6 Ekim 2020 Salı

A Day

 





A Day, Güney Kore 2017.

Kim Joon Young, kendi ülkesinde tanınan başarılı bir doktordur. Öyle ki namı diğer ülkelerde de duyulmuştur. Bu yüzden sık sık ülke dışına işi ile ilgili seyahatlere çıkar. Kim Joon Young'un orta okula giden bir kızı vardır. Kızı, kalp yetmezliği ile ilgili bir rahatsızlığa sahiptir. Geçmişte kızının ameliyatı için gerekli olan donörü bulamayan baba, mesleğinde etik karşılanmayacak bir duruma başvurur ve kızını sağlığına kavuşturur. 

Kim Joon Young yurt dışından döndüğü bir vakitte uçakta yolculuk yapar. Tam da bu esnada kötü bir kabus görüp uyanır. Bu kabusta kızının bir trafik kazasına kurban gidip öldüğüne tanıklık eder. Bu rüyayı gerçekmişçesine yaşayan adam bu olayı tekrar tekrar aynı şekilde yaşamaya başlıyor. 

Her rüyasından uyandığında bu kazanın gerçekleşeceği yere erkenden varmaya çaba gösterir. Diğer yandan da kızına ulaşmaya çalışır ki kızı trafik kazasına kurban gitmesin. Çaresiz baba bu kazanın arkasında yatan gerçek sebeplerle de yüzleşmeye mecbur kalır. 

Gizem, gerilim ve dram türündeki film oldukça başarılı oyunculuklarla yansıtılmış. Ayrıca film oldukça akıcı bir şekilde işlenmiş. Film bana birazcık Son Durak serilerini çağrıştırsa da oradaki gibi ölüm sahnelerine yer verilmemiş. 


5 Ekim 2020 Pazartesi

Yeşilin Her Tonu

 



Gündelik hayatımıza virüs de eklenince kalabalık ortamlarda bulunmak insanı epey tedirgin ediyor. Büyükşehirlerde de sessiz, sakin ve keşfedilmemiş yerler bulmak da biraz zor. Ancak böyle yerleri bulmak zor olsa da birkaç araştırmadan sonra kalabalıktan uzak yerler bulmak mümkün olabiliyor.


Dün böyle yerlerden birindeydim. Doğa ile iç içe kalmayı epey özlemişim. Kuşların sesi, sincapların ağaçlardan ağaçlara koşuşturması, ağaçlardan düşen yaprakların sesi... Hepsi çok güzeldi.




Ağaçların arasında bize ayrılan yolda yürüyüş yaptık. Yürüdüğümüz yolun kenarlarında henüz olgunlaşmamış bir sürü böğürtlen vardı. Çocukken anneannemlerin bahçesinden bir sürü böğürtlen ve ahududu toplardık. Topladığımız meyveler de sabah kahvaltımızda bizlere eşlik ederdi.




Bu aylarda gezintilere çıkmak insana iyi geliyor. Havaların da yavaş yavaş serinliyor olması gezintileri kolay kılıyor. Dünkü gezim günübirlik olsa da doğa ile iç içe vakit geçirmek insana huzur ve mutluluk veriyor.






3 Ekim 2020 Cumartesi

Yeni Bir Sabaha Günaydın

 



Güneşli bir günden merhaba sevgili okur!

Sonbaharın gelişiyle hepimiz yavaş yavaş ona adapte olmaya ve uyum sağlamaya çalışıyoruz. Nasıl ki ağaçlar yapraklarını döküyor, canlılar da kışa hazırlık yapıyorsa biz insanlarda da benzer birtakım durumlar yaşanıyor.

Ben pek yaz insanı değilim sanırım. Çok sıcak ve nemli havaları sevmiyorum. Eğer yaz mevsimine deniz eşlik edecekse bir süre eğlenceli ve neşeli gelebilir bu mevsim. 

İlkbahar, sonbahar ve en çok da kış, benim mevsimlerim. En sevdiğim kış. Her ne kadar soğuyan havalarda elleri zor ısınan biri olsam da kış mevsiminden vazgeçemiyorum. Yaprakların dökülüşü, lapa lapa kar yağması ve karda yürürken çıkan sesler beni mutlu eden küçük şeylerden bazıları.


Sonbaharın güzelliklerinden biri de rengarenk yaprakların kaldırım taşlarını süslemesi. Bu güzelliklere eşlik etmeniz için de doğa ile baş başa kalabileceğiniz yerlere gitmeniz gerekebilir. Fakat benim gibi kalabalık bir şehirde de yaşıyorsanız sessiz, sakin, doğa ile baş başa kalabileceğiniz yerler bulmak da zorlaşabilir. Bu yüzden imkan oldukça şehir dışına küçük kaçamaklar yapıyorum.


Yine sonbaharda güneşli bir güne merhaba dediğimiz bir gündeyiz.

Günün güzel ve mutlu geçsin sevgili okur!


 



1 Ekim 2020 Perşembe

ALIVE

 




Alive, Güney Kore 2020.

Yoo Ah In ve Park Shin Hye'nin başrollerde yer aldığı film, Main Street adlı bir belgesel metninin senaryosuna dayanıyor.

Yoo Ah In filmde, günlerini evde ve çoğunlukla bilgisayar oyunlarıyla geçiren bir genci canlandırır. Aynı zamanda oynadığı oyunlarla sosyal medyada belli bir popülariteye ulaşan Yoo Ah In işlerini de bu şekilde yürütür. 

Bir sabah güne büyük bir gürültüyle uyanır. Dışarıya baktığında insanlar arasında bir kargaşa yaşandığını görür ve devamında ise bir grup insanın diğer insanları kovaladığına ardından da saldırdığına şahit olur. Ardından televizyondaki haberlerden ülke geneline bir virüsün yayıldığını duyar. Dışarıya çıkıp ne olup bittiğini öğrenmek ister ancak bu girişimleri başarısızlıkla sonuçlanır. Ne yapacağını bilemeyen Genç çocuk ailesini aramak ister. Fakat ilerleyen saatlerde internet, elektrik, telefon dahil olmak üzere her şey kesilir.

Oldukça çaresiz kalan  Yoo Ah In bir gün oturduğu kompleskin içerisindeki karşı apartmanda kendi gibi mahsur kalan başka birini görür. O da Park Shin Hye'dir.
Virüs hızla yayılmaya devam eder ve insanları zombiye çevirir. Yoo Ah In ve Park Shin Hye bir araya gelip zombilerle mücadele edip buradan kurtulmanın yolunu arayacaklardır.


 

BİRPEMBESEVER