30 Ekim 2017 Pazartesi

THE VILLAINESS





Bir seri katilin aksiyonlu ve dramlı hayatını anlatan bir film. Sıradan seri katil filmlerine benzemiyor. Filmin daha ilk girişinde farklı oluşu göze çarpıyor. Kamera  çekimleri mükemmel olmuş. Aksiyon havasını vermiş. 

Başroldeki seri katil olan kadın intikam almak için bir binaya baskın yapar ve bu baskın sonucunda yaralı olarak polislere yakalanır. Filmi farklı kılan da burdan sonrası sanırım. Yakalandığı polisler seri katil kadını kendi emelleri için kullanmaya karar verirler. Özel bir yerde başka suçlularında olduğu alanda eğitime tabi tutulur. Filmde ara ara geçmişe dönük flashbacklere de yer veriliyor.  Filmin sonuna kadar hepsi bir yapboz parçası gibi birbirini tamamlıyor. 

Seri katil  kadın, kendine verilen bir görev sonunda özgürlüğüne kavuşacaktır. Yeni bir kimlik yeni bir hayat onu bekler durumdadır fakat işler beklendiği gibi gitmez. Sonunu izleyince acaba filmin ikincisi de gelir mi dedirtti. 

29 Ekim 2017 Pazar

YAĞMURLU PAZAR



Şu sıralar haftasonlarım direksiyon derslerimle geçiyor. Bu arada ilk sınavımı geçtim. Haftaya cumartesi ya da pazar günü direksiyon için sınava girebilirim. O yüzden iki güncük tatilimden ve uykumdan fedakarlıklar yapmak zorundayım. 

Sonbahar yağmurları geç de olsa nihayet uğradı İstanbul'a, kasıma az kalmışken. Ara mevsimler artık 1,5 aya düşecekmiş. Dünyamızın dengesini bozduğumuz için olsa gerek.. 




Son olarak, biz Cumhuriyet Bayramı'mızı çoktan kutladık minik öğrencilerimle. Etkinliği yaparken ellerden çok çeneleri çalıştı tabii. 😇 

27 Ekim 2017 Cuma

AYLAYA GİTTİM




Ahmet Eren'in sözleriyle başlamak istiyorum bu yazıma. Ahmet Eren öğrencilerimden biri. Ve yeni öğrencim olur. Daha dün geldi ve şimdiden sıkı fıkı olduk Ahmet Eren'le. Onlarla konuşurken ses tonumun bazen çocuklaştığını da fark ediyorum. Bu onları pek mutlu ediyor. Bugün Ahmet Eren yemeğini yerken birden arkadaşlarına ''Öğretmenimiz çok komik ya'' dedi. Sonra hep birlikte güldük.

Az önce Ayla filminden geldik. Kız kardeşime hafta öncesinden bu akşama söz vermişim ve bunu unutmuşum. Şu sıralar ufak ama bir o kadar da tatlı koşuşturmalar içerisindeyim. Unutkanlığımı da buna veriyorum. 

Filme gelecek olursak, öncelikle herkes gitmeli bu filme. Filmi birçok kez tanıttım blogumda. Gerçekten de anlattığımın ötesinde bir filmle karşılaştım. Kimi zaman güldüm kimi zaman ağladım. Filmin oyuncuları büründükleri rollerin hakkını fazlasıyla vermişler. Film tamamen gerçek hayat hikayesinden alınmış. Sonuna kadar çıkmadan izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Dilerim Oscar Ödülü'nü ülkemize kazandırır. Gözlerimden yorgunluk ve uyku akıyor. Bugünlük benden bu kadar, görüşmek dileğiyle! 😏

26 Ekim 2017 Perşembe

GÜNÜN ARDINDAN








Oyun çağlarında olan öğrencilerimle bol bol oyunlar oynadık bugün. Aldım el kuklalarını elime ve ellerim tombik tombik şarkısını söyledim kahkahalar kıkırtılar havada uçuştu. Bugün bilmem kaç  kere söyledim bu şarkıyı. Kuklaları alıp tombik deyip durdular. 😊

Bir de şu oluyor bu günlerde. Bir öğrencim oyun oynuyorsa yanına gidiyorum neler yaptığıyla ilgilenip biraz oyununa dahil olmadan bir başkası hemen bitiveriyor yanımda "Öğretmenim şunu senle oynayalım mııı?" ya da ''benimle oynaa!'' cümlelerini yöneltiyor. Biraz sonra onun yanına gidiyosun bu sefer de bir başkası beni yanına istiyor. Aslında çok güzel duygular bunlar. Gözlerim dolarak yazıyorum. Bugün anladım ki doğru yerdeyim. Belki daha öğrenecek çook şeyim var iş hayatında ve aynı zamanda minik öğrencilerimden. Sabretmeyi çokça öğreniyorum mesela. Onlara sevgi ve saygı dışında kocaman bir sabır sunmam gerektiğini biliyorum. Bir günümde bir sürü merak dolu gözlerle sorular alıyorum. Hiç oflamadan puflamadan sıkılmadan gözlerinin içine baka baka yanıtlıyorum. Çünkü biliyorum ki okulöncesi onların hayatında dönüm noktası olacak kadar önemli bir evre. 

Yarın Cumhuriyet Bayramımızı erkenden kutlayacağız haftasonuna denk geldiği için. Ben yaptıracağım etkinliği hazırlığa başlayayım şimdiden.. 😊 Huzurlu akşamlar! 
 

BİRPEMBESEVER