12 Nisan 2019 Cuma

SEVGİLİ DOST #18






sevgili dost


Sevgili dost,
Bir güne yetmiyor yirmi dört saat..
Bir dilek listesi yapmak istiyorum. 
Saatlere, günlere, aylara sığabilecek bir liste.


Sevgili dost,
Yazmayı çok seviyorum. 
Hatta bir şeyler çizmeyi de ekleyebilirsin yanına.
Kendimi, deftersiz kalemsiz düşünemiyorum. 

Sevgili dost,
Yağmur sonrası meydana çıkan toprak kokusunu seviyorum.
Ve yağmur sesini...
İnsanı derin düşüncelere daldırmasını, hayallerin hatta umutların her bir yağmur damlasıyla yeryüzüne düşmesini izlemeyi seviyorum.

Sevgili dost,
''İnsanların tüm mutsuzluğunun açık konuşmamalarından kaynaklandığını anladım. O zaman doğru yolda olmak için açık konuşmak ve açık açık davranmayı seçtim.'' , diyor okuduğum bir kitapta yazar. 

Sevgili dost,
Yıldız ve toprak kokulu bir gece diliyorum sana.




11 Nisan 2019 Perşembe

KILL IT




kill it kore dizisi


Kill It, 2019'da çıkan Güney Kore dizisi.
Konusu bir seri katil ile onun peşinde olan polis kadının etrafında geçmektedir.
Başroldeki adam küçükken ailesi tarafından terk edilir. Ona başka biri bakar, büyütür. Bakan kişi ise çocuğu kendi gibi yetiştirir. Büyüdüğünde ise seri katil olur.

Aradan yıllar geçer ve kendi ülkesine döner. Burada ona verilen fotoğraftaki kişileri öldürmesi istenir. O da bu görevleri yapar. Kimse onun adını, yaşını, cinsiyetini bilmez. Kimliği, ona iş veren adamlar tarafından  bilinmemektedir. Kimliğini gizlemek içinse veteriner olarak çalışır. 
Seri katil bir yandan kayıp geçmişinin peşine düşer. Ona bu öldürme görevlerini veren birisi vardır. Her başarılı görevde seri katilin gerçek ailesi ile ilgili  bir ipucu verir.

Başroldeki kadın polis de geçmişinde terk edilmiş bir çocuktur. O da başka bir aile tarafından evlat edinilmiştir. O kendi isteklerinin ve hayallerinin peşinden giderek polis olur.  Seri katil ve polisin yolları kesişir. Ve kovalamaca başlar.



10 Nisan 2019 Çarşamba

HAYAT BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ










Bir varmış bir yokmuş...
Diye başlardı her mutlu biten hikayenin ya da masalın sonu. Anlatılan öyküde kötü kalpli cadı, pamuk prensese zehirli elmayı verse de hikayenin sonunun iyi biteceğini bilirdik. Çünkü o zamanlar hep çocuktuk. Kalplerimiz, düşüncelerimiz de çocuktu. Tabii zamanla büyüyünce duygularımız ve düşüncelerimiz de olgunlaştı.

Ve bununla birlikte o çocuk büyüdü. Değişen zaman olsa da aslında insanlar da değişti. Kalpler soğuklaştı. Duygular karanlıklaştı. Kimi insanlar  olaylara tepkisiz kalmayı tercih ettiler. 
Ama kimilerinin de kalbinde yer verdiği o umut ışığı hiç sönmedi. Hep bir umutla yeni bir güne “Merhaba” dediler. Çünkü hayat bir varmış bir yokmuşla başlıyordu. Bugün olan yarın yoktu. 

Elindekilerin değerini, sevdiği insanların yanında olmalarının da karşılığını şükürle verirlerdi. 
Diğer insanlara tebessümü esirgemezlerdi. Yardım ederlerdi. Ve bu yardımı yaparlarken de kalpten dilerlerdi.

Gün geçtikçe kötü kalpli ve düşünceli insanların inadına artıyor iyi kalpli insanların sayısı...
Ölüm de tıpkı hayat gibi bir var bir yok çünkü..
Bu yüzden;
Kendini sev ve değer ver. 
Sevdiğin insanların ve seni seven insanların kıymetini bil.
Paylaşmayı sev. 
Bol bol tebessüm et. 
Yaşadığın olumsuzluklar karşısında hemen yılma.
Şükret. 
Tevekkül et. 
Hayatın sebeplerden oluştuğunu asla unutma. 



9 Nisan 2019 Salı

BİR KADININ YAŞAMINDAN YİRMİ DÖRT SAAT




bir kadının yaşamından yirmi dört saat




'' Bu şarkıyı da elbet mezar taşına kazdırmazlardı. Ama belli olmuyor ki, şu insanlar... Mezar taşında nasihat bile ediyorlar yaşayana. ''



'' İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir. Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez; ama aynı şey gözlerinin önünde, doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse, bu olay önemsiz bile olsa, hemen aşırı bir duyarlık gösterirler. ''




Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Stefan Zweig.
1920'li yılların elit ve zengin kesimin içinde geçiyor öykü. Kitapta bir kadın ve bu kadının yapmış olduğu bir tercih sonucunda başından geçen yirmi dört saati anlatılıyor. 

Kitap, aslında bir çeşit haykırış.. Belki bir hasret, özlem ya da iç dökme.. Tüm duygulara bir kadının bakış açısıyla yer veriliyor.
İntiharın eşiğinde bir genci kurtarmaya karar veren kadın karakter, bu seçimi sonucunda başından geçenleri kendi bakış açısı ile okuyucuya anlatıyor.

Tek solukta okunabilecek kitaplardan. Bu öyküde de Zweig yine duyguları ön plana çıkartıyor. İnsanların önyargıları, bakış açıları sunuluyor. 


 

BİRPEMBESEVER