30 Temmuz 2017 Pazar

LÜTFEN DİKKAT !!



İki günden beri bahçemizde minik misafirlerimiz var. Bu misafirleri dün kardeşim sayesinde tanımış oldum. Bir anne kedi ve dört tane yavrusu. Bugün dışarıya çıkacaktık. Gitmeden evvel bir bakalım dedik şu minik dostlarımıza. Hepsinin keyfi yerindeydi. Hatta anneleri uzaktan uzaktan sineye çekilerek her hareketimizi gözetlemekle meşguldü. Sonra evden ayrıldık.

 Akşama doğru eve varacağımız zaman babama,garaja girmeden evvel dikkat etmemizi söyledim. Çünkü her an karşımıza bu minik misafirler çıkabilirdi. Garaja yavaş yavaş arabayla girerken biz,bir de ne görelim! Sevmeye kıyamadığımız yavru kedilerden bir tanesi girmiş olduğu arabanın altında ezilerek ölmüş. Apar topar indik toplandık başına kedinin. Dokunduk ve öldüğünü anladık. O kadar üzücü bir şey ki. Bir şeyin üstünden geçiyorsan bile durdurup arabanı bakarsın dimi ben neyin üstünden geçtim diye. Bilmiyorum. İnsanlık nereye gidiyor. Merhamet duygusunun bizlerde ne kadar mühim bir duygu olduğunu bugün bir kez daha anlamış oldum. Keşke herkesin içinde bir gram olsa şu merhamet! Ben daha garaja girmeden temkinli davranıp uyarıyorum ki herhangi bir hayvan kazaya uğramasın. Ama umursamayanlar bakma tenezzülü bile göstermeden ardında bırakıp gidiyorlar bu ezip geçtikleri hayvanları.



 Lütfen daha dikkatli bilinçli olalım. Arabalarınızın altına, tekerleklerinizin jantlarına herhangi bir hayvan dinlenmek ya da uyumak için girebilir. Temkinli olalım. Onlar da bizlerle aynı toplumu paylaşan canlılar. Böyle bir durumla bu yıl yine karşılaşmıştım. Ve bunu sizlerle de paylaşmıştım. Bugün yine aynı şeyi hissettim. Çok üzüldüm. Bu yavrulardan en sağda olanı, kardeşlerinin arasında şimdi yok ne yazık ki. Hayvan barınağına götürme fikri var aklımızda ama sadece yavruları mı alırlar yoksa annesini de alırlar mı nasıl olur hiçbir fikrim yok. 


29 Temmuz 2017 Cumartesi

YİNE YENİ YENİDEN BİR KARTPOSTAL



Posta kutum hiç boş kalır mı? Belki bazen kalır. Gelmesini beklediğim kartpostal ya da mektuplarımın kaybolmadan bana ulaşmasını diler dururum bu süreçte. Çünkü bazen kaybolabiliyor da. Bunu nasıl beceriyorlar bilmiyorum. Düzgün bir sisteme oturtulmadığından olabilir mi? Belki de. 

Benim bugün size göstermek istediğim kartpostala gelelimm. Yine yeni yeniden diyorum. Bu sefer ki adres Endonezya. Gelen kartpostaldaki resim, orayla ilgili küçük bir harita hali şeklinde. Arka yüzüne iki satır türkçe cümle yazmış. Ve geri kalan ingilizce. Gönderenin adı Ouza.



 Küçük bir kasaba olan Bogor'da yaşıyormuş. Yağmurlu bir şehir olduğunu da eklemiş.💧 Komodo Adası'ndan bahsetmiş. Ve çok eski kertenkeleler bu adada yaşıyormuş. Burayı özel kılmasının en önemli sebebi buymuş. Fakat Komodo Adası hakkında dikkat etmemiz gereken bir şey varmış. O da, kertenkeleler yemlerini öldürmek için onlara zararlı bir salgı salıyorlarmış. Eğer bir gün adayı ziyaret edersem bu konuda dikkatli olmamı söylemiş. Bunu merak edip internette biraz araştırma yapınca kertenkelelerin bildiğimiz minik kertenkele olmadığını anladım.😂 Bir de siz göz atın şu kertenkeleciklere. Ne dersiniz gitmeyi düşünür müydünüz? 😇




28 Temmuz 2017 Cuma

RUH HALİ




Bazen anlamıyorum şu insanları. Üstüme üstüme geliyorlarmışcasına hissediyorum. Buz gibi oluyorum. Susmak istiyorum. Konuşmamak için. Çünkü konuştukça kayboluyorum sanki. Daha da uzaklaşıyorum. 

Hayatınızdan çıkartamadığınız insanlar olur. Bu insanların seçimi bize ait değildir. Bunlardan uzak durmak istedikçe ben, pişkin pişkin gelirler yanıma. Bu tip insanlar alışkındır böyle davranmaya. Normal bir şeydir onlar için. Çünkü samimiyeti, doğru ve dürüst olmayı, iki yüzlü davranmamayı bilmezler. Bu gibi kavramlar yoktur onların hayatında. 

Her insan gibi benim de bir kalbim var. Hiç kalp kırmıyorum diyen ya da kırmıyormuş gibi davrananları da anlamıyorum. Değişken bir ruh halim var evet. Tıpkı her insan gibi. Normal olanı da bu değil mi? Hep mutlu bir hayat düşünsene. Mutlu olmasan bile sahte gülücüklerle pollyanna  gibi davranan birini? Bu normal değil işte.

Duygularımı yoğun yaşayan biriyim. Hatta öfkemi,sevgimi,neşemi,üzüntümü kısaca tüm duygularımı yansıtırım çevreme ya da bunları belli ederim. Bir de beni olduğum gibi kabul etmelerini isterim tanıdığım kişilerin. Değiştirilmeye, sahip olduğum bir kalıptan başka bir kalıba sokulmaktan hiç haz etmem. Ben buyum çünkü. Kendimi böyle, olduğum gibi seviyorum. İnsan ilişkilerinde burada araya saygı ve anlayış devreye giriyor sanırım. Bu yazıyı yazdım. Daha mı iyiyim. Bilmiyorum. Ama kelimeler kafamın içerisinde birbirleriyle mücadele ediyorlardı. Biraz daha sakinleştiler sanırım. İyiyim iyi.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

SECRET



Başlıktan da anlaşıldığı gibi sırlarla dolu gizemli bir dizi. Başrolde oynayan kadının bir erkek arkadaşı vardır. Bu adamın hayali de iyi bir savcı olmaktır. Kız arkadaşı maddi manevi ona her türlü fedakarlıklarda bulunarak destek oluyor. Birgün ikisi aynı arabadayken seyir halindedirler, bir kadına çarparlar ve kaçarlar. Polisler bu vur-kaç olayını araştırırlar ve nihayet araba sahibini bulurlar. Çarpan kişi aslında savcı olmak isteyen adamken, kız arkadaşı onun yerine suçu üstlenir. Başta da dediğim gibi çok fedakar ve düşünceli biridir. Ölen kadını seven de başka bir adam var. O da bu ikilinin sırlarının peşinde oluyor,ortaya çıkartmaya çalışıyor. Biraz dram kokan bir dizi ama sürükleyici. Hatta bazen sizi duygulandıran sahneler de var içinde. Aslında izlerken kimi zaman kadının yaptığı yersiz fedakarlıkları gereksiz bulacaksınız. Çünkü bu yaptığı fedakarlıklar ona kötü bir şekilde geri dönecek ilerleyen bölümlerde.


 

BİRPEMBESEVER