, daha yardımsever olurlar."
Goriot Baba, Honore de Balzac.
Tel şehriyeci ve ekmek fabrikatörü olan Mösyö Goriot, emekliliğe ayrıldıktan sonra cimri bir kişiliği olan Madam Vauquer’in pansiyonunda yaşamak için oraya yerleşir.
Goriot’un iki yetişkin kızı vardır. Kızlarını çok seven Mösyö Goriot, onlar için malını mülkünü feda eder. Tek isteği ise kızlarının mutlu ve rahat bir yaşam sürmeleridir.
Goriot kaldığı pansiyonda diğer misafirler tarafından zamanla Goriot Baba olarak çağrılmaya başlanır. Goriot Baba pansiyonda geçirdiği zamanın büyük çoğunluğunu kızlarını düşünerek harcar. Goriot’un iki kızı da evlidir ancak evliliklerinden mutlu değillerdir. Damatları, Goriot Baba’yı evlerinde görmek dahi istemezler. Bu yüzden de kızlarıyla görüşemez.
İçinde kızlarına karşı büyük bir özlem taşıyan Goriot Baba, kaldığı pansiyonda hukuk öğrencisi olan Eugene de Rastignac ile tanışır. Rastignac, soylu ama fakir bir aileden gelmektedir. Onun hayali ise Paris’in sosyetik yaşamında iyi bir statü edinip zengin bir adam olmaktır. Henüz okulu bitirmeyen Rastignac için bu hayali ona çok uzak gelir.
Rastignac bir gün katıldığı bir davette Goriot Baba’nın kızlarıyla tanışır. Kızlardan birine duygusal yakınlık göstererek zengin olma hayalini kısa yoldan elde etmenin peşine düşecektir.