29 Kasım 2017 Çarşamba

POSTCROSSING | KALIMANTAN'DAN GELEN KARTPOSTAL




Sen de benim gibi ilk defa mı duyuyorsun Kalimantan'ı? Öyleyse biraz bilgi topladım bu yer hakkında. Endonezya'nın Borneo Adası'nda yer alan dört ilden sadece biriymiş Kalimantan. Çokça turist akınına maruz kalıyormuş. 
Endonezya'dan bir kartpostal geldi. Ancak gönderen kişi Kalimantan'da yaşamıyor. Başkent Jakarta'da oturuyormuş. Kalimantan'dan da bahsetmeyi ihmal etmemiş arkadaşımız.

Bir sürü lezzetli yemekleri olduğuna değinmiş. Zannımca bu yemekler deniz ürünleri ağırlıklı. Hem bir adada yer alması hem de Asya ülkelerinden biri olması aklıma nedense bunu getirdi. Taze taze deniz mahsullerinin olduğuna eminim. 😏 Şahsen birkaç balık türü dışında diğer deniz ürünleri ile pek aram yok. Hatta bir anımı anlatayım size. Birkaç yıl önce kardeşimin Koreli mektup arkadaşı yememiz için kurutulmuş yosun göndermişti. Hani dizilerinde filmlerinde iştahla pirinçlere sarıp yiyorlar ya.. Ne kadar lezzetli olabilir ki dedik ve paketi açmamızla bir daha yüzüne bakmadık resmen. 🙈 

Kartpostalın üzerinde de çok tercih edilen yemeklere yer verilmiş sanırım.. Pekii,senin favorin hangisi? 😊

28 Kasım 2017 Salı

VOICE




Moo Jin Hyuk, dizide çok ünlü bir polis memurunu canlandırmaktadır. Karşılaştığı cinayet vakalarını hızlı ve kıvrak zekasıyla çözüp açıklığa kavuşturması çevresinde tanınmasına da vesile olmuştur. Bir gece yine olay yerine gitmekte olan polis memuru ve ekibi suçluyu yakalarlar, ardından bir kutlama yemeğine giderler. O esnada hayatını değiştirecek bir telefon alır ve karısının sokak ortasında cinayete kurban gittiğini öğrenir. 

Polisin eşi cinayete kurban gitmeden önce acil yardım hattını arar ve orada onun telefonuna cevap veren Kang Kwon Joo ile son telefon konuşmasını yapar. Kang Kwon Joo, polis akademisinden yüksek bir puanla mezun olan ve çocukluğunda geçici bir görme kaybı yaşayan bu yüzden de diğer insanlara göre sesleri iyi ayırt edebilen birisidir. Aynı gecede polisin eşini öldüren katilin sesini işiten de bu başroldeki kadın polisimiz olur. Seri katil o gece iki cinayet birden işler. Başroldeki kadının babası da olayların içinde bir şekilde olur ve katille karşı karşıya geldiği için katil onu da öldürür. Başroldeki polisler seri katilin peşine düşecekler ancak dizide işlenen peşi sıra inanılmaz diyeceğiniz cinayetlerin bazılarının bir şekilde aranan ser katil ile bağlantısı olacak.

Bu dizi ile geç karşılaştım. Kadro mükemmel. Senarist çok iyi kurgulamış diziyi. Ürperten kısmı ise yaşanan tüm cinayetlerin gerçek olaylardan esinlenmiş olması. Dizinin en başında da belirtiliyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir dizi. Senarist ve yönetmen izleyiciye zaman zaman ters köşe de yaptırıyor. Aksiyon,dram ve gerilim dolu bir dizi. Dövüş sahneleri de çok gerçekçi ve iyi.

27 Kasım 2017 Pazartesi

TEBESSÜM ETTİREN ŞEYLER





Birkaç halletmem gereken işlerim vardı bugün. O yüzden önce Sgk'ya sonra da İşkur'a gitmem gerekti. İşlerim de hep rast gitti çok şükür. Haftaya güzel başladım. Benim güleryüzlü, anlayışlı ve sakin olmamla birlikte karşıma çıkan insanlar da benim gibiydi bugün. Yani işler ters gitse de bazen soğukkanlı olmak, anlayışlı ve sakin kalabilmek karşımızdaki insanların davranışlarını da etkiliyor bir şekilde.

Bildiğiniz gibi birkaç gün öncesinde Öğretmenler Günü vardı. O gün neşeli heyecanlı bir gün olsa da birazcık buruk geçmişti benim için. Erkek kardeşim bana sürpriz yapacakmış. Okul çıkışı bir çiçekçiden çiçek yaptırıp bana verecekmiş. İlk Öğretmenler Günümü en az benim kadar o da önemsemiş iyi kalbiyle. Lakin gelin görün ki yanında götürdüğü parası okulda çalınmış. Eve gelip sarılınca bana bir yandan da anlattı olanları. İçimde bir burukluk hissetsem de ''Cana gelmesin de malına gelsin ablacığım,üzülme sakın'' dedim ve geçti o gün öyle. 

Bugün eve geldiğinde okuldan bir buket çiçek almış bana. Nasıl mutlu oldum.💜
Güzel geçen bir haftan olsun! Kal sağlıcakla.. 

25 Kasım 2017 Cumartesi

BALAT ve FENER RUM LİSESİ




Cumartesi bize güneşli yüzünü gösterdiyse eğer biz de bu fırsatı değerlendirip gezmelere çıkalım dedik. Malum İstanbul gibi kocaman, tarih dolu bir şehirde yaşıyorsam gezecek yer çok demektir.

İlk uğradığımız yer rengarenk evlerle, bana  eskilerdeki mahalle kültürünü anlatan, kokusuyla, renkleriyle, insanıyla, simitçi amcasıyla,  peşinizden ayrılmayan çeşit çeşit kedisiyle, dik aynı zamanda uzun ve bitmek bilmeyen dar yokuşlarıyla Balat oldu. Balat Mahallesi baya meşhur olmuş durumda. Bizim gibi gezmeyi seven bir sürü insanla karşılaştık. E tabi ilk başlarda biraz birbirinden farklı rengarenk evleri bulmakta zorlansakta mahalleliye sora sora ordan burdan öğrene öğrene bulduk.



Çok güzeldi Balat. Her şeyiyle samimi, içten ve yakındı. Yaşlı bir simitçi amca ile karşılaştık. Ona da sormuştuk ''Şu rengarenk evlere nereden gidebiliriz?'' diye ve sağolsun bize yolu tarif etmişti. Bir sokakta biz fotoğraflar çekip gezinirken çıkıverdi karşımıza. Gür sesiyle ''simiittçiiii'' diye inletti sokağı. Yanımıza geldi ve simit almamızı istedi ondan. Biz de amcadan simitlerimizi aldık ve bismillah diyerek ilk siftahını açmış oldu. 



Balat'ta bulunan ve sıkça ziyaret edilen bir diğer yer ise Fener Rum Lisesi. Kırmızı mektep veya Mekteb-i  Kebir olarak da anılıyormuş bu yer. Fransa'dan getirilen kırmızı tuğlalar ile inşa edilmiş. Söylentilere göre kuşbakışı görüntüsüyle okul, bir kartalı andırıyormuş. Biz dışına hayran hayran bakarken kim bilir içi nasıldır diye de düşünmeden edemedik. 


Demem o ki, çok güzel anılar biriktirdim yine. Birçok tebessüm ile.. 


 

BİRPEMBESEVER