Sevgili okur,
bugün seninle başımdan geçen bir anımı paylaşacağım. Aslında bu anı çok yakın bir zamanda meydana geldi ve bu olay beni biraz etkiledi. Paylaşmak istediğim bu yazıyla bir nebze de olsa farkındalık oluşturmak istedim.
Güne olabildiğince erken başlamaya çalışıyorum. Yine erken kalktığım bir sabahtı. Dışarıdan karga sesleri epey yükseldi. Karga seslerini sabahın erken saatlerinde çok fazla duyarım. Bu yüzden de duruma pek aldırış etmedim. Aradan biraz zaman geçti. Balkona çıkıp bahçeye baktığımda yerde yatan bir martı gördüm. Ara ara hareket ediyordu. Başına da bahçedeki kediler toplanmaya başlamıştı. Endişe ettim ve kız kardeşime seslendim o da hızlıca bahçeye indi ve martının yanına gitti. Telefonla kardeşimi aradım ve bilgi aldım. Görünüşe göre martı kanatlarını hareket ettiremiyordu. Ben de martıyı alıp en yakın veterinere gidelim dedim.
Hazırlanıp aşağıya indim. Martı ayağa kalkmayı istese de kalkamıyordu. Etrafta da bir sürü tüyü vardı. Ya kargalar ya da kediler saldırdı diye düşünüyorduk. Bir süre ne yapacağımızı ve onu nasıl taşıyacağımızı düşündük. Sonra en yakın markete gidip büyük bir kutu istedim, sağ olsunlar hemen verdiler. Martıyı kutuya koymaya çalıştık ancak pek başarılı olamadık. Görünürde açık bir yarası yoktu. Ancak martı tahmin ettiğimden de büyük bir canlıymış. Bir de yanına yaklaşıp tutmaya çalıştığımda ara ara başını kaldırıp gagasıyla bize dokunmaya çalıştı. O sırada apartmana faturaları bırakmak için bir çalışan girdi. Ve martıyı kutuya koymamıza yardım etti. Sonra en yakın veterinere gittik.
Veterinere vardığımızda martının ağzının içine baktı ve açıkta bir yarasının olmadığını belirtti. Ellerinde martı için gerekli olan ilaçların olmadığını ve daha da ileride olan bir diğer veterinere gitmemizi söyledi. Bizde martıyı alıp daha ileride olan veterinere gittik. Oraya vardığımızda martıyı içeriye aldılar ve bir önceki veterinerin martı için söylediklerinin aynısını söylediler. Başka bir hayvanın saldırısına uğramış olabileceğini ve bu yüzden şoka girebileceğini ifade ettiler.
Bu veterinerde de yeterli ekipman bulunmuyormuş ve yakınlarda bulunan bir barınağa haber vereceklerini, martıyı onlara teslim edeceklerini söylediler. Biz de onlara güvenip teşekkür edip oradan ayrıldık. İnşallah martı sağlığına kavuşmuştur.
Tüm bu yaşananların öncesinde martıyı gören kız kardeşim defalarca hayvan ambulansını aradı. Ve nihayetinde birine bağlandı. Durumu açıkladı ve bir hayvan ambulansı çağırmak istedi. Ancak gelebilecek olan en kısa sürenin ertesi gün olacağını belirtmişler. Bu duruma o gün oldukça kızıp üzülmüştük. Biz o martı ölmesin, bahçedeki kedilere canlı canlı yem olmasın diye uğraşırken bir hayvan ambulansına bağlanıp yine bir canlının yaşaması için ambulans talep etmek bu kadar zor olmamalı diye düşünüyorum.







