5 Temmuz 2021 Pazartesi

Ölümlü Ölümsüz

 


"Ölümsüzlük iksiri, aşkın ve diğer her şeyin devasıdır. Şimdi onu içebilseydim sonsuza dek yaşardım."


"Ölüm! Zavallı insanlığın sert çehreli, esrarengiz dostu!"


"Üstelik ne kadar çok yaşarsam yaşayayım, ölümden o kadar dehşetle korkuyorum. Yaşamdan iğrenirken bile. İnsan öyle bir bilmece ki, yok olmak için doğmuş ama tıpkı benim yaptığım gibi, kurulu doğa kanunlarını yenmek için savaşıyor."


"Böyle yıllar boyu yaşadım; bir başına, kendinden bıkmış, ölüm isteği içinde olmasına rağmen bir türlü ölmeyen, ölümlü bir ölümsüz olarak. Aklıma ne hırs ne açgözlülük getirdim."



Ölümlü Ölümsüz, Marry Shelley.

Frankenstein kitabının yazarı Marry Shelly, Ölümlü Ölümsüz adlı öyküsünde bir insanın açgözlülüğünün, hırslarının ve arzularının sonucunda vermiş olacağı bir kararın meydana getirdiği olumlu ve olumsuz sonuçları ele almakta.

Winzy adındaki bir adam, yanında çalıştığı bir profesörün laboratuvarındaki ölümsüzlük iksirini henüz test aşamasında olduğunu bilerek içer. Ölümsüzlük iksirini içme sebebi ise Bertha adında bir kadına duyduğu aşktır.

Bertha, Winzy’i hep hakir görmüştür. Ondaki bu kendini beğenmişlik duygusu Winzy’nin hırslarına ve arzularına daha çok önem vermesine sebep olmuştur.  Ölümsüzlük iksiriyle değişmeye başlayan hayatında Bertha’yı da kendisiyle evlenmeye ikna eder ve evlenirler. 

Winzy ölümsüzlük iksirini içince yaşlanmamaya başlar ve hep genç bir görünüme sahip olur. Sevdiği insanların ölümüne şahit olan Winzy gün geçtikçe içmiş olduğu ölümsüzlük iksirinden pişmanlık duymaya başlar. Diğer taraftan yaşlanmaya başlayan Bertha, kocasının genç görünümünü kıskanmaya başlar ve çiftin evlilikleri huzursuzluklarla dolup taşar.

Maria Brzozowska’nın resimleriyle özel baskı niteliği taşıyan öykü kitabı koleksiyon niteliği taşımakta.




4 Temmuz 2021 Pazar

Marker Kalemlerle Çizim




Bugün paylaşmak istediğim bu çizim çalışması geçtiğimiz günlerdeki bir günümden geriye kalanları yansıtıyor. Gezip gördüğüm yerleri bir tema belirleyip resim kağıdına çizip resmetmeyi düşünüyordum. 

Bu çalışmayı yapmadan evvel, o günümde çekmiş olduğum fotoğrafları telefonumdan yokladım. Hangi resimleri çizeceğime karar verip elime bir kurşun kalem alıp çizimlere başladım.

Suluboya kağıdına çizdiğim çizimleri önce marker kalemlerle renklendirdim. Ardından geri kalan boşlukları suluboya yardımıyla renklendirdim. Renklendirme işleminden sonra ise siyah micron sakura kalemle boyamasını tamamladığım resimlerin kenarlarını belirginleştirdim. Ve ortaya paylaşmış olduğum resim çalışması çıkmış oldu.

Ben bu çalışmayı yaparken çok keyif aldım. 
Bir sonraki resim çalışmasında görüşmek dileğiyle, hoşçakal!


2 Temmuz 2021 Cuma

Sevgili Dost #46

 


Sevgili dost,

Görüşmeyeli epey bir zaman oldu, nasılsın? 

Gökyüzündeki bulutların kayıp gidişini, kararmaya başlayan havayı ve batmaya hazırlanan güneşi seyre dalan bana nasılsın diye soracak olursan eğer ben iyiyim.

Sevgili dost,

Bulutları hep sevmişimdir. Çocukken de bulutlara bakıp bakıp onları bir şeylere benzetme yarışına girerdik. Bu yaşımda da bunu devam ettirmekteyim. Sanırım yaşım kaç olursa olsun bu huyum hiç değişmeyecek.

Sevgili dost,

Gökyüzü demişken; gökyüzüdeki renklerin sana da huzur verdiğioluyor mu? 

Bana huzur ve mutluluk veriyor. Tabii ki bunların yanında neşe de kattığı oluyor. Gün batımını gün doğumundan daha da çok seviyorum. Gün batımında gerçekleşen o renk değişimleri daha çok sevmemdeki etkenlerin başında yer alıyor. Aynı zamanda gün batımı bana birden farklı duyguları da çağrıştıyor.


Sevgili dost,

Daha kaç gün batımına şahit olacağımız bir bilinmezken, sahip olduğun an’ın değerini bilerek her yeni güne başla. 

Sevgili dost,

Huzurla kal!


1 Temmuz 2021 Perşembe

Sarı Odanın Esrarı

 


''Bir şeyin başka türlüsü imkansız olduğunda, onun mümkün olduğunu söylememek gerekir.''

''Bir şeyler bildiğimize ne kadar inanıyorsak, o kadar az şey biliyoruz.''

''...izler hakikatin göstergesi olduğunda, insan arkasında bu kadar çok iz bırakamaz.''


Sarı Odanın Esrarı, Gaston Leroux.

Kilitli bir odada gerçekleşen bir cinayetin esrarengiz sırlarını ortaya çıkarmaya çalışan Joseph Rouletabille ve avukat arkadaşı romanın anlatıcısı olarak okurlarını karşılamakta.

Ünlü biliminsanı Profesör Stangerson kendine ait olan bir şatoda kızıyla birlikte ve hizmetkarlarıyla yaşamaktadır. Uzun zamandır buradaki deney odasında önemli bir konu üzerine çalışmaktadır. Kızı Mathilde ise boş zamanlarında babasına bu konuda yardım etmektedir.

Laboratuvarda çalıştıkları bir günün ardından Mathilde herkese iyi geceler diyerek uyumaya odasına geçer. Mathilde’nin odası duvar kağıtlarından ötürü sarı renklidir. Ve bu yüzden de odası sarı oda diye çağırılır. Sarı odaya geçen Mathilde, oda kapısını kilitler ve kısa süre geçmeden de yardım çığlıkları atmaya başlar. Babası ve yardımcıları Mathilde’ye ulaşmayı başarır fakat Mathilde ağır yaralı bir şekilde önlerinde durur. Odada Mathilde dışında kimse yoktur. Ayrıca sarı odanın herhangi bir penceresi de bulunmamaktadır. Bu odaya giriş çıkışlar yalnızca kapıdan gerçekleştirilmektedir.

Mathilde bu olay sonrasında tedaviye alınır. Olayı anlamlandırmaya çalışan ev halkı ise herhangi bir katile ve izine rastlayamazlar. O dönemde çözülemeyen olayları aydınlatmak konusunda adını duyurmuş olan Rouletabille, bu olayın perde arkasını ortaya çıkartmak için uzun soluklu ve dikkatli bir çalışma yapmaya başlar.

 

BİRPEMBESEVER